• BIST 107.041
  • Altın 143,530
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 20 °C

Öğretmenim!..

Mustafa Küpçü

İnsanı “İNSAN” yapan, öncelikle ailesi ve yaşam çevresidir.

Bu ilk evrede, aile ve sosyal çevrenin “kültürel düzeyine” göre insan hamuruna ilk biçim verilir.

Ve bu ilk evrede insanın en büyük hazinesi olan “AKLI” ya parlar ya da pas tutmaya başlar!

İkinci evrede insanın karşısına “EĞİTİM” çıkar.

Eğitim, bir “siyasal tercih” olayıdır!

Siyasi iktidar, toplumun “güdükleşmesi” ve “uysal kuzucuklar” haline gelmesini ve “güce muhtaç ve boyun eğen” bir edilgen varlık olmasını istiyorsa, eğitim düzenini “insan aklını törpüleyen, ezbere dayalı, meslek sahibi kılmayan” bir geri düzen haline sokar!..

Bu yüzden, piyasada “nitelikli işgücü sıkıntısı” yaşanır!

Eğitimde ikinci seçenek; insanı üretken, becerikli, soru soran, araştıran, aklını geliştiren bir varlık olmasını hedefler.

İşte, “ÖĞRETMEN” bu seçenekler içindeki tutumu ile ya “gerçek bir öğretmen” olur ya da; siyasi iktidarın kölesi bir “akıl öğütmeni” olur!

Eğitimde birinci seçeneği tercih eden, yönettiği halkın her zaman kendisine muhtaç, “BİAT eden” bir canlı olmasını tercih eden siyasi iktidarlar, öğretmeni çok yönlü olarak ezer ve onu da “güdebileceği bir araç” haline getirir! Öncelikle, öğretmenin kendisini geliştirmesini önlemek için, öğretmeni “geçim derdi” ile meşgul eder! Göreve atanmak için bekleyen öğretmeni inim inim inletir!..

Bireyin “nitelikli, özgüveni yüksek ve özgür bir insan” olmasını tercih eden siyasal iktidarlar ise, öncelikle “öğretmenin nitelikli olması” için çalışır. Öğretmenine “insanca yaşayabileceği ücreti” öder!

Bugün ülkemizde, “nitelikli öğretmen” yetiştiren bir eğitim-öğretim düzeninden söz edilemiyor! Üniversite tercihlerinde “öğretmen olmak” en son tercihler arasında yer alıyor! Çünkü, mezun olunca bir okula atanmak bir büyük dert, atanırsa da alacağı maaşla huzur içinde yaşamak ayrı bir dert!

Öğretmenin, “sürekli bir gelişim” içinde olması, bunun için kitap, dergi, gazete okuması, internet ortamından bilgi toplayabilmesi, gezip görmesi, yani; “mesleki bilgi, kültür ve görgüsünü artırması” gereklidir. Bu da belirli bir “maddi olanak” işidir. Beslenme, barınma sorunlarını yeterince çözemeyen bir öğretmen kendini geliştirmek için maddi kaynak bulamazsa geri kalır. Ürettiği öğrenciler de, “cahil” kalırlar!

Acı bir gerçektir ki; bu ülkede öğretmen mutsuzdur, kaygılarla doludur. Türkiye, öğretmen maaşlarıyla OECD ülkeleri içinde en geri ülkedir. Küçük bir örnek; 2014 yılı rakamlarıyla, İspanya’da bir ilkokul öğretmeninin yıllık geliri 35 bin 229 dolar, Türkiye’de bir ilköğretim öğretmeninin yıllık geliri 13 bin 368 dolardır. İspanya’da “Kişi başına düşen ortalama ulusal gelir” 37 bin dolar, Türkiye’de ise, 10 bin 661 dolardır.

İspanya’da milletvekili maaşı yan ödeme ile 3 bin 800 dolar, (Ulusal gelire oranı yüzde 4) Türkiye’de yan ödemeler hariç 5 bin 600 dolardır! ( Ulusal gelire oranı yüzde 56)

Öğretmenlerimizin yüzde 53’ü kirada oturuyor! Yüzde 29’u ek iş yapıyor! Yüzde 79’u bankalara borçlu! Geçinmek için ailesinden destek alan öğretmen de yüzde 40’dır!

Sevgili veliler;

Çocuklarımıza bırakabileceğimiz en büyük miras, “iyi bir eğitim ve nitelikli birer insan” olabilmeleridir. Öte yandan, bir ülkede hakim olan çağdışı bir eğitim düzeni, iyi eğitim görmüş, üretken insanların geleceklerini de karartır. En büyük emeğimiz ya da en büyük günahımız, çocuklarımıza verebildiğimiz eğitimdir. Çocuklarımızın geleceğini karartacak “AKIL DIŞI-ÇAĞ DIŞI EĞİTİMİN” ve öğretmenlerimizin sorunlarının farkına varalım! Çocuklarımızın geleceğinin çalınmasına, “sürünün parçası olmasına” izin vermeyelim ve öğretmenlerimize sahip çıkalım.

Tüm olumsuz koşullara karşın, “insan onuru ile” öğrencilerini çağa uygun yetiştirmeye çalışan öğretmenlerimize saygıyla…

Bu yazı toplam 590 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim