• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 19 °C

Öğretmenlik ile başlayan uzun bir başarı hikayesi…

Öğretmenlik ile başlayan uzun bir başarı hikayesi…
‘Yılın İş Kadını’ olma başarısı gösteren eski öğretmen Şebnem Öztürk, kendi adını verdiği organizasyon firması ile şu anda ülkenin 25 vilayetindeki faaliyet gösteriyor. Uzun vadedeki hedefi ise bir Türkiye markası olmak

Gazetemiz tarafından düzenlenen Doruktakiler 2016 değerlendirmelerinde ‘Yılın İş Kadını’ kategorisinde ödüle layık görülen Şebnem Öztürk, organizasyon sektörü ve başarıları ile ilgili detayları paylaştı. Şebnem Hanım aslında bir öğretmen. Fakat çalıştığı kurum ekonomik sıkıntılar nedeniyle kapanınca açıkta kalmış. Bir süre bankacılık yapmış, fakat sonrasında ailesinin de teşviği ile organizasyon sektörüne giriş yapmış.

Yani Şebnem Hanım’ın başarısı eğitimcilikten organizasyonculuğa uzanan önemli bir yolculuk. En büyük ideali, kurduğu Şebnem Öztürk Organizasyon’un bir Kocaeli markası haline gelmesi. Bunda başarılı da olmuş. Firması şu anda ülke genelinde 25 kentte faaliyet gösteriyor. Uzun vadedeki hedefi ise kuruluşun bir Türkiye markası haline gelmesi.

 

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Asıl mesleğim öğretmenlik. Kocaeli Üniversitesi’nden mezunum. Bir özel okulda çalışıyordum. Daha sonra okul kapandı, açıkta kalan 62 öğretmenden biri de ben oldum.  Ticaret yapmak aklımın ucundan geçen bir durum değil. 2008 yılının sonlarıydı, öğretmenliğin bitişiyle iş arayışına girdim.

Bir bocalama dönemi geçirdim. 5-6 ay işsiz kaldım. KPSS’ye çalışmak gibi bir durumla karşılaştım. Ardından bir arkadaşımın ısrarıyla bir bankada işe başladım. Bana çok uzak bir sektördü. Zaten bende çok çalışmadım. 5 aylık bankacılık serüvenimden sonra işi bıraktım. Çünkü mutsuzdum…

 

Organizasyoncu olma fikri nasıl gelişti?

Annemin merkezde, 19 yıldır işlettiği bir terzi dükkanı vardı. “Ben artık emekliliğimi aldım, dükkan çalıştırmayacağım, yoruldum” dedi. Bizde dedik ki şehir merkezindeki bir dükkanı kapatmayalım, başka bir şekilde değerlendirelim. Kardeşim bana döndü ve “Sana bir organizasyon şirketi açalım” dedi.

Ve ekledi; “Tam senlik bir iş yapabileceğin seve bileceğin bir iş…”

 

“ÖNCE ARAŞTIRDIM”

Aklıma yatar gibi oldu, hemen araştırma içerisine girdim. Bu işi layıkıyla kimler yapıyor diye araştırdım. İncelemelerim sonrasında İstanbul’daki birkaç firmayı buldum. Kapılarını çaldım, “Ben Şebnem, Kocaeli’den geliyorum. Kocaeli’de bir organizasyon firması kurmak istiyorum” dedim. Gördüğüm ortak ve çalışma stratejileri beni büyüledi. Daha da heyecanlandım. Bunu Kocaeli’de yapabilirim fikri beni inanılmaz hırslandırdı.

 

“VE İLK İŞİM…”

Sonrasında organizasyon firmasını kurduk. Annemin terzi dükkanını kırdık, yıktık ve şirin bir organizasyon firması haline getirdik. 70 metrekare bir dükkandı. İlk işim Hayat Kimya’ya oldu. İl faturamı onlara kestim. Ufak bir işti, ama benim için çok değerliydi. Fabrika bahçesindeki Rus iş adamlarının ağırlandığı bir yemek organizasyonu vardı, oranın süslemesini vermişlerdi bana.

 

KAPILAR YÜZÜME KAPANSA DA…

Ardından 70 metrekarelik dükkan bana yetmemeye başladı. Böylece büyümeye başladık. Yüzüme kapanan kapıların sayısı hiç de az değildi. Ama sabrettim, bu işin azim ve nasip meselesi olduğunu anladım. Allah bana ‘Ticari nasibin var devam et’ dedi.

 

“HİÇ SEVİLEN BİRİ OLMADIM”

Çalıştığım iş yerlerinde hiç sevilen bir iş arkadaşı olamadım. Hep sivrildim, çünkü çalışma hayatında çok idealist olan, çok fazla çalışan ve emek veren biriydim. O yüzden pek sevilmezdim. İnsanlar kendi iş ortamlarında öne çıktıklarında bazı hasetlik ve dedikoduların merkezine girerler. Bende de öyle oldu. Halen de öyle diyebilirim.

 

Yüzünüze kapanan kapıları nasıl açtınız?

İstanbul’un arka bahçesiyiz, çok yakınlarındayız. Bunun çok dezavantajları var. Bunu avantaja çevirmek de bizim elimizdeydi. Ben sadece düğün dernek organizasyonu yapsaydım emin olun şimdiye kadar batmış olabilirdim. Bir yere kadar yürürdü bu tekne. Benim asıl hedefim kurumsal organizasyonlardı. Benim hedefimde hep kurumsal firmaların organizasyon takvimine girmek vardı. 4 yıl boyunca buna çabaladım. İstanbul’dan alacağınız hizmetin daha kalitelisini size verebilirim diyordum ve bir gün artık kendimi o firmalara inandırmayı başardım. Yüzüme kapanan kapıları açmayı başardım.

 

MERDİVEN ALTI ORGANİZE İŞLER

Biz organizasyon şirketiyiz, süslemeci değiliz. ‘Süslemeci’ diye lakap taktılar. Süslemeci kelimesinin anlamı nedir, inanın bilen yok. Biz organizasyonu alırız, operasyonu sonuna kadar takip ederiz. Kocaeli’de merdiven altı birçok organizasyon şirketi var. Ellerinde bir iki şamdan tutarak organizasyon şirketiyiz diyor. Organizasyon 10 tane masa örtüsü serip üzerine şamdan koymak değildir. Organizasyon tamamen iyi bir planlama ve organize akışıdır.

 

NAMIMIZ İL DIŞINA TAŞTI

Kocaeli’de kurumsal firmalara yaptığımız işler bizim namımızı il dışına taşıyor. İl dışındaki bağlantıların işlerini de alır hale geldik. Bu güne kadar 25 farklı ilde faaliyet gösterdik. Şebnem Öztürk Organizasyon, Kocaeli’nin bir markasıdır. Türkiye için marka olduk demek iddialı olur. Ama hedefimizde o da var.

 

Yoğunluk durumunuz nedir?

Her ay onlarca projeyi organize ederiz. Yılın iki ayı sakin geçer, o süreçte de gelecekteki projelerin hazırlığına gireriz.

 

Kaç kişi çalıştırıyorsunuz?

Bünyemizde 5 personel görev yapıyor. Ancak organizasyon günleri sayımız çok artıyor.

 

Kimleri çalıştırıyorsunuz?

Organizasyon günlerinde genelde üniversite öğrencilerinden istifade ediyoruz. Bir nevi sosyal sorumluluk projesi bu, öğrencilerimiz bu sayede ciddi paralar kazanarak daha huzurlu bir eğitim hayatı sürüyorlar. Bir öğrenci aylık en az bin lira kazanıyor.

 

Eskiden organizasyon diye bir şey yoktu, şimdi ise her şey organizasyon. Hatta tam olarak firmanızı kurduğunuz yıllarda bu moda olmuştu. Bu anlamda bu iş kolunda zamanı yakalamış mı oluyorsunuz?

Tabi ki… Ama bence geç bile kaldığımı düşünüyordum. En azından 12-13 yıllık bir firma olabilirdim. Keşke daha önceden bu işe başlamış olsaydım… Tam ihtiyaç döneminde firmayı kurmuş oldum. Ama bizden sonra da insanların özel toplantılarını organizasyon firmalarına vermenin faydalarını anladı.

 

‘Şebnem işinin ehlidir, ama pahalıdır’ deniyor!

Şebnem Öztürk Organizasyonu ilk açtığımda, “Şebnem bu işi yapamazsın” dediler. Sonra “Batacak dediler”, en sonunda da “Şebnemle çalışmayın, hiç güzel düğününüz olmaz, patlatır sizi” dediler. Çarşı yapıya geçtim, “500 metrekare dükkanda iyice kendini batıracak” dediler. Şimdi ise “Şebnem işini güzel yapar, ama pahalı yapar” demeye başladılar.

Neye göre pahalı, anlamış değilim. Fiyat tamamen müşterinin isteğiyle alakalı bir şeydir. İş yaptığım hiç kimseyle fiyat ya da kalitesi için tartışmadık, birbirimize kırılmadık. Biz büyük işlerin kurtarıcısıyız.

 

Bu yoğunlukta kendinize vakit ayırıp tatile çıkabiliyor musunuz?

Kesinlikle kendime vakit ayırırım. Yemek yemek için bile olsa İl dışına çıkarım, asla üşenmem. İşim biter Bodrum’a ailemin yanına gider, iki gün kalır geri gelirim.

 

İşle ilgili hayalleriniz var mı?

Hayalimde büyük bir butik pasta dükkanı var. Öyle bir şey düşünebilirim. 3’lü 4’lü konseptler yapılabiliyor. Mesela mağazanın bir kısmını pasta bölümü yapıyorsunuz, bir kısmını hediyelik eşya, bir kısmını ayakkabı gibi düşünün. 4-5 farklı konsepte tek bir AVM olarak hizmet verebilirsiniz. Böyle bir hayalim var.

 

Meslekte bir ilkeniz var mı?

İyi yaptığınız her şey takdir edildiği gibi kötü yaptıklarınızda her şey sizi bitirebilir. O yüzden karşılığını veremeyeceğim hiçbir işi yapak istemem.

 

Sizi sizin ağzınızdan dinleyebilir miyiz?

30 Mart 1981 doğumluyum. Değirmendere’de dünyaya geldim. Uzun yıllar İzmit çarşıda büyüdüm. Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunuyum. Yüksek lisansımı tamamladım, Yeditepe Hukuk’ta okuyorum. Bir hukukçu olmayı çocukluğundan beri istiyorum. O içimde uhde kalmıştı. İstediğim bölümü tutturamamıştım. Haylaz bir öğrenciydim. Şu an hazırlık sınıfındayım, inşallah mezun olurum.

Ben yoruldum demeyi sevmeyen bir insanım. Hayatı kaçırmak istemem. Uykumu da bol uyurum, tatilimi de yaparım, işimin başında da olurum. Hatta dizi bile takip derim. ‘Bütün bunları 24 saate nasıl sığdırıyorsun’ diyorlar. Ben zamanı kullanmayı iyi biliyorum. Sırrım bu. İşimle ilgili hep bir B planım vardır. Çabuk düşünebiliyorum ve sorun çözebilen bir yapım vardır.

 

‘Doruktakiler 2016’ değerlendirmelerinde bu yıl ‘Yılın İş Kadını’ kategorisinde ödüle layık görüldünüz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beni bu ödüle layık gören tüm Büyük Jüri üyelerine çok teşekkür ederim. Ben, “Bu kentte başarı takdir edilmiyor ve görmezden geliniyor” diye hep yapınırdım. Burada kadın başıma neler gerçekleştiriyorum. İlk defa sizin platformunuzda başarım taçlandırılabildi. Kocaeli kendi içinden çıkan ve yetiştirdiğini değil de dışarıdan geleni tutuyor. Bu çok açı verici…  Nelerle savaştık ve ilk kez böyle onur verici bir olay yaşadım. Size bu platformu sağladığınız için, büyük jüriye de beni seçtikleri için teşekkür ediyorum. Önerenler de beni gördükleri için sağ olsunlar.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim