• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 15 °C

Partilerin “bol keseden dağıtma” yarışı

M.Tanzer Ünal

Partilerin seçim beyannamelerini izlediniz mi?

Ben izledim.

Dördünü de…

Hatta SP ve BBP’yi de sayarsak, altısını da…

İnanın ağzım açık kaldı.

“Biz ne kadar zengin bir ülkeymişiz, ne bu hovardalık” demekten kendimi alamadım.

Liderler, adeta “bol keseden dağıtma” yarışına girdiler.

*Hepsi, asgari ücreti artırıyor…

*Hepsi, emeklilere ikramiye dağıtıyor…

*Hepsi, emekli aylıklarına zam yapıyor…

*Hepsi, ne bileyim milyonlarca kişiye “sosyal yardım” veriyor…

*Hepsi, öğrencilere yurt yapıyor, burs sağlıyor…

*Hepsi, taşeron işçileri kadroya alıyor…

*Hepsi, çiftçiye mazotu ucuz satıyor…

*Hepsi, çalışan emeklilerden sigorta destek primlerini kaldırıyor…

*Hepsi, devlete çok sayıda personel alıyor…

Daha hangi birini sayayım?

Emekliye, işçiye, çiftçiye, esnafa, tüccara, memura, öğrenciye, engelliye, öğretmene, şehit yakını ve gazilere; vaat üstüne vaatte bulundular.

Hani derler ya, hepsinin de ağızlarından bal damlıyordu.

Rakamları yarıştırdılar…

Asgari ücretle çalışanlara 1300 Lira veren de oldu, 1400 veren de, 1500 veren de…

2500 Liraya kadar çıktı rakam.

Mübarek “açık artırma” yapıldı sanki!

Var mı artıran?

Emeklilere ikramiye de öyle.

Memur maaşlarına zam da aynı…

 

***

 

Liderleri dinlerken, “İyi ki, Suriyeliler vatandaşlığa alınıp seçmen yapılmadı” dedim kendi kendime.

Suriyelilere yapılacak vaatlerin haddi hesabı olmazdı.

Aile başına ev vaat etmeye kalkarlardı.

Araba sözü verirlerdi…

Çünkü bu vatan, “yağma Hasan’ın böreği”…

Yağmalaya yağmalaya bitiremediler.

 

Bu kadar para nerede?

Bilirsiniz…

Bir kişinin, beklenenden fazla para harcadığı görülürse, şaka yollu sorulur:

Ne oldu, banka mı soydun?

Hayırdır, piyangodan para mı çıktı?

Türkiye’nin son günlerdeki durumu da aynı!

Dışarıdan birileri, bizim liderleri dinlese, ülkemizin bir yerlerinden petrol veya doğalgaz fışkırdığını sanır.

Hele hele devletimize borç veren finans kurumları, liderlerin bu seçim vaatleri karşısında şaşkındır.

“Bizim verdiğimiz borç paraları nasıl da akılsızca harcıyorlar” diye içlerinden geçiriyorlardır.

Liderler, olmayan paraları dağıttılar.

Bizim olmayan, borç aldığımız paraları…  

Ne için?

Seçim kazanmak için…

Saltanatlarını sürdürmek için…

Özetle, bizleri, halkı aldatıyorlar.

 

Halka gerçekler anlatılmıyor

Sakın yanlış anlaşılmasın.

“Asgari ücret de, emekli maaşları da yeterli, zam yapılmasın” demek istemiyorum.

Zam yapılsın da, para nerede?

Üretim yok.

Türkiye, AKP ile birlikte “üretim ekonomisi” ni bırakıp, “borç ekonomisi” ni benimsedi.

Üreterek değil, tüketerek büyüyoruz.

Dışarıdan aldığımız borç paraları içeride dağıtarak “zenginlik” havası atıyoruz.

Hepsi bu!

Devlet de borçlu, özel sektör de borçlu.

Kur arttı, her iki taraf da kara kara düşünüyor.

Bu kadar borç nasıl ödenir diye…

Borçları nedeniyle özel sektörün elindeki önemli tesisler, yabancıların eline geçme tehlikesi ile karşı karşıya.

İhracat, her geçen ay daha da azalıyor.

İşte geçen ayki azalış yüzde 20’ye kadar yükseldi.

Bir ayda ihracatın yüzde 20 azalması ne demek?

Sıcak para gelmese, cari açık nasıl finanse edilecek?

Ülke olarak bu durumdayken, bir taraftan da seçim kazanabilmek pahasına “olmayan parayı” dağıtıyoruz.

Oh ne âlâ memleket!

 

AKP, şimdiye kadar neden vermedi?

Bu “olağanüstü vaatler furyası” nı 7 Haziran seçimleri öncesi CHP başlatmıştı.

Daha sonra MHP ve HDP, CHP’yi kopya etmişti.

AKP, “Kaynak nerede, kaynak nerede?” diyerek bu vaatlere karşı çıkıyordu.

Pazar günü baktık ki, AKP, “vaat yarışı” nda diğerlerini yaya bırakmış.

Diğerleri ne vaat ediyorsa, AKP de vaat ediyor…

Doğru mu?

Yanlış… Diğerlerinki de yanlış, AKP’ninki de yanlış.

Ancak diğerlerine değil de AKP’ye şunu sormak lazım:

Madem verilebiliyordu da 13 yıldır neden vermedin?

Neden yüz binlerce kişiyi mağdur ettin?

Yeni kaynak buldum diyorsan, bu kaynağı nereden buldun?

 

Özetlersek…

Çalışmayı sevmiyoruz.

“Çalışarak, alın teri akıtarak para kazanmak”, artık değerlerimiz arasında değil.

Çoğu kişi, “çalışmadan, rant ekonomisiyle köşeyi dönme” peşinde.

Bu nedenle ülkemizdeki üretim yetersiz!

Özellikle ihraç edebilecek yeterli ürün üretemiyoruz.

Bu nedenle ihracatımız sürekli azalıyor, ithalatımız artıyor.

Yurt dışından gelen “sıcak para” ile ayakta durmaya çalışıyoruz.

Ama nereye kadar?

Kafamızı değiştirmezsek, duvara toslayacağımız günler yakındır.

Bu gerçeğimiz, siyasi kaygılar nedeniyle toplumdan gizleniyor.

Zaten toplum da AKP sayesinde “anlatılanları anlayamaz” duruma getirildi.

Sadece cebine girene bakıyor, gerisiyle ilgilenmiyor.

Ülkemiz böylesine bir çıkmaz içinde.

Tuttuğumuz yol, yol değil!

Ben bunu söylemek istiyorum.

Partiler, olmayan parayı dağıtmak için değil, ülkemizi daha zengin edebilmek için yarışmalıydı.

Bu yazı toplam 1073 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Olcayto SATI
06 Ekim 2015 Salı 15:05
15:05
Liberal Demokrat Parti Asgari Ücret işsizlik oluşturduğu için kaldıracak,
Vergilerin %10 seviyesine çekilmesini sağlayacaktır.
Böylece halkta ve esnafta para kalacak alım gücü artacaktır
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim