• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Pazarda evlat kavgası!..

Yavuz Taşkıran

Kavga edenlerin Temmuz ayının son haftasındaki konumlarını bildiriyorum: Birisi Çandarlı civarında su altında dalış yapmakla meşgul. Diğeri ise Norveç fiyordlarında geziyor. İlginç değil mi? Ama bundan birkaç yıl geriye gidince ikisinin yolu bir sebze-meyve pazarında kesişiyor. Hava sıcak, henüz Pazar alışverişi tamamlanmamış. Yeşil branda ile yaratılmış gölgedeki masa ve sandalyelerin olduğu küçük kahvede birer limonata içiliyor. Söz nasıl açıldıysa, zıpkınla balık avlamada kullanılan o sivri uçların nasıl temin edildiği konuşuluyor. Balığına göre özel zıpkın uçları gerekli olduğunu söylüyor son 15 yılını dalışa ayıran yılların hocası...

 

Ötekisi, “Peki bunları nereden satın alıyorsunuz?” sorusu ile olaya doğrudan katılıyor. “Şimdi çoğu malzemeyi Türkiye’de bulmak kolay. Ama eskiden bir evlat bu konuda bana destek veriyordu” diyor dalış hocası... Önceleri zıpkınla ve şnorkel ile dalış yapıp müthiş bir balık avı yapan hocamız şimdilerde dalış eğitimi de veriyor. Hanımefendi olan sormayı sürdürüyor: “Peki kimmiş bu evlat?” dediğinde, “Tanımanız zor, Spor Akademisi öğrencisi, sonra Ege ve Hacettepe Üniversitelerinde çalıştı, şimdi ise Kocaeli’de görev yapıyor...”

 

Bu cümle sonrası yaz ortasında ani bir şaşkınlık ve tahmini zor bir serinlik yaşanıyor. Limonatalar içilmiş, pazardan neler alınacağına sıra gelmişken durum karışık bir hal alıyor. Kadın, “O benim evladım” diyor. Adam, “Yapmayın hanımefendi o benim evlattır” diyor.

 

Spor Akademisi dönemlerinde her öğrenci aynı zamanda birer evlat gibi yetiştirilirdi. Herkes öğrenci idi, ama eğiticiye gösterilen saygı inanılmaz boyutlardaydı. Her öğrenci ve her öğretim elemanı üzerine düşen görevleri fazlası ile yerine getirmek için sürekli mücadele ederdi. Çok büyük keyifler yaşayarak mezun olup yaşamın içine katıldık. Asla hiçbirini unutmadık. Anıyoruz, arıyoruz, sağlıkla yaşamlarını sürdürdükleri duymak, öğrenmek bizi mutlu ediyor.

 

Hentboldan başka bir şey düşünmeyen bu hocamın suya ve dalışa, balık avcılığına soyunmasını onunla birlikte yönettiğimiz (Başka hocalarım da vardı) bir kursa bağlıyorum. Katılır mı bilmem ama yazmadan geçemeyeceğim.

 

Rize’de bir kurs yönetiyoruz. O zaman sanıyorum Sağlık Okulu idi kaldığımız yer, orada kalıyor ve yemeklerimizi en usta aşçıların elinden çıkan lezzet taneleri gibi keyifle yiyorduk. Uygulama dersleri okulun spor salonunda yapıyorduk. Hayatımın en güzel çaylarını orada içtim. Sanıyorum kursta görevliydi, bir sağlık görevlisi hanımefendi bize inanılmaz güzellikte çaylar yapıyordu. O çayların tadını bugün bulamıyorum. Çay üreticilerine duyurulur!

 

Peki serbest zamanlarımızda ne yapalım dediğimizde, çapari ile balık tutalım görüşü ortaya çıktı. Karadeniz’in kenarında olunca balık kaçınılmaz bir aktivite oldu. Misina ve iğneleri aldık. Oltalarımızı hazırladık. Çapari yaptık. Küçük bir sandalla açıldık. Birkaç balık oltamıza takıldı. Daha sonra kayalıklar bölgesinde oltamızı fırlattık. Kefal bile yakaladık. Bizi uzaktan izleyen o kurumun müdür yardımcısı yakaladıklarımızı görünce inanamadı. Gösterdiklerimiz sonrasında “Siz kefalin aptalını bulmuşsunuz” dedi. Gel de gülme...

 

Deniz, olta, balık, sandal derken yıllar sonrasının sahnesindeki hocam şimdi dalış hocası, zıpkınla balık avlamada usta ve dünya tatlısı bir eşi ve teknesi ile yaşamını sürdürüyor. İsmini yazmıyorum. Bu yazıyı okuyanlar onun kim olduğunu rahatlıkla yazacaklardır. İznimin birkaç günün onları ziyaret ederek geçireceğim. Ondan öğreneceğim hala çok şey var.

 

Pazardaki tartışmanın kadın tarafındaki kimdir, onu da bu yazıyı okuyanlar tahmin edeceklerdir. Her ikisi de haklı. Ben, her iki tarafın evladıyım...

Bu yazı toplam 1266 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim