• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

Osmanlı’ya dönüş mümkün mü? (1)

Mustafa Küpçü

Birileri, Osmanlı Devleti’ni yeniden canlandırmanın, Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet’e ve “laik düzene son verip Ortadoğu ve Müslüman dünyasına liderlik yapacak bir YENİ OSMANLI’yı kurmak” hayalindeler!

Tarih; yaşanan olaylardan ders almanın aracıdır. Şimdi, tarihe “akıl ve mantıkla” bir bakalım;

Osmanlı İmparatorluğu, 16. Yüzyıla kadar hem “fetihler” yoluyla, toprak egemenliğini büyüttü hem de “bilim” alanında önemli gelişmelere imza attı.

Örneğin; Fatih Sultan Mehmet, bilim ve sanata büyük ilgi duyardı. Bilim adamlarını korur ve desteklerdi. Sarayında zengin bir kütüphane kurmuştu. Farsça ve Yunanca’dan Arapça’ya çevrilmiş felsefe eserleri okuyordu. Batılı birçok bilgin ve sanatçıyı çevresinde toplamıştı. Medreselerde doğa bilimleri, tıp ve matematik dersleri veriliyordu.

Fatih, İstanbul’un fethi için yerli ve yabancı uzmanlardan yararlanmış ve bir balistikçi gibi kafa yorarak topçuluğun gelişmesine katkıda bulunmuştu. Edirne’de top dökümhaneleri kurdurtmuş, burada Saruca Usta, Muslihiddin Usta, Macar asıllı Urban ve Cenevizli Domar gibi uzmanlara yer vermişti. (1)

15. ve 16. Yüzyıllarda Osmanlı’nın “Yapı ve silah teknolojisi” oldukça gelişmiş durumdaydı.

Matematikçi ve astronom Kadızade-i Rumi, Ali Kuşçu, Molla Lütfi, Piri Reis, Mimar Sinan bu dönemin ilk akla gelen bilim insanlarıdır.

16. yüzyıldan sonra, Osmanlı’nın İdari düzeni ile birlikte bilim-teknoloji ve sanata bakışı da değişmiştir. Devlet yönetiminde güç, Vezir-i Azamlar ve Padişah eşlerinin ellerine ve entrikalarına kalmıştır!

Bilim ve sanat insanlarına yönelik baskılar, Osmanlı’nın gelişmesini engellemiş, bu arada “bilim-sanat” alanında gelişmeler gösteren Batılı devletler güçlenmiştir.

Osmanlı’da bilimle uğraşan pek çok değerli insan çok yönlü engellenmiş ve kimileri de bilimle uğraşmanın bedelini canıyla ödemiştir!

İşte, birkaç örnek;

Matematikçi-Astronom Molla Lütfi, “dinsizlikle suçlanarak” Sultanahmet At Meydanı’nda idam edildi.

Piri Reis, Basra Valisi Kubad Paşa’nın iftirası üzerine 1554 yılında Mısır’da idam edildi!.

Matematikçi ve Astronom Takiyüddin, tophane sırtlarında, zamanın en modern Rasathanesini kurmuş. Gözlemlere başladıktan bir süre sonra İstanbul üzerinde bir “kuyruklu yıldız” görülmesi ve ardından 1578’de İstanbul’da yaşanan “veba salgınında” çok sayıda insan ölmesinin bu rasathane yüzünden olduğunu söyleyen; Şeyhülislam Ahmet Şemsettin Efendi’nin fetvası üzerine, Padişah emri ile, Kaptanı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından 22 Ocak 1580’de topa tutularak Rasathane yok edildi! (2)

Osmanlı’da yeni bir rasathane ancak 331 yıl sonra, 1911’de kurulabilmiştir!

“Enmüzec-üt-tıb” adlı eseri 17. Yüzyılın en önemli tıp kitabı olan Hekim Emir Çelebi, afyonla zehirlenerek 1638’de öldürüldü!

İşte, Osmanlı’nın yıkılış nedenlerinden en önemlisi, bilim-teknoloji ve sanata yüz çevirmesi, dini bağnazlığın devlet yönetimine egemen olmasıdır!

Yazımıza, yarın devam edeceğiz…

 

  1. Osmanlılarda Bilim, Osman Bahadır, 1996
  2. a.g.e,
Bu yazı toplam 786 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim