• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 14 °C

Ömür törpüsü; GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ…

Mustafa Küpçü

“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 81 ilin valiliklerine gönderdiği genelge ile gürültü yapanlara karşı savaş açtı” haberini okuyunca, yüzümde acı bir tebessüm oluştu!

“Uyan gülüm sabah oldu!” dedim…

Bundan böyle;

Kapı ve pencereleri sert kapatmak, sesli şekilde yürümek ve konuşmak, geç saatlerde temizlik yapmak, gürültülü bir şekilde televizyon seyretmek, koşu bandında koşmak, çamaşır makinesini ya da elektrik süpürgesini çalıştırmak, tadilat nedeniyle gürültü oluşturmak, gürültü yapan evcil hayvanları beslemek yasak!

Bu yasakları ihlal edenlere de 105 TL gibi cezalar kesilecek!

Yaşayarak göreceğiz ki, komşular arasında daha büyük gürültüler ortaya çıkacak!

Şu bir gerçek ki; gürültü kirliliği, insanı fizyolojik ve ruhsal açıdan hasta ediyor. Stres oluşturuyor, saldırgan yapıyor, hipertansiyona, duyma kaybına, uyku bozukluğuna yol açıyor.

Oturduğumuz evlerde, komşunun aile içi tartışmalarına bile “kulak misafiri” oluyoruz! Çünkü, binaların pek çoğunda “ısı ve ses yalıtımı” yok!

Cadde ve sokaklarda “anons yaparak ürün satmak yasak!” Ama, Belediye Zabıtası’nın kulakları sağır olmalı ki, mahalle aralarındaki sokak ve caddelerde ses düzeni ile satış yapanları duymuyorlar!

Kimi bıçkın sürücüler, araçlarının egzozlarını özellikle delerek, kulak zarını yırtacak gürültülerle araç kullanıyorlar, ne polis farkında ne de zabıta!

Kimi komşular, “tatil günleri” mahalle içinde, sabahın erken saatinde motorlu testere ile odun kesiyor, çocuklar korku ile yataklarından fırlıyor, belediye görevlileri farkında değil!

Düğünlerde, şenliklerde silahla kutlamayı marifet sanan, düğün konvoylarındaki kulak yırtan korna seslerinin başka insanları nasıl rahatsız ettiğini düşünemeyen bir toplumsal kültürün kurbanıyız!

Kent planlamasının temel kurallarından biri; “Sanayi ile kentsel yerleşimlerin ayrılığı” ilkesidir! Ama benim kentlerimde sanayi ile kentsel yerleşimler iç içedir!

Kimi kentlerde en büyük yerleşim yerleri ana yollar ya da otoyollarla komşudur! “Ses izolasyonu” yoktur! Yüksek sesi önleyecek en etkin ve doğal önlem, yaşam alanlarını “yeşil alanlarla” çevirmektir. Ama bizim ülkemizde yeşil alanları yok ederek yerleşime açmak geçerlidir!

Gürültü ölçen alete “Sonometre” ve sesin insan kulağına göre şiddetini belirten ölçüye de “Desibel” deniyor. Normal bir insan, 0-50 desibel arası sesleri kolayca işitebiliyor ve bundan rahatsız olmuyor. 85 desibellik bir ses ise insanı fizyolojik ve ruhsal olarak rahatsız ediyor, zamanla kulakta hasar oluşturuyor.

Gürültü kirliliği, ilkelliğin, geri kalmışlığın, insan haklarına saygısızlığın göstergesi olarak görülüyor!

Farkında mısınız; en ufak tartışmada kavga, dövüş birbirine giren bir toplum haline geldik! Bunun birçok nedeni var ama bu nedenler arasında “gürültülü ortamlarda yaşamak” da var!

Gelişmiş ülkelerde hastaneler kentlerin dışında ve “ses izolasyonu” yapılarak kurulur. Hastaların iyileşme sürecinde “sessiz bir ortamın” büyük önemi var. Peki, ya bizim hastanelerimizde yaşanan gürültülerin farkında mıyız?

Gürültünün tanımını ve ölçüsünü bilinç ve insafla yapalım!

“Gerçek ve tehlikeli gürültülerin” farkına varalım ve önleyelim.

Yoksa, birey ve toplum olarak “gürültüye kurban” olacağız!..

 

 

 

 

Bu yazı toplam 659 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim