• BIST 107.840
  • Altın 143,621
  • Dolar 3,5343
  • Euro 4,1419
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 23 °C

Önce laiklik, sonra 19 Mayıs, vurdukça batıyorlar

M.Tanzer Ünal

Geçen hafta, iktidarın hedefinde, ülkemizin iki ortak değeri vardı.

Önce “laiklik”e ateş edildi.

Ateş eden, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman.

“Laiklik, yeni anayasada olmamalı. Yeni anayasa dindar olmalı” dedi.

Arkasından “19 Mayıs 1919” hedef alındı.

Hedef alan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan!

“1919’da başlayan tarihi reddediyorum” çıkışı yaptı.

***

Laiklik ve 19 Mayıs 1919…

İkisi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önemli değerleri.

Laiklik, devletimizin yönetim yapısıyla ilgili…

Devlet ve din işlerinin ayrılması, demek.

Devletin, din ve vicdan özgürlüğünün gerçekleşmesi bakımından “yansız” olması demek…

Laikliği kaldırdığın zaman, devleti İslami esaslara göre yönetirsin.

Değişik din ve inanç sahiplerinin ülkemizde yaşam hakkı kalmaz.

İyice ilkel bir toplum olur çıkarız.

19 Mayıs 1919, hepimizin bildiği gibi, Anadolu’da yeni bir Türk devletinin fiilen temelinin atıldığı gündür.

Devletimizin, cumhuriyetimizin, egemenliğimizin, özgürlüğümüzün başlangıcıdır.

“1919’da başlayan tarihi reddetmek”, çok farklı anlamlar içerir.

İlk bakışta, “Cumhuriyet dönemini reddediyorum” anlamını da taşır…

“Bizim tarihimizin başlangıcı, Osmanlı Devleti’nin başlangıcıdır” anlamını da…

“23 Nisan” iptal edilip, “Kut’ül Amere Zaferi” şenliklerle kutlandığına göre, demek ki, ülkeyi yönetenlerin, cumhuriyet dönemini “yok saymak”, cumhuriyet dönemini “unutturmak, bunun yerine Osmanlı dönemini “ ön plana çıkarmak” gibi hedefleri var.

Tamam, Kut’ül Amare Zaferi, 29 Nisan 1916 tarihinde, Irak’ın Kut kentinde, Osmanlı’nın İngiliz Ordusu’na karşı elde ettiği zaferdir.

Bu savaşta, İngilizler 40 bin kayıp ve esir vermiştir, Osmanlı ise 25 bin askerini kaybetmiştir.

Zafer kazanıldı, ama kalıcı bir sonuç elde edilemedi.

İngilizler, bir süre sonra, aldıkları takviye güçlerle bölgeyi tamamen işgal ettiler.

Sonuçta bu zafer, Osmanlı’nın çöküşünü, topraklarımızın paylaşılmasını durduramadı.

Urfa ve Gaziantep’i Fransızlara, Erzurum’u Ruslara, İzmir’i Yunanlılara, İstanbul’u İngilizlere teslim etmek durumunda kaldık.

Kut’ül Amare, zafer olmasına zafer de, sonunda ne oldu?

Yani şimdi, “1919’da başlayan tarihi reddediyorum” derken, tarihi “Kut’ül Amare’den mi başlatacağız?

Arkasını getiremediğimiz “geçici bir zafer”i, tarihimizin başlangıcı olarak mı kabul edeceğiz?

Yoksa, Sultan Vahdettin’in İngiliz gemisiyle ülkeden kaçışı mı, tarihimizin başlangıcı?

Hangisi?

Başarısızlıklar, hainlikler, düşmanla işbirliği etmeler, ülkeyi satmalar; ne zamandan beri “tarih başlangıcı” oldu?

Başarısızlıkları, hezimetleri, hainlikleri; zafer gibi gösterip milletin kafasını bulandırıyorlar.

Bizim tarihimizin başlangıcı, 1919’dur.

Kurtuluşumuzun, kuruluşumuzun, dirilişimizin, yeniden var oluşumuzun başlangıcıdır 1919!

Varsın bazıları, kurtuluşumuzu Kut’ül Amere’ye dayandırsın!

Onlar, değerlerimize vurdukça, değerlerimizi reddettikçe yükseldiklerini sanıyorlar, ama battıklarının farkında değiller.

 

“Her daireye otopark” konusunda hem kutlama, hem eleştiri

Büyükşehir Belediye Meclisi, son toplantısında “tarihi bir karar” aldı.

Hem de oybirliğiyle…

Muhalefet partilerin meclis üyeleri de “kabul” oyu verdiler.

Nedir bu karar?

Artık tüm Kocaeli’nde, inşaatlarda, “otopark yapma, parasını belediyeye ver” dönemi bitti.

Hani belediyeler, inşaat sahiplerinden “otopark paraları”nı alıp otopark yapmıyorlar, bu parayı başka işlerde kullanıyorlardı ya, artık bu dönem kapandı.

İnşaat sahipleri, artık belediyelere “otopark parası” ödemeyecekler, inşaatlarına, yaptıkları her daire için bir de otopark yapacaklar.

 

Bu karar ne zaman yürürlüğe girecek?

Bunu, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zekeriya Özak’a sordum.

“Meclis kararı, valiliğin onayından sonra belediyelere tebliğ edilecek, tebliğ tarihinden itibaren karar yürürlüğe girecek” dedi.

Meclis kararları 10 gün içinde onaylanıyormuş.

Onaylı kararın tebliğ edilmesi, şu bu, diyelim ki, 20 gün…

Demek ki, meclisin aldığı karar, en geç mayıs ayının sonuna kadar uygulanmaya başlanacak.

 

Bu kararın haricinde tutulacak binalar…

Zekeriya Bey’in söylemesine göre, bazı yapılar karar kapsamı dışında tutulmuş.

Hangi binalar bunlar?

*Merdivenli yollara cephesi bulunan binalar…

*Tarihi binalar…

*Yeraltı sularının çok yüksel olduğu binalar…

Bunlar da yapılacak inşaatların ancak yüzde 1’i kadar tutuyormuş.

Bu da demek oluyor ki, Kocaeli’nde yapılacak binaların bundan böyle artık yüzde 99’u “otoparklı” olacak.

Kentimiz için son derece önemli bir karar.

Caddelerde, araba park edecek yer kalmamıştı.

Hemen değil, ama bir süre sonra bu kararın çok yararını göreceğiz.

Kararın alınmasında emeği geçen herkesi kutluyorum.

 

Gelelim eleştiriye…

Gazeteciliğin özünde eleştirmek vardır.

Biz gazeteciler, her olayın, her kararın mutlaka eleştirilecek bir tarafını buluruz.

Şimdiye kadar böyle bir kararı almayan…

“Her daireye bir otopark” zorunluluğu getirmeyen…

Bu nedenle kentimizi otopark yönünden “yaşanmaz kent” yapan…

*Geçmişteki CHP’li belediye yönetimlerini…

*Kararın çıkış tarihine kadarki 13 yıllık AKP’li yönetimleri…

Eleştiriyorum.

Keşke bu karar, yıllar yıllar önce alınsaydı ve uygulansaydı!

Bu yazı toplam 1704 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim