• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 28 °C

O “kaz”da yolunacak tüy kalmadı, haberiniz olsun!

M.Tanzer Ünal

Geçenlerde, gazetelerde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kaynaklı bir haber yayınlandı.

“Belediyelerin kaynak sıkıntısını ve gelir problemini çözmek için radikal yasa değişikliği yapılacak…”

Ne gibi değişiklik?

Cep telefonu, internet, doğalgaz faturası üzerinden yüzde 1 ek “Belediye Vergisi” alınacakmış.

Başka?

Motorlu Taşıt Vergisi gelirlerinin yüzde 10’u belediyelere aktarılacakmış.

Böylece, belediyelerin yıllık gelirlerinde 40 milyar liralık ek kaynak yaratılması hedeflenmiş.

İyi güzel de, bu ek kaynaklarla belediyelerin iki yakası bir araya gelecek mi?

Belediyelerin parasal sorunları sona erecek mi?

***

Belediyeler, gelirlerini halen şu kaynaklardan sağlıyor:

*Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde elde ettikleri gelirler…

*Emlak ve Çevre Temizlik Vergisi gelirleri…

*Genel Bütçe Vergi Gelirleri’nden pay…

Ama bu gelirler giderlerine yetmediğinden şimdi belediyeler için ek vergiler konuyor.

Cep telefonu, internet ve doğalgaz faturası üzerinden yüzde 1 ek belediye vergisi…

Vatandaş ödeyecek, belediye harcayacak.

Vatandaşın üstüne bir “yük” daha…

“Kaz”dan bir “tüy” daha…

 

Yeni vergiler, çözüm mü?

Mesleğimiz gereği yıllardır yerel yönetimlerin çalışmalarını yakından izlemeye çalışırız.

Bu söyleyeceklerim sadece Kocaeli’ndeki belediyeler için değil, istisnasız ülkemizdeki tüm belediyeler için…

Belediyeler, birer dipsiz kuyu.

Bu kafayla, bu sistemle yönetildikleri sürece, belediyelere ne kadar para verirseniz verin, isterseniz paraya boğun, yine de para sıkıntısından kurtaramazsınız.

Denk bütçe yaptıramazsınız, borçsuz hale getiremezsiniz.

Kamuya borçları vardır…

Piyasaya borçları vardır…

Çalışanlarına borçları vardır…

Borcu olmayan tek belediye gösteremezsiniz.

Bu, dün de böyleydi, bugün de böyle.

Kafalar değiştirilmezse, yarın da böyle olacak.

Bu nedenle ben derim ki, yeni vergiler çözüm değil.

Çözüm, kafaların ve sistemin değiştirilmesinde.

 

Belediyeler, neden dipsiz kuyu, neden arpalık?

Belediyeler, seçimi kazanan siyasi partinin ve partililerin arpalığıdır.

Seçimlerden sonra, belediye kadroları önce partililer ve yakınları tarafından doldurulur.

Torpilli kişiler olduğundan, bunlar genellikle çalışmazlar, çalışır gibi görünürler…

Verimsiz çalışırlar…

İhaleler, genellikle partili kişilerin firmalarına verilir.

Satın almalar, genellikle partiye yakın kişilerden yapılır.

10 liralık ihale, genellikle 20 liraya verilir.

5 liralık mal, genellikle 10 liraya satın alınır.

Kiralamalar, genellikle onlardan yapılır.

İki misline, üç misline…

Belediyeler, siyasi partilerin arpalığıdır.

Partilerin ağırlama harcamaları belediyelerden karşılanır.

Seçim harcamalarının çoğu yine belediyelerden yapılır.

Miting harcamaları…

Bayrağı, flaması…

Oteli, yemeği…

İlçe ve köylerden adam taşınması…

Aklınıza ne gelirse…

Özetle belediyeler, “siyasetin finanse edildiği” devlet kurumlarıdır.

“Ben belediyeden partim için para harcatmadım” diyen bir belediye başkanı çıksın, alnından öpeyim.

Yine gidin bakın, bütün belediyeler ağzına kadar “danışman” doludur.

Onlarca, yüzlerce…

Partiye yakın kişiler…

Bunlara ne danışırlar bilmiyorum.

Bildiğim, her birinin çalışmadan, üretmeden yüklüce maaş aldığıdır.

 

İsraf, diz boyu

Özetlersek, bütün belediyelerde…

*İhtiyaçtan fazla personel çalışır.

*Çalışanların çoğu niteliksizdir, parti kanalıyla işe girmiştir.

*Yeteneksiz, verimsiz ve üretimsizdirler.

*Şef ve müdürler, liyakatlarına göre değil, partideki güçlerine göre atanır.

*İsraf diz boyudur… Belediyeler, lüks makam odaları ve lüks makam arabalarından geçilmez.

*İhale ve satın almalar, hak ve adalet kurallarına göre yapılmaz.

*Siyaset, belediyeler tarafından finanse edilir.

*Kendilerine yağ çeken gazetelere çarşaf çarşaf ilanlar verilir. Televizyonlara, uyduruk adlar altında ödemeler yapılır.

Hal böyle olunca…

İşletme mantığı içinde yönetilmeyince…

Kötü yönetimin sorumluları ceza görmeyince…

Belediyeler, elbette borç batağı içinde yüzerler.

İstedikleri paraları verin, bir iki yıl sonra bu paralar yine yetmeyecektir.

Çünkü belediyelerin “hastalıklı” bir yapıları var.

Önce bu yapının tedavi edilmesi gerekir.

Önce kafaların değiştirilmesi gerekir.

 

Dünyadaki en başarılı belediyeler incelenemez mi?

15 Temmuz’dan sonra, “devleti yeniden yapılandırma” sözü moda oldu ya…

Eğer lafta kalmayacaksa ve devleti yeniden yapılandıracaksak…

Belediyeleri de derhal “yapılandırılacaklar” listesine dahil etmeliyiz.

Belediyelerin harcadıkları paralarla, ürettikleri hizmetler ters orantılı.

Bunu mutlaka düzeltmeliyiz.

İşe nereden başlayalım?

Her yıl, “Dünyanın en iyi belediye başkanları yarışması” yapılır.

Uyduruk bir kurum tarafından, uyduruk yöntemlerle değil…

Son derece ciddi!

Listesini de vereyim…

 

Bu yıl ilk 10 sırayı alan belediye başkanları, başkanı olduğu şehirler ve şehirlerin bulunduğu ülkeler şöyle:

1-John So-Melbourme-Avustralya

2-Job Cohen-Amsterdam-Hollanda

3-Stephen Red-Harrisburg-ABD

4-Jejomar Binay-Makati City-Filipinler

5-Michel Thiolliere- St Etienne-Fransa

6-Paul Wengert-Augsburg-Almanya

7-Francisco Cabrera Santos-Valencia-Venezuella

8-Dubravka Suica-Dubrovnik-Hırvatistan

9-John Hickenlooper-Denver-ABD

10-Patrick Ramiaramanana-Antananarivo-Madagaskar

 

Görüldüğü üzere…

Türkiye’den hiçbir belediye, ilk 10’da değil.

Bırakın ilk 10’u, ilk 100’de bile değil.

Bizim belediye başkanlarımızdan birinin aklına gelmiş, bu en başarılı belediye başkanlarının neler yaptıklarını inceletmiş midir, bilmiyorum.

Yerel yönetimlerde dünyanın bu en başarılı şehirlerinden birkaçını ziyaret etme zahmetine katlanmışlar mıdır, onu da bilmiyorum.

Ama aklın yolu birdir.

İyi örnekler, örnek alınmalıdır.

Araştırılmalı, incelenmeli, ziyaret edilmelidir…

*O ülkelerin yerel yönetim yapıları nedir?

*Listeye giren belediyeler, diğerlerinden farklı neler yapmıştır?

*Bizim eksiklerimiz nedir, nasıl düzeltilebilir?

*Onlar bunları yapmışsa, bizler neden daha iyilerini yapmayalım?

Bunları yapmak çok mu zor?

Yoksa akıl ve mantık doğrultusunda, bilimsel yöntemlerle belediye başkanlığı yapmak yerine “karakucak” yöntemini kullanmak, daha mı işimize geliyor?

 

Son söz

Belediyelere yetmiyor ek vergi koy, bu yöntem belediyeleri kurtaracak yöntem değildir.

Millet de vergi vermekten bunaldı.

Tüketiciler, zaten ülkemizde toplanan toplam vergilerin yüzde 72’sini dolaylı olarak ödüyor.

Yetmedi, şunu da ver bunu da ver, inanın vatandaşın gücü tükendi.

“Kaz”da yolunacak “tüy” kalmadı, kaz yolucuların haberi olsun!

Çare, belediye yönetimlerinde kafaları ve sistemi değiştirmek!

Çare, kaynaklarımızı verimli kullanmak!

Bu yazı toplam 2658 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim