• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 19 °C

Partilerdeki çekilme ve istifalar neyi anlatıyor?

M.Tanzer Ünal

 

                                          

Önce şunu belirtmeliyim.

Türkiye’de siyaset yapmak, zor iş…

Her babayiğidin harcı değil.

Neden zor?

Çünkü çoğu kişi, “vermek için” değil, “almak için” siyasete giriyor.

*“Güç”, alıyor…

*“Rant”, elde ediyor…

*Kesesini dolduruyor…

Bu nedenle de hangi dönem olursa olsun, siyaset hemen kirleniyor.

Böyle bir ortamda bulunmak, “kendini bilen insanları” rahatsız ediyor.

Sonra…

Bizdeki siyaset “lider siyaseti” olduğu için, siyasete giren “hürriyetini” kaybediyor.

Özgür düşünemiyor, düşünse bile bunu ifade edemiyor.

Kendi doğruları çerçevesinde siyaset üretemiyor, partinin, hatta parti liderinin doğrularına tartışmasız evet demek zorunda kalıyor.

Siz sanıyor musunuz, AKP’de siyaset yapanların tamamı Başbakan Erdoğan’ın tavrını, davranışlarını, görüşlerini ve konuşmalarını onaylıyor!

Ama korkudan seslerini çıkaramıyorlar.

Çünkü bu partide düşünmek, konuşmak, tartışmak kesinlikle yasak!

Diğer partilerde de durum aynı, ama AKP’de daha sıkıntılı.

İşte bu nedenle de ülkemizde siyaset yapmak zor.

Hürriyetine düşkün insanların işi değil.

Bu durumu belirttikten sonra, şimdi gelelim kent siyasetinde birkaç gündür olup bitene…

 

 

Neden çekiliyorlar, neden istifa ediyorlar?

                                               *********

İki gündür yazıyorum…

Partiler, belediye meclisi adaylarını açıklayınca ortalık yangın yerine döndü.

Tepkiler, çekilenler, istifa edenler…

Bekleniyor muydu? Bekleniyordu…

Biz bunu yıllardır her seçim döneminde yaşıyoruz.

Siyasete girenlerin çoğu normalinden fazla “ego” sahibidir.

Kendilerini “vazgeçilmez” sanırlar.

Kendileri o görevde olmazsa “işlerin yürümeyeceği” hissine kapılırlar.

Sonunda yaşamın devam ettiğini, işlerin yürüdüğünü görürler.

Ancak olan olmuş, fevri davranıp istifa etmişlerdir.

Ben, partilerde birkaç gündür olup bitenlere bu gözle bakıyorum.

*AKP Körfez’de, Engin Koyun’un önce istifa edip sonra istifasını geri alması…

*Bazı adayların sırasını beğenmeyip çekilmesi…

*Talepleri yerine getirilmeyen parti yöneticilerinin istifa etmesi…

*CHP Kartepe’de, eski ilçe başkanı ve belediye meclis üyesi Bülent Sarı’nın partisinden ayrılması…

Hep bu nedenle!

Keşke hemen değil de daha sağlıklı şartlarda karar verselerdi.

Siyasete atılmak, bir partiye üye olmak, ciddi bir iştir.

Bir partiden istifa etmek de ciddi olmalı…

Bir kişi, yıllardır hizmet verdiği partisinden, salt “kendi isteği yerine getirilmedi” diye ayrılmamalı.

 

 

Bu istifalar da başka istifalar!

                                               ***********

Bir de, sonradan AKP’li olup, yeni partisinden beklediğini alamayıp istifa edenler var.

İbrahim Şişman gibi…

İbrahim Şişman ANAP’ta idi, DP’ye geçti, oradan da AKP’ye.

Sanırım, meclis üyesi adaylığı beklentisi vardı, olmayınca önceki gün istifasını basıp AKP’den de ayrıldı.

Şimdi, bir şeyler bekleyerek MHP’den AKP’ye geçen Adnan Metin’in, DYP’den AKP’ye geçen Ercüment Şahin’in ve ANAP’tan yine AKP’ye geçen Avni Karakadılar’ın nasıl bir tutum içinde olacaklarını merak ediyorum.

AKP, “ikbal” bekleyerek partisine katılanlardan sadece Yaşar Keskin’i meclis üyeliğine aday gösterdi.

Biliyorsunuz Yaşar Keskin, daha önce DP’de İzmit ilçe başkanlığı yapmıştı.

Diğerleri hava aldı…

       

 

Sonuç olarak…

                                               *******

Siyaset zor iş, ama onurlu bir görev!

Topluma hizmet etmenin en etkin yöntemi…

Ancaaak…

*Siyasete “almak” için değil, “vermek” için gireceksin!

*Kişisel çıkarlarını kesinlikle ön planda tutmayacaksın!

 

 

 

 

Ayhan Zeytinoğlu’nun son günlerdeki ABD, Avustralya ve Fransa trafiği…

                                                               *********

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, bir süredir dur durak bilmiyor.

Allah kolaylık versin!

Bazı günler İzmit, İstanbul ve Ankara’daki üç toplantıya birden katılmak zorunda kalıyor.

Eeee, bir insanın yurt içinde ve yurt dışında pek çok önemli görevi olursa, başka yapacağı bir şey yok.

Geçen hafta aradım, ABD’deymiş.

Önceki akşam aradı, “Döndüm, ama Ankara’dayım” dedi.

Devam etti…

“Yarın sabah Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Avustralya’ya gideceğiz… Türkiye-Avustralya İş Konseyi toplantısı var. Pazar günü döneceğim. Sadece pazartesi günü İzmit’teyim.  Salı günü Paris’e uçacağım. Dünya Odalar Federasyonu toplantısı için… Dönünce görüşelim…”

Hepsini değil, Ayhan Zeytinoğlu’nun görevlerinden bazılarını yazayım, O’nun neden bu kadar fazla seyahat ettiğini anlayacaksınız.

Ayhan Bey…

*Dünya Odalar Federasyonu Genel Konsey Üyesi.

*Kısa adı DEİK olan Dış Ekonomik İlişkiler Konseyi Başkanvekili.

*Türk-Amerikan Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi.

*Türkiye-Avustralya İş Konseyi Başkanı.

“Allah kolaylık versin” denmez de ne denir!

  

  

   

 

Bu yazı toplam 1011 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim