• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -5 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • Sakarya : -5 °C

Olimpiyatlara da Amerika Darbesi!..

Tolga Havuç

Dünya spor kamuoyunun sabırsızlıkla beklediği Rio Olimpiyatları deyim yerindeyse muhteşem bir finalle tamamlandı…

Türkiye olarak özellikle cimnastik branşında ilk erkek sporcumuz Ferhat Arıcan ile 2. ve en genç bayan sporcumuz Tutya Yılmaz’la yarıştık…

Karnemiz; 1 altın, 3 gümüş, 4 bronz olmak üzere topladığımız 8 madalyayla genel sıralamada 41'inci olduk.

Türkiye, güreşten 5, halter, tekvando ve atletizmden birer madalya kazandı. Halterde iki olimpiyat olmakla birlikte ilk kez kürsüyü gördük. Minderde ise 52 yıllık aradan sonra ilk kez 5 madalya birden geldi. 

Ya ABD?

Olimpiyat oyunlarında Amerika 46 altın, 37 gümüş, 38 bronz olmak üzere 121 madalyayla genel sıralamada zirvede yer aldı.

Aslında bu sonuçlar benim için hüzünden başka bir şey ifade etmese de bir şeyler başaramadan ki; bu politika anlamında da olabilir, sporcu yetiştirme anlamında da olabilir, bir yerlere eleştiri yapmayı doğru bulmuyorum!

Bu sonuçlardan ve küçük bir karşılaştırmadan sonra tabiri cahilse ‘bekara karı boşamak kolay’ lafında olduğu gibi ulu orta sağa-sola sallamanın bir anlamı yok!

Biz vatandaş olarak, antrenör olarak neler yapıyoruz önce bunu düşünelim!

Ülkemizin şartları adına ortada bir başarısızlık gözüküyorsa bunun en net ifade edilebilir açıklaması; biz ülke olarak gereğinden fazla imkânlara sahibiz!

Yok artık imkanlara sahibiz de bu başarısızlık neden, ne alaka canım diyebilirsiniz…

Romanya’da bunu daha iyi anladım ki başarının en kilit anahtarı sporcuyu yetiştirilebilecek tesis, malzeme ve yaşam şartlarının yeterli olması değil, kararlı, azimli, yürekli olabilmektir başarı meselesi…

Zaten mevcut başarılarımıza baktığımızda Dünya ve Avrupa arenasındaki şampiyonluklar hep imkânsız gibi gözüken yetersiz şartlardan doğmuştur…

Yani inanç ve azmin önemi?..

Lakin ilk olarak biz spor adamları devletimizin sağladığı her türlü imkanları ne kadar faydalı kullanabiliyor yâda imkanlarımızın değerini biliyoruz!

Yâda biz spor adamları, sporun kanaat önderleri olarak bilime ne kadar  inanıyoruz, ne kadar değerini biliyoruz!

Yâda biz spor adamları, sporun kanaat önderleri olarak halkımızı ve devlet büyüklerimizi yapmış olduğumuz projelerle, vermiş olduğumuz emeklerle, akıttığımız alın teriyle ne kadar aydınlatabiliyor, ne kadar çalışmalarımızı değerli kılabilecek özveriyi gösterebiliyoruz!

Yok, neymiş efendim, eğitim sporu desteklemiyormuş ta muş muş…

Federasyonlar böyle, kişiler böyle felan filan…

Hep bir dedikodu, hep bir ihtiras!

Çok biliyorsan, inanıyorsan düşüncelerine paçaları sıvayacak, gömleğinin kollarını da sıvayacaksın spor için!

Öyle dışardan sallamayla, atıp tutmayla ülke sporuna katkı sağlayamazsın, değer biçemezsin!

İşte bu kudretli yolda en büyük engel kendimiz olduğumuzu düşüyorum, kendimizi düzelttiğimiz, yendiğimiz o gün geldiği zamanda biz Olimpiyatlarda zirveyi göreceğiz!

İşin kıssadan hissesi; bizim Dünya’da en büyük rakibimiz kendimiz, önce kendimizi yenelim!

Bu sebeple biz spor adamlarına önemli görevler düşüyor…

İlk tavsiyem ise Türkiye’deki her spor kulübü yönetim ve yönetişim anlamında kendine has ve özel bir spor politikası oluşturarak örnek bir idare ve sporda değer yaratma modeli gerçekleştirsin!

Bu model antrenör yönetimi, devletimizin spor kurumlarına saha içi bilgilerin aktarımı, elit(üst seviye) düzeyde sporcu yetiştirme, sahadaki eksiklerin analizi ile spor hukuku gereklilikleri gibi kavramları içermelidir!

Toplanan veriler ise her ilde masaya yatırılarak yetkililerin de işe su karıştırmadan aracı olup Bakanlığımıza ve Genel Müdürlüğe bu sesin duyurulması esas olmalıdır.

İşte o zaman biz spor adamı olarak, antrenör olarak üzerimize düşen vazifeleri tam anlamıyla hayata geçirmiş olacağız!

İşte o zaman ülke spor politikamızı eleştirebilir, gerekli sesi çıkarma hakkına sahip olabiliriz!

Bu hakkında bir spor hukuku hakkı olduğunu unutmayalım!

Hadi buyurun spor adamları!

Hadi buyurun spor yöneticileri!

Bu yazı toplam 2078 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim