• BIST 106.872
  • Altın 151,903
  • Dolar 3,6611
  • Euro 4,3075
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Okşin Beçet, yeni dönem hedeflerini gazetemize anlattı

Okşin Beçet, yeni dönem hedeflerini gazetemize anlattı
KSMMMO'da ilk bayan meclis başkanı seçilen Okşin Beçet, yeni dönem hedeflerini gazetemize anlattı. Beçet, “Pastanın yüzde 75’ini yabancı menşeli özel bürolar alıyor, kalanını da bizim gibi diğer mali müşavirler arasında paylaşıyor” dedi

Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası’nda (KSMMMO) meclis başkanlığı seçimi yapıldı. Odanın tarihinde ilk kez bir bayan meclis başkanı seçildi. Bir dönem belediye meclis üyeliği de yapan Okşin Beçet’i daha yakından tanımak için bir söyleşi yaptık.

Kendisi ve mesleğiyle ilgili merak ettiklerimizi samimiyetle cevaplandıran Beçet, “Geçmişte yaşadığımız tartışmaları unutturup diyalog içerisinde çalışan bir meclis oluşturacağım” diyerek iddialı bir tablo ortaya koydu. Her gecen gün mali müşavirlerin sayısının artığını da belirten meclis başkanı, pastanın çok büyük bir bölümü özel müşavirlik büroları tarafından kapıldığının altını çizdi.

 

Öncelikle sizi tanımayanlar için kendinizi biraz anlatır mısınız?

Ben, 1970 Erzurum doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi Erzurum’da tamamladım. Yüksek tahsilimde İstanbul Üniversitesi Basın-Yayın bölümünde 1 yıl okudum. Ama yurt imkanı olmadığı için zorlandım ve buradaki kaydımı dondurarak tekrar sınava girdim. Bu kez de Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ni kazandım. Bitirdikten sonra İstanbul’da kalmak istiyordum.

Babam izin vermeyince İzmit’e geldim. Ailem o dönem İzmit’e taşınmıştı.

Muhasebecilik baba mesleği aslında, o da Erzurum’da yaşadığı dönem muhasebecilik yapıyordu. Mesleğe aşinalığım oradan.

Neyse, Kocaeli’de rahmetli Orhan Kaleli’nin yanında ilk stajıma başladım. Sonra Lütfü Gültekin’in yanında staja başladım. 1998’de stajım bitti. O tarihten beride serbest muhasebeci ve mali müşavir olarak görev yapıyorum.

 

Daha önce Muhasebeciler Odası’nda ya da meclisinde görev aldınız mı?

Oda meclisinde görev aldım tabi ki, hatta 1998-99 döneminde Basın-Yayın Komisyonu’nda başkanlık yaptım. Mesleğe ilk başladığım yıl meclis üyesi oldum. O yıllarda babam vefat etmişti. Uzun bir süredir mesleğin içerisindeyim, yaklaşık 18 yılı geride bıraktım.

 

Bir dönem siyasette yer aldığınızı hatırlıyoruz…

Evet, siyasetin bir dönem içinde yer aldım. Derince Belediyesi’nde 2005’te ilk kadın meclisi başkanlığını üstlendim. Kent Konseyi Kadın Meclisi başkanı olarak ilk yapılanmaları ben yaptım. Sonra siyasete başlamış oldum. 2009’da Aziz Alemdar’ın belediye başkanı olduğu dönem de meclis üyesi oldu ve bütçe komisyonunun başkanlığını yaptım. Büyükşehir’de de bütçe komisyonu başkanlığına seçildim. Mecliste katip üyelik yaptım.

 

Mecliste hiç yer almadan böyle bir göreve gelmeniz eleştiriliyor, bununla ilgili ne dileceksiniz?

Meclis üyeliğimin ardından yeniden mesleğime ağırlık verdim. Aynı zamanda bağımsız denetçilik yapıyorum. Kocaeli Adliyesi’nde bilirkişilik görevinde bulundum. 2000’den 2013 yılına kadar ticaret mahkemelerinde bilirkişilik ve kayyumluk yaptım. Meslek örgütünde çalışmak ise şimdi nasip oldu. 2000 yılından sonra hiç mecliste yer almadım. Mecliste yer almadan meclis başkanı olmam biraz eleştiriliyor, ama ben 2000 yılında meclis üyesiydim. Ve hep mesleğin içerisindeydim.

 

“BİR YIL ÖNCE TEKLİF EDİLDİ”

Meclis başkanlığına aday olmaya nasıl karar verdiniz?

Odamızın seçim döneminde biz bir ekip olarak Diyalog Grubu adına yola çıkmıştık. Mevcut başkanımız Fikret Gökmen “Seni meclis başkanı olarak görmek istiyorum” demişti. Ben de onurlandım ve ‘Neden olmasın’ dedim. Hatta şöyle, Fikret Bey, 1 yıl önce yapılan ara kongrede beni yönetime davet etti. O zamanki şartlarda işlerimin çok yoğun olduğunu, müsait olmadığımı söylemiştim. O da ‘Bir sonraki dönemde meclis başkan adayım sensin’ dedi. Ve günü gelince teklifini yaptı. Bana layık gördüler. Kendisine teşekkür ederim.

 

“RAKİP OLMAK İLETİŞİMİ KOPARTMAK OLMAMALI”

1 oy farkla meclis başkanı oldunuz. O günkü atmosferi bizimle paylaşır mısınız?

Ben bu kadar heyecanlanacağımı tahmin etmiyordum. Farklı olabiliriz, ama bu farklılıklar insanların arasındaki bağı uzaklaştırmamalı. Farklı olmak güzel bir şey. Herkes aynı olsa hayatın rengi kalmaz. Farklı gruplardaki arkadaşlarımızla oturup sohbet etmememize rağmen ön yargılı davranılabiliyor. Kimine göre itici olabiliyorsunuz. Ama bir diyaloga girmeden güdülen ön yargı, karşınızdakine yaptığınız en büyük haksızlıktır.  Ben bu durumu anlamış değilim. Biz neyi paylaşamıyoruz, iletişim içerisinde olmayı becersek bu her kes için faydalı olacaktır.

 

“SEÇİMİ KAZANACAĞIMA İNANIYORDUM”

Ali Odabaşı aday olduğunda, onun daha güçlü olduğunu söylediler. Belki de bana çok şans vermemiştiler.

Ben seçimi kazanacağıma inanıyordum ve bunu hep söylüyordum. Seçim anı çok keyifliydi. Ali ağabeyin grubu vardı önümüzde. İlk sandık açıldığında hep Ali Odabaşı ismi çıkıyordu. Benim arkadaşlarım “Eyvah kaybettik” filan demeye başladı. ‘Nasip kısmet’ dedim. Ali ağabeyi destekleyen ekip sandıkların tamamı açılmadan “Hayırlı olsun, bu iş bitmiştir” diyerek ayaklandılar.

Kazandıklarını sanıyorlardı. Sandığın sonuna doğru benim ismimde çıkmaya başladı. Sayım bitti, sandık sonuçları 48-48 diye ilan edildi. Tekrar sayıldı ve 48’e 47’i benim kazandığım ortaya çıktı. Problemli bir seçim değildi, herhangi bir itiraz da olmadı. Ali Odabaş gelerek beni tebrik etti.

 

“EKİM 17’DE İLK MECLİS YAPILABİLİR”

Şu an meclis yarı yarıya görünüyor. Birlik ve beraberliği sağlayacağıma eminim. Ben herkesi dinlerim ve benim doğrum asıl doğrudur demem. 17 Ekim gibi ilk meclis toplantısını planlıyorum. Belki bu toplantılar çok hararetli geçecek, ama altından kalkabileceğime olan inancım tam.

 

Başkan kimi işaret ederse meclis başkanı da o kişi mi seçilir?

Ya tabi ki, ben başkan olsam benimle uyumlu çalışacak insanların etrafımda olmasını isterim. Meclisteki yapılanma da öyle, TBMM’de bile öyle. Özgürlük ve demokrasiden bahsediyoruz da, demokratik kurallar çok iyi işlese belki bu dediğiniz olmayacak. Bizde meclis ve yönetim farklı olursa karşılıklı eleştiriler başlar. İyi olan bir şeyin hakkı verilmeli. Ama genelde öyle bir yapı oluşmuyor. Tabi bu demek değildir ki, başkanlık seçimini kaybeden meclise aday çıkartmasın.

 

Oda üyesi kaç meslektaşınız bulunuyor?

Biz 1987 yılında kurulan bir odayız. Ancak öncesinde bir oluşumumuz vardı. Bizim bin 591 üyemiz bulunuyor. 894’ünün kendine ait bürosu var. 117 meclis üyesiyle odayı yönetiyoruz.

 

Bin 591 muhasebeci ve mali müşavir var dediniz, Kocaeli bu sayıyı kaldırabiliyor mu?

Bu büyük bir sıkıntı, bin 591 kişi var, bunların yanı sıra sürekli yeni arkadaşlarımız mesleğe başlıyor. Bizde staj öncesi ve staj sonrası sınav yapılır. Aslında mesleğe girebilmek o kadar zor ki. ÖSYM tarafından staja başlama sınavı yapılıyor. O sınavı kazandıktan sonra 3 yıl staj yapıyorsunuz. Sonra tekrar sınava giriyorsunuz. Onları da kazanırsanız mali müşavir oluyorsunuz. İnanılmaz talep var mesleğimize. Talep çok olduğu içinde bu baraj kuruldu. Çok ciddi sayı artışı var.

 

“ÖZEL BÜROLAR PASTANIN YÜZDE 75’İNİ ALIYOR”

Şöyle bir durum var, özel bürolar olarak kabul ettiğimiz ve genelde yurt dışı menşeli uluslararası mali müşavirlik firmaları var. Bu firmalar pastanın yüzde 75’ini alıyor. O kuruluşların büyük firmaların tamamını aldığını söyleyebiliriz. Bizlerde pastanın yüzde 25’ini alıyoruz. Sadece Kocaeli değil, bütün Türkiye’de durum böyle. Bizlere küçük işletmeler kalıyor ve bin 591 kişi onları paylaşıyor. Rekabet şartlarımız çok kötü. Bizlerin de bu tür müşavirlik ortaklıkları ve büyük bürolar kurmamız gerekiyor. Bu bir ekip işi…

 

Bundan Sonra ne yapacaksınız?

Kocaeli Ticaret Odası ve Kocaeli Sanayi Odası’nın durumunu inceliyorum. Sanayi Odası’nın meclisine Maliye Bakanı geldi, Neden bizim meclisimize gelmesin? Bizim meclisimize de katılabilmeli. Mali konularla ilgili toplantıları herkes yapsın, bir şey demiyorum. Ama bunları biz organize etmeliyiz diye düşünüyorum. En güzel biz anlatabiliriz. Müşterek çalışma tekliflerine zaten açığız. Odalarla birlikte müşterek çalışmalar yapmak istiyorum ve bunu yapacağım da.

 

“DİYALOG MECLİSİ”

Diyalog meclisi yapmayı düşünüyorum. Ekibimdeki arkadaşlarım çok genç. Hatta en genç meclis bizmişiz.  Daha önceden sıkıntılarımız olmuştu odayla ilgili, amacım bunları unutturup, uzlaşı içerisinde üreten bir meclis haline gelmek.

 

Önceki seçimlerde 250-300 kişi olurdu. Adaylar artıkça seçimlere üyenin ilgisi arttı ve bu meslekle ilgili duyarlılık oranının yükselmesine neden oldu. Bu çok önemli bir gelişme. Artık üye temsilcilerini kendi seçmek istiyor.

 

“ODA NE YAPAR?”

Bilginin paylaşılması, temsil noktası ve çıkan kanunların yeni yönetmeliklerin duyurusunu yapıyor. İş yükümüzü azaltma anlamında çalışmalar yapıyor, birlik ve beraberliği sağlıyor.  Bir odadan üyelerin var olan bütün beklentilerini karşılamaya çalışıyor. Biliyorsunuz, eğitim programlarımız ve kendi yayınlarımız oluyor. 1987 yılından beri belli aralıklarla çıkartılan bir dergimiz var.

 

Zor bir mesleğin temsilcileriyiz. Bu iş hata kaldırmıyor. Güncel olmanız gerekiyor. Kısa sürede adapte olmalıyız. Önemli bir görev yükleniyoruz. Bu görevleri en iyi şekilde yerine getirmemiz noktasında odamızın desteğini hissetmek istiyoruz. Bu dönemde bu desteğin verilmesi için müşterek çalışmalarla başaracağız. Röportaj: Bülent EKİNCİ

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
elf
10 Ekim 2016 Pazartesi 21:41
21:41
Okşin Hanım'ın meclis başkanlığı görevini layıkıyla sürdüreceğine eminim.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim