• BIST 97.717
  • Altın 143,765
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 11 °C

Popüler kültür ve tüketim çılgınlığı

Popüler kültür ve tüketim çılgınlığı
FSL Aile Danışmanlığı ve Yaşam Koçluğu Merkezi Uzman Sosyolog Hümeyra Unvan, tüketim çılgınlığı ile ilgili bilgi verdi.

Tüm dünyayı sarpa sarmış, içinde yaşadığımız kültürden; popüler kültürden söz etmek istiyorum. Popüler kültür, dünyanın her yerinde, özellikle de Türkiye'de çeşitli vasıtalarla tüm bir ülkeyi egemen kültüre bağımlı kılmıştır. Bu işleviyle de gündelik hayatın tüm alanlarına sızmıştır. Gündelik yaşamımızdaki tercihlerimiz, seçimlerimiz, fikirlerimiz, yaşam tarzımız, giyim tarzımız, konuşma biçimimiz, şeklimiz, neredeyse benliğimiz, hayatımıza dair her şey içinde bulunduğumuz bu kültürün bir yansıması haline dönüşmüştür.


DAHA BENCİL BİR TOPLUM

Beraberinde bireyselliği de getirmiştir. Bu bireyselleşme ben merkezli daha bencil bir toplum tarzını yaratmıştır. Bu da toplumdaki her şeyi; konuşma biçimlerini, ilişkileri etkilemiştir. Bu hayat tarzı bireyi yalnızlaştırmış, markaların bağımlısı haline getirmiş ve hedeflendiği gibi dehşet verici çok ileri bir tüketici toplumu meydana getirmiştir. Çok açık bir gerçek ki ihtiyaçtan çok fazlasını alır olduk. Sürekli alma isteği, morali bozulan insanların bunu alışverişle atmaları, başkalarının alabildikleriyle kendisini kıyaslayıp rahatsızlık duyanlar, en son moda kıyafetlerden geri kalmayıp, borç içinde yaşayıp batanlar, haftada bir günlük tatilini ailesiyle daha verimli değerlendirerek geçirmek varken bütün günü alışveriş merkezlerinde geçirenler, çocuklarını bir müze gezisiyle, kitaplarla değil de son model cep telefonlarıyla ödüllendirenler vs. Artık maalesef tüketim hastalık haline geldi yaşantımızda.

 

BİREYSEL BİR HAYAT TARZI

Ne yazık ki sonuçlara bakıldığında ortaya ruhi sağlık yapısı bozuk, iç dünyası bunalımlı, her şeyi madde- meta olarak gören ama gerçek mutluluğa sahip olamayan, yalnız, ne istediğini bilmeyen, doyumsuz, yaşamın anlamını keşfedememiş, içi boşluklarla dolu insanlardan oluşan bir toplum yapısı çıkmıştır. Her ne kadar çoğumuz bundan hoşlanmasak, şikâyet etsek de bazen farkında olarak, çoğu zamanda farkında olmayarak bizlerde bu kültür etkisinde kalmış, bireysel bir hayat tarzına doğru itilmişiz. Etiketleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Her şeyin madde olduğu bir toplumda.. Farkındalığımızı, farklılıklarımızı yitiriyoruz. Klonlanmış, robotlaşmış bir topluluk haline dönüşüyoruz gittikçe. Uyuşturuluyoruz.


İŞ VE PARA BİR ARACI  

Bir değil oturup bin kere düşünmek gerek nereye gidiyoruz diye. Farkındalığımızı arttırmamız gerek. Tüm bu değişimlerin, nasıl bir yolda gittiğimizin, çevremizde olup biten her şeyin farkında mıyız? Hiç düşünüyor muyuz, yorumluyor muyuz bazı şeyleri?  Yoksa acaba hayatımızdaki dengeleri kayıp mı ediyoruz? Başka şeylere çok öncelik verirken diğer şeyleri çok mu ihmal ediyoruz? Kaybetmeden bir şeylerin değerini bilebiliyor muyuz? Evet, hayatı daha iyi standartlarda yaşamak için iş ve para bir aracı. Ama ne yazık ki günümüzün insanı parayı, işi aracı olmaktan çıkarıp, yaşam haline getiren ve maalesef ki büyük hırsların, maddiyatın kölesi olmuş durumdalar.. Ruhları hapiste ya da altın bir kafeste.. Ve bunun farkındalar mı acaba?


YARDIM İSTEMEYİ BİLMELİYİZ

Eğer tüm bunların farkındaysak, eğer düşünüyorsak, eğer insanı kaliteli yapan şeyin ruhu, kişiliği, beyni, zikri, fikri olduğunun bilincindeysek ve bizi biz yapan şeyleri koruyabiliyorsak o zaman bu geçici hayatımız anlamlı, boşa geçmiyor demektir. İşte o zaman yetiştirdiğimiz bireylerle, gelecekte toplum bu süreci atlatacak, ileride insanlar daha bilinçli, daha farkında, daha duyarlı olacak, insanlar daha çok parayı değil beynini kullanacak demektir. Yaşam daha anlamlı olacak demektir. Zaten tek gaye de ölmeden önce bu yaşamı onurlu, anlamlı yaşayabilmek değil midir?  Eğer farkında olduğumuz şeyleri değiştirebilecek gücü kendimizde göremiyorsak o zaman da yaşam koçlarından, danışmanlık merkezlerinden yardım almak gerek. Yardım istemeyi bilmeliyiz. Bilmeliyiz ki daha bilinçli bireyler olalım, daha bilinçli bireyler yetiştirelim, daha bilinçli bir topluma dönüşelim.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim