• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Ölü şehir Srebrenitsa, bize çok şeyler anlatıyor

M.Tanzer Ünal

Bugün, önemli bir “anma günü”.

Bugün, Srebrenitsa katliamının 20’inci yıldönümü…

Bugün, 8 bin 372 Boşnak’ın katledildiği gün.

Bugün, tarihin en büyük “insanlık ayıbının” işlendiği gün…

Bugün, emperyalizmin “alçaklık defterine”, alçaklığın kanlı harflerle yazıldığı gün…

Bugünü unutmayın!

Bugünü unutursanız…

Bugünü unutturursanız…

O suça sizler de “vicdani ortak” olursunuz.

Tarihten ders almamız gerekiyor.

Turgut Özakman ustanın diliyle “tarih bilincini diri tutmak” gerekiyor…

Eğer ders almazsak…

Eğer tarih bilincini diri tutmazsak, tarih tekerrür eder.

Emperyalist ülkeler, baktılar ki, bizim ders alacağımız filan yok…

“Tarihi tekerrür ettirmek için”, çoktan düğmeye bastılar bile!

 

***

 

Srebrenitsa’ da neler olmuştu?

Bosna’da neler yaşanmıştı?

Balkanlar’da yaşanan olayların Türkiye ile ilgisi ne?

Balkanlar…

Bal ve kan…

Bal tadının ve kan kokusunun coğrafyası…

“Korku hep gece

Umut hep şafak

Sarılsam ağlasam zambaklara delice

Aşk kadar yakıcı, aşk kadar Boşnak

Şehitler binlerce, şehitler binlerce…”

 

ma1-001.jpg

 

Tarih, 11 Temmuz 1995…

1 Mart 1992 tarihinde başlayan Bosna Savaşı için, “Bitti” denilen günler yaşanıyor.

Bosna Hersek’te sakin bir şehir.

Srebrenitsa…

Halkının çoğu Müslüman…

Birleşmiş Milletler’in “güvenli” ilan ettiği altı şehirden biri.

Hollandalı Barış Gücü askerlerinin kontrolünde…

Güya “güvenli” olduğundan çevreden göç almış, 24 bin olan nüfusu 45 bine çıkmış.

İşte o gün…

Yani 20 yıl önce bugün…

Hollandalı Barış Gücü askerleri, alçakça bir tavırla, korumaya söz verdikleri Srebrenitsa’nın kapılarını Sırplar’a açtılar.

Evlerde ekmek kesmek için dahi bıçak yoktu.

Bir hafta önce, Hollandalı askerler hepsini toplamıştı.

Evin erkekleri birer birer toplandı…

8 bin 372 kişi…

8 bin 372 Boşnak…

8 bin 372 Müslüman…

Hepsi katledildi…

Bir gecede…

Hollandalı Barış Gücü askerlerinin gözü önünde.

Ve daha sonraki yıllarda ne oldu biliyor musunuz?

Hollanda, katliama seyirci kalan askerlerine “üstün hizmet madalyası” verdi.

İşte Batı!

İşte emperyalizmin çirkin yüzü!

İşte ikide bir Türkiye’yi soykırımla suçlayan gerçek soykırımcılar!

 

ma2-004.jpg

 

Srebrenitsa’ya 3 defa gittim

Uzaktan gazel okumuyorum.

Savaş öncesi ve savaş sonrası bölgeye defalarca gittim.

Belki 35-40 kez…

Bu gidişlerimin üçünde Srebrenitsa’yı da ziyaret ettim.

O “mezar kenti”…

Dünyayı dolaşın, böyle ibret alınabilecek başka bir şehir bulamazsınız.

Mezardakiler de ölü…

Yaşayanlar da ölü…

Bir kısmı toprağın altında…

Diğerleri toprağın üstünde…

Oradaki acıyı, oradaki zulmü, gözlerinizle görüp, kulaklarınızla duymadıktan sonra anlayamazsınız.

Algılayamazsınız, hissedemezsiniz…

Bu savaşın, bu katliamın gerçek nedenlerini kavrayamazsınız.

Mümkün değil…

***

Biliyorsunuz…

Sözünü ettiğim bölgede Yugoslavya Cumhuriyeti vardı.

Bağımsız ve bağlantısız bir ülke…

Farklı etnik ve dinleri barındıran bir yapı…

Onlar için…

TİTO, kurtuluştu.

TİTO, birlikte yaşamaktı.

TİTO, zenginlikti.

TİTO, herkesin kırmızı pasaport alması demekti.

TİTO, öldü…

Emperyalistler, dünyaya, “bağımsız yaşamanın mümkün olduğunu gösteren” Yugoslavya’yı yok etmek istediler.

“Yok öyle bağımsız yaşamak, bize bağlı olacaksınız” dediler.

Önce borçlandırdılar…

Sonra etnik ve dinsel ayrımcılığa başladılar.

Etnik ve dini farklılıklar ön plana çıkarıldı.

Sen Boşnaksın, sen Hırvatsın, sen Sırpsın!

Sen Hıristiyan, sen Müslüman…

Hırvatlar, “Biz Hırvatça haber dinlemek istiyoruz” diye ortaya çıktılar.

Arkasından Sırplar ve diğerleri…

Topluma nifak tohumları atılmıştı.

Daha düne kadar birlik ve beraberlik içinde yaşayanlar, birbirlerine “batmaya” başladılar.

Tüm değerler kayboldu, “Hırvat, Boşnak veya Sırp olmak”, ön plana çıktı.

Veya Hıristiyan veya Müslüman olmak…

ABD ve Avrupa ülkeleri, kaşıdıkça kaşıdı.

Sonuçta, 15 yıllık bir süreçte Yugoslavya “sizlere ömür” oldu.

Kaç parça olduklarını saymaya çalışalım:

Bosna Hersek, Hırvatistan, Slovenya, Makedonya, Kosova, Sırbistan, Karadağ…

Bitti mi parçalanma?

Daha Makedonya’nın kuzeyindeki Arnavutlar var.

Sancak bölgesi sesini yükseltiyor…

Bosna Hersek’in bu yapıyla uzun süre devam edemeyeceği konuşuluyor…

Eski Yugoslavya şimdilik 7 parça, belki yakın gelecekte 10 parça…

 

***

 

Bütün bunları neden mi anlattım?

ABD ve Avrupa ülkeleri, Yugoslavya’da sahneledikleri oyunun aynısını Türkiye’de oynuyorlar.

Bilmiyorum da…

Bunu görmeyecek kadar kör, anlamayacak kadar salak olmak lazım!

Dikkat ettiyseniz, ülkemizde artık ortak değerler konuşulmuyor.

Sabahtan akşama kadar etnik ve inanç farklılıkları konuşuluyor.

Ülkeyi yönetenlerin dilinden “Kürtler, Lazlar, Türkler, Çerkesler, Abhazalar” diye başlayan etnik grupların sayımı hiç düşmüyor.

Kürtler piyasada.

Çerkesler ve diğerleri sırada…

Sonra?

Sonrası gözyaşı…

Ne diyeyim, Türkiye’yi bu noktaya getirenler utansın!

ABD ve Avrupa ülkelerinin, Türkiye’yi parçalama hedefi olduğunu göremeyenler, gördükleri halde gereğini yapmayanlar, konuşmayanlar utansın!

Rahmetli Ahmet Taner Kışlalı’nın sık sık kullandığı bir cümleyle yazımı bitireceğim:

“Ayrılıkları öne çıkardınız mı, buyurun TİTO’nun kurduğu Yugoslavya… Ortak yanları öne çıkardınız mı, buyurun Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye…”

Srebrenitsa, bize çok şey anlatıyor.

Ders almasını bilelim!

ma3-003.jpg

Bu yazı toplam 1304 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim