• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 15 °C

Obeziteye vergi… Hacme göre masaj ücreti…

M.Tanzer Ünal

*******
Bugün pazar…
Hiç olmazsa köşemizin bir bölümünde gırgır geçelim.
Dünkü gazetelerde bir haber…
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Obezite vergisi gelebilir” demiş.
Demeci aynen şöyle:
“Obeziteyi tetikleyen, sağlık harcamalarını artıran ürünlere yönelik özel tüketim vergisi gündeme gelebilir. Tüm bu hususları tartışıyoruz, düşünüyoruz, ileriki dönemlerde tüm bunlar gündeme gelebİlir, uygulamaya konabilir…”
Haberi okuyunca, yanaklarımda hafif gülümseme belirdi.
Yıllar önce yaşadığım bir olayı anımsadım.
Uzakdoğu’da bir ada ülkesindeyiz.
Gezimizin o günkü bölümünde denize girmek, dinlenmek var.
Plajda bir kaç noktada masaj hizmeti veriliyor.
Masaj yaptıralım mı? Yaptıralım…
Üç arkadaş masaj yapılan yere gittik, ücretini sorduk.
Görevli genç bayan, diğer iki arkadaşıma “aynı”, bana “farklı” ücret söyledi.
Yüzde 50 daha yüksek…
Arkadaşlarımki 20 dolarsa, benimki 30 dolar…
Anlamadık, rakamların neden farklı olduğunu sorduk.
Bayan, bana dönerek, biraz da utangaç bir tavırla, “Bayım, sizin hacminiz fazla. Daha fazla zaman ayıracağım. Ücret fazlalığı bundan ” diye cevap verdi.
Kafama dank etti!
Şöyle bir kendime, bir de arkadaşlarıma baktım, bayanın söylediği gibi, arkadaşlarımın birbuçuk misli varım.
Bu olay, o andan itibaren, arkadaşlarımın benimle “matrak geçmelerine” konu oldu.
Ben de bu olaydan sonra kendime “ceza” verdim.
Daha doğrusu kendime “iyilik” yaptım.
Yememe içmeme dikkat ettim…
Daha sağlıklı beslendim…
Kilo verdim.
Şimdi, eski görüntümden çok uzağım.
Ama yine de vermem gereken daha 7-8 kilo var.
*******
Ne kadar ilginç…
Fazla kilon, sana masaj yaptırırken dahi “artı maliyet” getiriyor.
Fazla para ödüyorsun.
Demek, Uzakdoğu’daki bazı ülkeler, fazla kilolulara çoktan “vergi” koymuşlar.
Ama masaj yaptırırken, ama başka hizmetlerde…
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, “Obeziteye vergi gelebilir” demecini okurken bunları hatırladım.

Xxxxxxxxxxxxxxxxx




Canan Karatay’ın kara listesi
*********
Beslenme konusundaki farklı görüşleriyle tanınan Prof. Dr. Canan Karatay’ı tanımayan artık yok.
Her gün radyolarda, gazetelerde ve televizyonlarda…
Hele son “dolandırılma olayı”ndan sonra iyice meşhur oldu.
Bazı gazeteler,“Hocam bunu nasıl yedin?” diye başlık bile attılar.
Bugün konu “obezite”den açılmışken, Karatay’ın “kara listesi”nde bulunan yiyecekleri alt alta yazayım dedim.
Oburlara belki yararım dokunur.
İşte o liste!
*Her türlü ekmek. Beyazı, kepeklisi, çavdarlısı…
*Simit, kuru ve yaş pastalar.
*Tost, grisini, galeta ve her cins bisküvi.
*Pirinç pilavı, patates, mısır, makarna.
*Börek, çörek, poğaça ve açma.
*Şeker, çikolata ve her türlü tatlı.
*Şkerli şekersiz reçeller, şuruplar, bal ve pekmezler.
*Bütün yapay tatlandırıcılar.
*Ambalajında “diyet” yazan tüm yiyecek ve içecekler.
*Hazır ve taze sıkılmış her türlü meyve suyu.
*Bütün gazlı içecekler ve enerji içecekleri.
*Her türlü kızartma.
*Bütün hazır çorbalar.
*Sucuk, salam,sosis gibi işlem görmüş et ürünleri.
*İşlenmiş, tütsülenmiş balık.
*Tütsülenmiş etler.
*Süt tozu ve krema gibi ürünler.
*Mayonez, ketçap ve her türlü hazır soslar.
*Marketlerde satılan kapalı çiftlik tavukları.
*Karpuz, kavun.

Bu yazı toplam 847 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim