• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 26 °C

Özdeyiş, adı üstünde, az sözle çok şey anlatmaktır

M.Tanzer Ünal


“Posalı” yazıları hazzetmem.
Kendim de “posasız” yazmaya gayret ederim.
Söyleyeceğimi direkt söylerim.
Evirip çevirmem…
Yazı, okuru yormamalı.
Kolay anlaşılır olmalı.
Bazen o büyük büyük gazetelerin büyük büyük yazarlarını okuyorum…
Anlamıyorum bir kez daha okuyorum…
Sonunda yine “Acaba ne demek istedi?” diye sormaktan kendimi alamıyorum.
*******
Eski adı “vecize”…
Şimdi “özdeyiş” diye isimlendiriyoruz.
Adı üstünde, az sözle çok şey anlatmak…
Bir düşünceyi, kısa ve özlü anlatmak…
Kelimesi az, anlamı çok söz…
Bu sözler, aradan yüzyıllar, bin yıllar geçse de anlamını kaybetmez.
Hatta söyleyeni ve söylendiği yılı yazmazsanız, günümüzde yaşadığımız olaylar için söylendiğini sanırsınız.
Bugün, beğendiğim özdeyişleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
İşte 2400 yıl önce söylenen bir özdeyiş!
Platon, diyor ki:
“Unutmayın ki, demokrasi bir eğitim işidir. Eğitimsiz kişilerle demokrasiye geçilirse, oligarşi olur. Böyle olduğu takdirde demagoglar türeyecektir. Demagoglardan da diktatörler çıkar.”
Platon’dan bir özdeyiş daha:
“Kötülüklerin ilki ve en büyüğü, haksızlıkların cezasız kalmasıdır.”
Ve Nietzche’den bir söz:
“Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil bir toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen bir adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır. Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir.”
Konfüçyus’un özdeyişi de ilginç:
“Kimin doğru olduğunu tartışmayın, neyin doğru olduğuna karar verin!”
Albert Einstein’den bir özdeyiş:
“Aptallara göre insanlar, ırk, cinsiyet, milliyet, yaş, statü, renk, din ve dil başta olmak üzere 8’den fazla kategoriye ayrılır. Oysa olay bu kadar komplike değildir. İnsanlar sadece ikiye ayrılır. İyi insanlar ve kötü insanlar…”
Sokrates’in şu sözü de çok anlamlı:
“Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın!”
Victor Hugo’dan çarpıcı bir söz:
“Büyük tehlikelerin bir güzelliği vardır. Birbirine inanmayanlar arasında kardeşlik yaratır.”
Son özdeyiş Fidel Castro’dan:
“Bir katilin, bir hırsızın yönetici olduğu bir ülkede, dürüst kişilerin yerinin ya mezar ya cezaevi olduğunu anlayabilmek zor bir şey olmasa gerek.”
**********
Dediğim gibi…
Özdeyiş, az sözle çok şey anlatabilmektir.
Bilmem, anlatabildim mi?


Fatih Terim neden gitti?
*******
Yanlış sordum, Fatih Terim neden gönderildi?
Öncelikle şunu söyleyeyim, iyi bir Galatasaraylı olarak gelişen olaylara üzüldüm.
Fatih Terim, “hırslı” ve “hedefli” bir insandı.
Başarısının temelinde de bu yatıyor.
Ancak son yıllarda yakaladığı şöhret, O’nun aklını başından aldı.
Dünyayı ben yarattım, Galatasaray demek ben demek, havasına girdi.
Ayağını yerden kesti.
Kendini kurumun önünde görmeye başladı.
Kurum yönetimini tanımaz hale geldi.
Koskoca Galatasaray camiasının “tek patronu” olduğu havasına girdi.
Kurumun maaşla çalışan bir elemanı olduğunu unuttu.
Sonuç?
Kurumlar kalıcı, kişiler gidicidir.
Fatih Terim gitti, Galatasaray yoluna devam edecek.
Keşke, bu gelişmeler olmasaydı!
Keşke, Fatih Terim ayağını yerden kesmeseydi!
Gelinen noktada, Galatasaray Yönetim Kurulu’nun Fatih Terim’in ipini çekmekten başka yapacak bir şeyi yoktu.


Bu yazı toplam 867 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim