• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

Petrol “şans” mı, yoksa “bela” mı?

M.Tanzer Ünal

Petrol…

*Şans mı?

*Nimet mi?

*Zenginlik mi?

Yoksa…

*Uğursuzluk mu?

*Bela mı?

*Sefalet mi?

Sizce hangisi?

Siz petrolü ve petrol zengini ülkeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Fransız Sosyolog Pierre Bourdiem’in çok beğendiğim bir deyimi vardır.

Ayaküstü görüş belirtenlere “fast food entellektüeller” der.

Ülkemizin “fast food entellektüelleri” de, Ortadoğu’dan ve petrolden söz açıldığında, hemen şöyle değerlendirmeler yaparlar:

“Emperyalist ülkeler, güney sınırımızı bilerek böyle çizmişler, petrol kaynaklarını hep dışarıda bırakmışlar. Ah o petroller bizde olacaktı…”

O petrol kaynakları bizde olsaydı, ne olurdu acaba?

Zengin mi olurduk?

Devletimiz güçlü, milletimiz huzurlu mu olurdu?

Bugünün petrol ülkeleri zengin ve huzurlu mu?

Suudi Arabistan mı zengin?

Katar mı, Irak mı, Libya mı?

Hangisi zengin, hangisi huzurlu?

Bu ülkeleri yönetenler, petrolün nimetlerini emperyalist ülkelere peşkeş çekenler zengin, halk ise fakir, sefalet içinde, perişan, yerlerde sürünüyor.

Gidin Suudi Arabistan’a, hac ve umre duygularını bir tarafa bırakarak inceleme yapın…

Belirli bir zümre dışında kalanların nasıl acınacak durumda olduğunu görür, kahrolursunuz.

Eee, nerede zenginlik, nerede huzur, nerede demokrasi?

Bu mu Müslümanlık?

Sadece kral ve çevresinin keyif çatması mı?

Kral ve sülalesinin; saraylarda yaşaması, yazın lüks yatlarda kışın kayak merkezlerinde gönül eğlendirmesi mi Müslümanlık?

Ülkenin yeraltı zenginliklerini emperyalist ülkelerle kırışarak servetlerine servet katmak mı Müslümanlık?

 

Köprüden geçince her şey serbest

Suudi Arabistan ile Bahreyn’i birbirine bir köprü bağlar.

Suudi Arabistan’da pek çok şey günah, Bahreyn’de ise değildir.

Köprüden Bahreyn tarafına geçince, içki, kumar, gönül işleri ve benzer şeyler günah sayılmaz.

Bu nedenle akşam saatlerinde bu köprü çok kalabalıktır.

Kendi kafalarına göre günahtan kurtulmak isteyenler, Bahreyn yolunu tutarlar, yemedikleri halt bırakmazlar, sonra da hiçbir şey olmamış gibi Suudi Arabistan’a geri dönerler, her zamanki gibi dindar kisvesine bürünürler.

Bu mu Müslümanlık?

Bu mu insanlık?

Bu mu medeniyet?  

Bu mu zenginlik?

 

Irak ve Libya’nın hali

Bırakın Suudi Arabistan ve Katar’ı, komşumuz Irak’ın haline bakın!

Suudi Arabistan’dan sonra en fazla petrol Irak’ta var.

Dünya petrol rezervinin yüzde 10.7’si…

Irak, zengin mi?

Irak’ta huzur var mı?

Libya da aynı durumda…

Ortadoğu’daki diğer petrol ülkeleri de…

Hepsi perişan!

Emperyalist ülkeler, petrolün bulunmasından sonra bu coğrafyaya çullandılar, Müslüman’ı Müslüman’a öldürterek petrolü alıp götürüyorlar.

Olup biten bu!

Yıllardır devam eden bir sömürü oyunu…

İşte bu nedenle…

Petrol; şans değil, nimet de değil, zenginlik de…

Petrol; uğursuzluk, bela ve sefalet demek!

Petrol bitince…

Veya petrolün değeri kalmayınca…

O güya “petrol zengini” geçinen ülkelerin durumu daha perişan olacak.

 

Biz işimize bakalım

Petrol konusunda hayıflanmaları bırakalım da, biz işimize bakalım.

Şu içine girdiğimiz bataklıktan kurtulup, derlenip toplanıp, Batı standartları içinde yolumuza devam edelim.

Senin yolun yol değilse…

Emperyalist ülkelerin oyuncağı isen…

İnsanlarını eğitip, meslek sahibi bireyler yapamamışsan…

Çalışıp, üretip, kazanamıyorsan…

Petrolün olmuş ne işe yarar?

Petrol bitince, cascavlak ortada kalırsın.

Sudan çıkmış balık gibi…

Bu nedenle biz işimize bakalım.

“Kolay para” peşinde koşmayalım, kendimiz değer yaratalım!  

 

Artık Twitter’dayım

Çok direndim...

Görmemezlikten geldim…

“Sosyal medya benim işim değil, uğraşamam” dedim…

Olmadı.

Yılbaşı akşamı, Erkan bilgisayarımın başına geçti, “Baba, gel sana bir Twitter hesabı açalım, tamam uğraşma, sadece yazılarını koyalım, başka şehirlerdeki ve yurt dışındaki okurların sana daha pratik yolla ulaşır” önerisinde bulundu.

Oraya buraya bastı, şifre verdi, tamam şimdi telefona bir numara gelecek dedi, onu da açtığı sayfaya yazdı, fotoğrafımı sol köşeye koydu, “Artık sen de Twitter’dasın” dedi.

Aradan bir dakika geçti geçmedi, telefonuma ve bilgisayarıma mesajlar düşmeye başladı.

Falanca sizi takip ediyor, filanca sizi takip ediyor…

Bugün beşinci gün, takipçilerimin sayısı her geçen saat, her geçen gün artıyor.

Sizlerin de haberiniz olsun istedim.

Eğer Kocaeli’de yaşamıyorsanız, gazetemizi bayiden satın alıp okuma olanağınız yoksa, artık Twitter’dan da beni takip edebilirsiniz.

Bunun için adres çubuğuna şu adresi kopyalayıp yapıştırmanız yeterli:  

tanzer ünal (@tanzerunal41) | Twitter

Bunun dışında, twitter arama motoruna tanzer ünal yazarak da adresime ulaşabilirsiniz.

   

CHP’de Haluk Pekşen’e dikkat

Dikkat derken, dikkat edin diyorum.

Dikkatle izleyin…

Haluk Pekşen, sıradan bir milletvekili.

Trabzon milletvekili…

Son zamanlarda parti içinde yıldızı parlayanlardan...

Bir süredir sıkça TV programlarına çıkıyor.

En son önceki gün Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında izledim.

Fiziği iyi…

Akıcı konuşuyor…

Konulara hâkim…

Pratik zekâlı…

Programın sonuna doğru Fatih Altaylı sordu:

“Memleket bu kadar kötü haldeyken, AKP’nin hataları ortadayken, CHP neden iktidar alternatifi olamıyor? Neden yükselemiyor?”

Haluk Pekşen’in cevabı son derece akıllıca…

“Fatih Bey, Trabzonspor’la ilgili yazdığınız son yazınızı okudum, çok beğendim… Bu sorunuza futbol diliyle cevap vereyim. Büyük maça çıkmak için güçlü takım kurmak gerekir. Sıkıntımız var, kabul ediyorum. Düzelteceğiz…”

Çok hoşuma gitti.

Haluk Pekşen’i izlemeye devam edelim…

Kim bilir, belli olmaz, CHP’de “aranan kan” olabilir.

 

Patlıcanlı ve biberli enflasyon

Önceki gün yapılan enflasyon açıklamasını dinlemişsinizdir…

Yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 8.53, ÜFE’de yüzde 9.94.

Beklenenin, hedefin çok üzerinde…

Peki, aralık ayında fiyatı en fazla artan ürün ne?

Patlıcan…

Fiyatı yüzde 60 artmış, 4 liradan 7 liraya çıkmış.

İyi güzel de, kışın ortasında patlıcanın, biberin ve domatesin “enflasyon değerlendirme listesi”nde işi ne?

Bunun mantığı var mı?

Listeye, kış aylarında kış sebzelerini, yaz aylarında yaz sebzelerini koyun.

Bu yazı toplam 1470 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Medeni
05 Ocak 2017 Perşembe 08:32
08:32
İsrail'in çevresindaki,yakınındaki ülkelerde istikrar varsa,gelişmişlik varsa İsrail rahat edemez,varlığını devam ettiremez...Bunun için bölgede kaos,iç kargaşalar olması lazım...Dünyayı yöneten ROTSCHİLD AİLESİ BÖYLE İSTİYOR.
Medeni
05 Ocak 2017 Perşembe 08:27
08:27
USA'da,İngiltere ve Norveç'te de petrol var ama oralarda BELA değil dimi,avcaba neden?.....Ortadoğu zor coğrafya hele burada İSRAİL diye bir çıban başı varken ve onun da ARZI MEVUD emeli varken....Nil ve Fırat arasında BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ amacı varken....İyi düşünelim.
ahmet
04 Ocak 2017 Çarşamba 22:18
22:18
Sn.Tanzer bey bende uzun zamandır hep Haluk Pekşen beyi izlerim,gerçekten ülke meselelerine,mesleğine hakim,vizyonu ve öngörüsü olan akıcı konuşabilen ve de dürüst bir insan olarak değerlendiririm,hep neden CHP.nin başında bu insan olmuyor diye düşünürüm.Çünkü halktan birisi.Memleketinde ve ülkenin her tarafında sevildiğini duyuyrum.Böyle politikacılara ihtiyacımız olacak.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim