• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 30 °C

Papa-ğan!..

Mustafa Küpçü

“İnanç üzerinden siyaset” hemen her devirde, kitleleri etkilemek, galeyana getirmek, birbirine düşman kılmak için en geçerli yöntem olmuştur.

Din üzerinden siyaset “ilkel ve ahlaksız bir siyaset yoludur!”

Neden?

Günlük yaşamda şöyle çevrenize bir bakın; kimi “fanatik” ve akılları tutsak edilerek koşullandırılmış kişileri bir kenara bırakın, inançları nedeniyle insanlar ve insan toplulukları “düşmanlık” beslemezler.

Özellikle İslamiyet’te; “Dinde zorlama yoktur” esası vardır. Çünkü; bu dünya bir imtihan sahasıdır. Yaradan herkese “AKIL” vermiş, “İNSANCA YAŞAMA” kurallarını da koymuş. Doğru yaşarsan, Cennet’le ödüllendirilecek, yanlış yaşarsan Cehennem’le cezalandırılacaksın.

Üstelik, her insan kendi hesabını kendisi verecek.

Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı inanç grupları özgürce yaşamışlar. Fatih, İstanbul’u fethettiği zaman Hıristiyanlar ve öteki inanç grupları için “Özgürce inançlarını yaşamaları” üzerine Ferman yayınlamış.

Tanzimat sonrası Osmanlı Meclis-Mebusan’ında ve Hükümetlerinde başta Ermeniler olmak üzere farklı inanç gruplarından insanlar yer almışlar.

Bunlar bir yana, tarih boyunca “KİMİ- Din Adamları” siyasetin “maşaları” ve “maskaraları” olmuştur!

Bunun en somut örneği, Katolik dünyasının lideri PAPA Hazretleridir!

Papa Francesko, “20. Yüzyılın en büyük trajedisi 1915 Ermeni Soykırımıdır” diyor!?

Aslında, bunu Papa söylemiyor!

Küresel siyasetin egemenleri Papa’ya söyletiyor!

Papa’yı bir “PAPAĞAN” gibi kullanıyorlar!

Ondan önceki Papa hazretleri de; “Kadınlar, mutfaklarınıza dönün” diye çağrı yaptı. Neden? Çünkü, “İŞSİZLİK” sorununun çözülmesi için kadınların iş hayatından kaçırılması gerekiyordu! Papa, siyasetçiler için bir “maşa” olarak kullanılıyordu!

İslam dinine inandığını söyleyip, “Allah’tan başka kimseye boyun eğmem” derken, “siyasetin kölesi” olan, “Din Adamı” kılıklı zamane şeytanları yok mu?

Ooo, hem de pek çok!

İşte size bir örnek;

Kıbrıs’ta ANNAN PLANI için Referandum yapılacak.

5 Nisan 2004 günü ABD Başkanı’nın konutu “Beyaz Saray” da Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan’la “Şeyh Kabbani” buluşuyor. Ertesi günkü gazetelerde tokalaşırken fotoğrafları ve buluşma haberleri çıkıyor! Erdoğan’dan hiçbir itiraz, yalanlama ya da açıklama yok!

Kim bu Kabbani?

Kıbrıs’lı Nakşibendi Şeyhi, Şeyh Nazım’ın damadı. ABD’de yaşıyor ve Nazım’ın sağ kolu, temsilcisi.

Referandum, 24 Nisan 2004’de yapılacak.

Şeyh Nazım, iki gün önce BASIN TOPLANTISI yapıyor! Ve diyor ki; “Annan Planı’na EVET deyin. Evet demek rahmani, hayır demek şeytanidir!”

İşte size bir başka “Papağan” örneği!

Küresel TEKELLER, “Din adamı” kılığındaki maşalarını böyle kullanıyor ve toplumu uyutup uyuşturuyor, galeyana getiriyor, terör ve savaşları böyle besliyorlar!

Silah tekellerinin silah ve mühimmat satması için, dünyada terör ve savaşların sürüp gitmesi lazım. Bunun içinde “toplumlar arası düşmanlıkların” körüklenmesi gerek.

İnsanlık ne zaman uyanıp da bu “kirli düzenin” ve  din adamı kılıklı siyasal ve ekonomik düzenin “ajanlarının” farkına varırsa, o zaman gerçekten “İNSANCA BİR YAŞAM” mümkündür.

Yoksa, aklını başkalarının güdümüne vermiş, içkiyi haram sayarken uyuşturucu ile kafa bulan cellatların vahşetinde daha çok masum insanın kanı akıp gidecek.

Bu yazı toplam 793 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim