• BIST 89.764
  • Altın 144,981
  • Dolar 3,6235
  • Euro 3,9069
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 15 °C

Özeleştirinin kıymeti

Banu Gürer

 

 

 

Cenab-ı Hak’kın Kur’an-ı Kerim’de üzerine yemin ettiği az sayıda varlık vardır.

 Ve O’nun (C.C.) bir şey üzerine yemin etmesi o şeyin çok önemli olduğunu gösterir.

Kendini kınayan (levvame) nefis, yani kişi gibi: "...Kendini kınayan (levvame) nefse yemin ederim." (Kıyame, 2)

Belirtmek gerekir ki kendini kınayan kişiden maksat kendini eleştirebilen, bu eleştirmeyi hakkaniyetle yapan, hatalarından bu manada pişmanlık duyabilen kişidir.

Yani sağlıklı bir özeleştiri yapabilen kişidir.

İzzet-i nefsini ayaklar altına alan kişi değil.

İşte kendini kınayan nefsin önemi de bu noktada başlamaktadır.

Zira İslam’ın insana dair temel hedefi insan-ı kamile ulaşması değil midir?

Bir insanın kemale ermesi eksik ve hatalı işlerinden mümkün mertebe uzak durması ile mümkündür.

Kişinin kendini hatalardan uzak tutması ve hatalarını telafi etmesi ise öncelikle onları kabul etmesine bağlıdır.

Ve kabul ettiği bu hatanın hem kendine hem de çevresine verdiği zararı ortadan kaldırmaya gayret etmesine.

Nitekim insanlığın temel problemi de burada yatmaktadır.

Zira insanın en zor yaptığı şeylerden biri hatalı olduğunu kabul etmek ve kendini bu doğrultuda eleştirebilmektir.

Bunu hayatımızın pek çok alanında tecrübe etmiyor muyuz?

Aileden arkadaşlıklara birçok ilişkimizi, bu zoru başaramadığımız için zedelemiyor muyuz?

Hatta eksiklerimizi tamamlamak suretiyle kendimizi geliştirmenin önüne bu şekilde set çekmiyor muyuz?

Peki, bizi bu manada doğruyu yapmaktan alıkoyan şey nedir?

Çoğu zaman kibir.

Çünkü kibir hatalarımızı görmemizi engelleyen en önemli etkendir.

Ve bizi hatadan hataya sürükleyen.

Öyle ki hatamızı görmemizi engellediği gibi hatada ısrar etmemize de sebep olur.

Ve kendimizi adeta bir hatalar sarmalının içine hapsetmemize yol açar.

İşin daha da acı tarafı, bu sarmal, hatalarımıza bulduğumuz “mazeretlerimizle” daha da büyür ve karmaşık hale gelir.

Çünkü “hatasız” olduğunuza dair kendinizden başlamak üzere çevrenizi ikna etmeye yönelik mazeret geliştirmeye başladınız mı, bunun sonunu getirmek oldukça zordur.

Ve ciddi bir irade ister.

İşte bu iradeyi gösterebildiğiniz zaman Allah (C.C.) katında üzerine yemin edilecek kadar değerli bir insan hale gelirsiniz.

Zira insan-ı kamile doğru olan yolculuğunuzda amacınıza ulaşmanızı engelleyen prangalarınızı kırmaya başlamışsınız demektir.

Ne büyük haslet!

Mevla (C.C.) cümlemize nasip eylesin…

Bu yazı toplam 867 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim