• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

Pekin: AKP ile HDP ittifak halinde

Pekin: AKP ile HDP ittifak halinde
MHP milletvekili aday adayı Süleyman Pekin gazetemize verdiği röportajda, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, Pekin, AKP ile HDP’nin en baştan bu yana ittifak halinde olduğunu ve ülkeyi bölme noktasına getirdiklerini söyledi.

MHP aday adaylarında Tük-Eğitim-Sen Kocaeli Şube eski Başkanı Süleyman Pekin, gazetemize verdiği röportajda özellikle hükümete yönelik sert ifadelerde bulundu. Pekin, siyasete giriş sebebini ise ülkenin sorunlarının çözümüne yönelik doğru adımların atılmamasını gösterdi.

 

“İTTİFAK YAPIYORLAR”

Türkiye’de ekonomik problemlerin yaşandığını da sözlerine ekleyen Pekin, AKP ve HDP’nin en başından bu yana ittifak halinde olduğunu, bu iki oluşumun yaşattıkları nedeniyle ülkenin bölünme noktasına geldiğini ileri sürerek hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.

 

Bir sendikacı ve eğitimciyken neden siyasete girmeye karar verdiniz?

Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak, ülkemin doğru yönetilmediğini düşünüyorum. Ekonomik anlamda çarpıklıklar var. Zengin-fakir arasındaki fark giderek açılmış ve uçurumlar oluşmuş. Her geçen gün milyarderler artarken halk fakirlik içinde yaşıyor. Bir yanda sokaklarda ekmek arayan insanlar varken, diğer tarafta lüks ve şatafat içinde yaşayan insanlar bulunuyor. Bir yanda evini geçindirmeye çalışan ve yemeğini bile iki öğüne düşüren insanlar varken diğer tarafta her türlü yemeği yeme imkânına sahip lüks içinde yaşayan insanlar bulunuyor. Sosyal anlamda hızsızlık, yolsuzluk, cinayet ve cinsel saldırılar artmış durumda.

Dış politikada ise doğru yönetilmeme sonucunda doğru dürüst dostu kalmamış bir ülke varken, benim için siyaset yapmak artık bir zorunluluk haline geldi.

 

MHP’nin bugün itibari ile 1 milletvekili çıkarması seçilmeniz konusunda sizi tedirgin etmiyor mu?

Ben gençliğimden beri ülkücü camia içerisindeyim. Bizim için önemli olan üzerimize düşen görevi hakkıyla yerine getirmektir. Şimdiye kadar üzerimize aldığımız görevleri hakkıyla yerine getirmeye çalıştım. Her zaman kısa, orta ve uzun vadeli hesaplar yaparak yaşamaya çalıştım. Şimdi ise siyaset yaparak ülkeme hizmet etmeye çalışıyorum. Sayıya çok fazla önem vermiyorum. Amacım içerisinde bulunduğum siyasi partide en iyisini yapmaya çalışmaktır.  Biz şimdilik 1 olan milletvekili sayımızı bir kaç kat artırmak istiyoruz.

 

“5 BAKAN DEĞİŞTİ, SİSTEM DÜZELMEDİ”

Bir eğitimci olarak Türkiye’de eğitim sistemi ve zorunlu din derslerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de en büyük sorunların başında eğitim sistemi geliyor. Ülkemizde eğitim sistemi adeta bir yapboz tahtasına dönmüş durumda. 13 yıllık iktidarı boyunca 5 Milli Eğitim Bakanı değişti, ancak yine de belli bir sistem oturtulamadı. Sınav sistemi sürekli değişiyor ve neyin ne olduğu bir türlü anlaşılamıyor. Öğrencileri etkin bir şekilde yetişmesini sağlayacak bir eğitim sistemi oluşturulamadı.

Devlet bugün özel okullara öğrencileri yönlendiriyor ve bir takım destekler veriyor. Bu da yanlıştır. Çünkü zaten özel okula giden öğrencinin ailesi zengindir. Devlete ihtiyacı yoktur. Devlet asıl desteği devlet okullarına vermelidir. Asıl sıkıntı ve eksiklikler devlet okullarında vardır.

Diğer bir yandan din dersleri doğru dürüst öğretilemiyor. Bu konuda ben diyaneti yeterli bulmuyorum. Bugün gelinen noktada bu kadar şiddete bulaşmış insanların var olması dini ve ahlaki değerlere sahip olmayan gençlerin fazla olduğunu göstermektedir. Bu anlamda din derslerine karşı çıkmak anlamsızdır. Çünkü din dersleri gerçekten verilebilse aslında din insana ahlaklı bir insan olması gerektiğini söyler. Bu anlamda dinin belki daha geniş ve iyi bir şekilde kavratılarak verilmesi gerekmektedir.

 

“CEMAATİN HASTANESİ OLSA ONU DA KAPATACAKLAR”

Sizce, devlet neden dershaneleri kapatıp özel okullara yönlendirme yapıyor?

Bu aslında iktidar ile Gülen Cemaati’nin 12 yıllık ortaklıklarının bozulması nedeniyle iktidarın cemaati bir şekilde tasfiye etme çabasıdır. Cemaatin elinde bulunan dershane değil de hastane olsaydı hükümet bu sefer hastaneleri kapatacaktı. Çünkü iktidar cemaati bütün kurumlarını tasfiye etmek istemektedir. Bu uğurda da elinden gelen her şeyi yapmaktadır.

Bugün özel okullara giden öğrencilere katkı olarak ekonomik yardımlarda bulunmaktadır, ancak devlet okullarında veli ile öğretmenlerin karşı karşıya geldiğini görmemektedirler. Okullarda çeşitli isimler adı altında toplanan paralar yüzünden veliler ve öğretmenler hep karşı karşıya gelmektedirler. Devlet asıl katkıyı özel okullara değil devlet okullarına vermelidir.

 

“BİNLERCE YETİŞMİŞ ÜLKÜCÜ VAR”

MHP bugün itibari ile iktidara hazır mı?

MHP bugün ortaya çıkmış bir parti değildir. 46 yıllık bir geçmişi vardır ve bu yıllar içerisinde binlerce insan yetiştirdi. Yetiştirdiği bu insanlar hayatın her alanında yerini aldı. MHP ülke yönetimi açısından en şanslı kurumlardan birisidir. Çünkü yetişmiş, ülke yönetiminde etki kurabilecek bir kadroya sahiptir. MHP, Türkiye’de alması gereken oydan daha az oy almaktadır. Bizler partimizi hak ettiği yere getirmek için çalışacağız.

 

“AKP İLE HDP, BAŞTAN BERİ İTTİFAK HALİNDE”

AKP ile HDP’nin seçimlerde bir ittifak halinde olduğu görüşünü nasıl değerlendirirsiniz?

AKP ile HDP sadece seçimlerde değil baştan beri bir ittifak halindedir. AKP; HDP ve uzantısı olan PKK ile müzakere ederek vatana ihanet etmiştir. Oslo görüşmeleri basına sızmıştır. AKP terörist başını muhatap alıp barış sürecine girebileceğine inanmaktadır. Doğu ve Güneydoğu’da devlet PKK’nın yaptıklarına göz yummaktadır. Orada otorite dağılmıştır. Devlet istese bunların hiçbirisi olmaz. Ancak bugün devleti yönetenler PKK’yı şımartarak, muhatap kabul ederek, terörü meşrulaştırarak vatana ihanet içine girmişlerdir. Devlet o bölgelerde etkinliğini azaltarak PKK ve uzantılarının orada istediği gibi davranmasını sağlamıştır.

Ben askere gönüllü olarak girmiş bir insan olarak bugünkü yapılanları görünce yaptığım askerliğe lanet ediyorum. AKP, sadece PKK ile değil Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’de Amerikalılarla işbirliği yapan Kürtlerle işbirliği içindedir. Terör suçluları ön plana çıkarılıyor ve çok önemli bir adammış gibi insanlara sunuluyor. Bu da anayasaya göre suçtur ve vatana ihanetten yargılanmaları gerekir.

 

“ORTA SINIF YOK OLDU”

Asgari ücreti ve ülkenin ekonomik yapısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ünlü bir ilahiyatçının bir sözü vardır. Derki; eğer bu ülkede asgari ücret bin liranın altında ise burada Müslüman yoktur demektir. Önceden orta sınıf denen bir tabaka vardı ve kimseye muhtaç olmadan yaşabiliyordu. Şimdi ise orta sınıf diye bir şey kalmadı. Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir oldu. Birileri kıt kanat geçinirken birileri de gösteriş olsun diye bir kaç defa umreye gidiyor. Bunu yapanlarda güya İslam adına yapıyorlar. Halbuki İslam’da lüks ve şatafat yoktur, sadelik vardır.

Diğer bir taraftan dünyada petrol fiyatları düşerken bizim ülkemizde benzin fiyatları yeterince düşmüyor. Milyarderler almış başını gidiyor. Gelir dağılımında adalet yok. Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olarak ekonomik sorunları görüyorum. Ekonomik durumu bozuk olan bir insana hiçbir şey anlatamazsınız. Öncelikle insanların ekonomik anlamda refah seviyesine ulaşması gerekmektedir.

 

“AKILLARINDA PADİŞAHLIK VAR”

Başkanlık Sistemi konusunda neler söylemek istersiniz?

Bunları getirmek istedikleri sistem başkanlık sistemi değildir. Bunların getirmek istedikleri sistem aslında padişahlıktır. Çünkü bunların istediği bir başkanlık hiçbir yerde yok. İstiyorlar ki ülkede her şeye onlar karar versinler. Yargıda, yürütmede, yasamada onlar olsun, her istediklerini hiç bir engel olmadan yapabilsinler. Böyle bir başkanlık anlayışı olmaz. Amerika’daki başkanlık denetlenen bir başkanlıktır. Başkan her istediğini yapamaz. Ancak AKP’nin yapmak istediği Başkanlık Sistemi böyle bir sistem değildir. Onlar içlerindeki padişahlık özlemini gidermek istiyorlar.

 

Yeni Başbakan Davutoğlu’nun durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Davutoğlu, Erdoğan'a göre daha mülayim bir mizaca sahipti. Ancak bazen o da Erdoğan’a benzemeye çalışarak sokak ağzını kullanıyor. Davutoğlu, Erdoğan’a benzemeye çalıştığı zaman var olan ağırlığını kaybediyor. Onun hocalıktan gelen bir ağırlığı var, ancak ona yazık ediyor. Bir başbakan toplumu kutuplaştıramaz, ayrıştırıcı olamaz. Her zaman barışın dilini ve birleştirici üslup kullanır. Davutoğlu başlarda daha sakin ve düzgün bir üslup kullanıyordu, ancak son zamanlarda Erdoğan’a benzemeye başladı. Bence Davutoğlu, Erdoğan’a benzemeye çalışmasın, her şey daha iyi olur. Yukarıdaki yönetici ne kadar şiddet dilini kullanırsa tabana da o kadar yansıyor. Bu gün yaşanan şiddet eylemleri yöneticilerin şiddet dilini kullanmasının etkisi vardır.

 

“FEDERATİF KÜRT DEVLETİ KUMAK İSTİYORLAR”

Çözüm süreci ve özerklik söylemleri hakkında neler söyleyeceksiniz?

Uluslararası güçler Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde, Irak ve Suriye’nin kuzeyinde bir federatif Kürt devleti kurmak istiyorlar. Türkiye ile birlikte de bir konfederasyon kurmak istiyorlar. Ondan sonra da kalkıp aslında bu sistem Osmanlı’da da böyle idi diyecekler, bunun adına da Büyük Türkiye diyecekler. Bugün doğuda yaşanan olayların ve devletin otoritesini orada kaybetmesinin altında bu amaçlar yatmaktadır. Devlet istese bölgede asayiş tam manasıyla sağlanabilir ve çapulcular bölgeyi birbirine katamaz. Ancak bugünkü yönetim buna izin vermektedir.

 

Bu seçimlerde halka ne diyeceksiniz, hedefiniz nedir?

Bizler şunu çok iyi biliyoruz ki bizim milletimizin aklının bir yerlerinde MHP hep yatmaktadır. Bugün AKP’ye oy verseler de MHP’yi hep bir joker olarak görmüşler ve ne zaman sıkışsalar o zaman MHP’ye sığınmışlardır. Bu seçimlerde biz de milletimizin içinde var olan bu duyguyu harekete geçirerek MHP’ye oy vermelerini sağlayacağız.

Ben şahsen geçmişte yaptığım görevler gereği ve bulunduğum görevler gereği toplumun her kesiminden oy alabileceğimizi düşünüyorum. Bu seçimlerde bütün potansiyelimizi ortaya koyarak çalışmalarımızı hızlandıracağız. Hedefimiz konusunda ise sayısal bir tahminde bulunmak yerine şu an bulunduğumuz konumdan bir kaç kat daha ileriye gitmek istediğimizi belirtmek isterim. Röportaj: Muharrem İBRAHİMOĞLU

 

Süleyman Pekin Kimdir?

7 Ağustos 1970’de Bahçecik’te doğdu. İlk ve ortaokulu Bahçecik’te, liseyi İzmit Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1991 yılında mezun oldu. Akabinde Konya Tuzlukçu Lisesi’nde Tarih Öğretmeni olarak göreve başladı.

1992-93 yıllarında İstanbul Tuzla, Diyarbakır Devegeçidi ve Silvan’da yedek subay olarak “gönüllü” askerlik yaptı. Kocaeli Nizam-ı Âlem Ocakları’nda İl Başkanlığı ve Eğitim Bir-Sen’de yöneticilik yaptı. Başörtüsüyle ilgili ocak ve sendikal çalışmaları nedeniyle Gümüşhane’ye sürüldü. 17 Ağustos 1999 depremiyle birlikte İzmit’e tayinini aldı. Bu dönemde Nizam-ı Âlem Ocakları ve Alperen Ocakları’nda Bölge Başkanlığı, Türk Eğitim-Sen İzmit Şubesi’nde Basın Sekreterliği yaptı.

2001 yılında çıkan sendika kanunuyla Türk Eğitim-Sen Kocaeli Şubesi Kurucular Kurulu’nda yer aldı. 2004 yılı sonunda Türk Eğitim-Sen Kocaeli Şube Başkanlığı’na seçildi. 2014’te Kocaeli Aydınlar Ocağı’nın İlim ve İstişare Heyeti’ne seçildi. “Tarihin Yeniden Yorumlanması” adlı dış politik stratejiler kitabı ile “Vema Edrakeme’l İslam” adlı dinî analizler ve “İmanifesto” adlı bir şiir kitabı, bir de “Kürtün – 6,5 Asırlık Hikâye” isimli bir kitapçığı yayın sırası beklemektedir.

ikili-004.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
zeynep
26 Şubat 2015 Perşembe 23:22
23:22
hakikaten orta sınıf yok oldu. askeri ücret nedir yani
resmen önce insanları muhtaç edip,sonra sözüm ona yardım edilmece oynuyorlarlar.
halil
24 Şubat 2015 Salı 19:59
19:59
Adam doğru söylüyor.beyler niye kizoyoruz ki ben destekleyebilir im.artik akpden ssöğüdün iyice
ahmet Şen
24 Şubat 2015 Salı 03:23
03:23
Duygularımızı ifade etmişsiniz
mehmet akif
24 Şubat 2015 Salı 03:20
03:20
Bu adam işi biliyor. Aday gösterilir se oy verecem.
MURAT
24 Şubat 2015 Salı 00:26
00:26
Haldun’a: MHP 46 yıllık köklü bir parti ve Süleyman Bey’in yaşı da neredeyse o kadar. Her ikisinin de ideolojisi, duruşu gayet net ve bellidir. Körlük, yalancılık, HDP ile kucak kucağa oturma, şer yani fenalık ve nifak yani bölücülük yapmakla bu kurum ve kişiyi suçlarkenki mantıki çıkarımınızı merak ediyorum. Özellikle son 10 yılda büyüyen AKP ve HDP oylarına karşın; hangi yaşanan olay veya olaylar, bu kişi ve partisinin ideolojisine, amaçlarına, siyasi hedeflerine, parti tabanı ve üst yönetiminin menfaatine maddi ve manevi olarak somut bir katkı sağlamıştır? Doğu ve Güneydoğumuzda başbakanımızın dile getirdiği gibi devlet otoritesinin kalkması, Ortadoğu’da ülkemiz aleyhine gelişen durum mudur? Kimlerin açıkladığı amaçlara, arzularına uygun bir film seyrediyoruz şu anda? MHP veya Sayın Pekin’in hangi tavrı veya çalışması, söyleminize göre sizi de rahatsız eden HDP’nin bugünkü noktaya gelmesine katkı sunmuştur? Somut örneklerle açıklarsanız, bize göre “vatana ihanet” suçu olan bu suçla hem Sayın Pekin’i, hem MHP’yi vicdanlarımız ve Yüce Türk Mahkemelerinde yargılayıp, mahkûm ederiz. Mantık kullanalım. Neler oldu? Kimler, ne kazandı? Kimin ne amacı var ve hangi yaşananlar neticesinde, kimler hangi amaçlarına ulaşmıştır?
alperen
23 Şubat 2015 Pazartesi 21:23
21:23
bravvo ne yumurtlayacağını merak etmiştim by hdp ayakçısı sende bonzai savunucusu çıktın
haldun
23 Şubat 2015 Pazartesi 18:51
18:51
mecliste kucak kucağa olduklarını görmeyecek kadar körmüsün hasip kaplan bile mhp işareti yapıyor utanmadan yalan söylüyorsun ak parti tek diğerleri nifak şer odakları kucak kucağa...
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim