• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 29 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 29 °C

Prof. Dr. Canan Karatay: Şeker en tatlı zehirdir, öldürür!

Prof. Dr. Canan Karatay: Şeker en tatlı zehirdir, öldürür!
Kocaeli Kitap Fuarı’nın özel bir konuğu vardı. Diyet çalışmaları ile adından söz etilen Prof. Dr. Canan Karatay, fuardaki söyleşisinde şeker kullanımının kısıtlanması gerektiğini söyleyerek, “Şeker en tatlı zehirdir” dedi.

Büyükşehir Belediyesi tarafından 7’ncisi düzenlenen Kitap Fuarı’nda Prof. Dr. Canan Karatay bir söyleşiye katıldı. Interteks Fuar Alanı Yahya Kaptan Konferans Salonu’nda yapılan söyleşide Prof. Karatay, okurlarıyla bir araya geldi. Kitapseverlerin büyük ilgi gösterdiği etkinlikte Prof. Dr. Karatay, yayınladığı kitaplarının ardından ülke çapında ‘Hayat Kurtaran Karatay Diyeti’ olarak bilinir hale gelen sağlıklı beslenme ile kilo verme ve insanın kendi doğal kilosuna kavuşması konularında okurlarıyla söyleşide bulundu.

 

“ŞEKER BİR İLAÇTIR”

Şekeri ilaç olarak tanımlayan Karatay, günümüzdeki tüm hastalıkların doğal beslenmeme ve aşırı şeker tüketiminde olduğunu söyledi. Kitaplarının çok satılmasına rağmen yazar olarak kabul edilmediğini dile getiren Karatay, şekere karşı olduğunu dile getirdi. Karatay, “Burada birkaç kişiyi bile şekerden vazgeçirebilirsem ne mutlu bana” dedi.

 

“HASTALIKLAR GENETİK DEĞİLDİR”

Günümüzde karşılaştığımız pek çok hastalığın genetik olduğunun iddia edilmesine karşın bunun gerçek olmadığını belirten Karatay, “Bu hastalık annemde vardı, bende de var mecbur demeyeceksiniz. Savaşırsanız bunun çözümü var. Diyabet hastalığı asla genetik değildir. 30 senede çok artan obezite dünyanın en büyük sorunudur. Temelinde de şeker vardır. Şu an hazır olarak tükettiğiniz neredeyse her şeyde şeker var. Senelerce annelerimiz yaptığı tereyağlarını kötülediler. Bu yiyecek endüstrisinin gelişmesiyle oldu. Kasaba gittiğinizde ‘Aman yağsız yerini verin’ demeler başladı” ifadelerini kullandı.

 

“TIP OKURKEN KANSER YOKTU”

Doğal yağların kötülenmesiyle birlikte hastalıkların arttığını dile getiren Karatay, şöyle konuştu: “Kanser arttı, alzheimer diye bir hastalık ortaya çıktı, kolesterol çıktı. Yani hiçbir çaresi olmadı. Bakın ben tıpta okurken kanser ve alzheimer diye hastalıklar yoktu. Şimdi ise her yerde onkoloji hastaneleri açılıyor. Tansiyon yüksekliği, alzheimer, polikistik over, unutkanlık, depresyon, tansiyon yüksekliği, kalp krizi, kısırlık, cinsel problemler aşırı dozda şeker tüketiminden ortaya çıktı.”

 

“ÖMÜR BOYU İLAÇ KULLANILAMAZ”

Saydığı hastalıkların genetik olmadığını dile getiren Karatay, “Ailesel olaylar farklıdır. Annemiz ne pişiriyorsa biz de onu pişiriyoruz, sigara içiyorlarsa biz de içiyoruz, şeker kola tüketiyorsa biz de tüketiyoruz. Bunların da hepsi değiştirilebilir. İlaç sektörü için doktorlarımızı da kullanıyorlar bir ilaç verip ‘Bu ilacı ömür boyu kullanmak zorundasın’ diyorlar. Kullanmak zorunda değilsiniz” diye konuştu.

 

“ALZHEIMERIN NEDENİ ŞEKER”

Çağımızın en çok görülen hastalıklarından biri olan alzheimer hastalığının nedeninin şeker ve tatlandırıcılar olduğunu belirten Karatay, “Ben tıp eğitimi alırken bizim öğrendiklerimizi bugün söylüyorum. Hayvansal doğal yağları hayatımızdan çıkarıp, kuyruk yağını çıkarıp fabrikalarda üretilen atı yağları bize sağlıklı gösteriyorlar ve yediriyorlar. Türk beylerinde çoğunluklar görülen bel bölgesindeki yağlanma tamamen aşırı şeker ve karbonhidrat birikimidir” dedi.

 

“FRÜKTOZ ÇOCUKLARIN ALKOLÜDÜR”

Çocukların içtiği kola, meyve suları, hazır pekmezler, balların yüksek oranda früktoz içerdiğini söyleyen Karatay, “Bu çocuklar alkol almıyor. Ancak alkol göbeği var. Früktoz, çocukların alkolüdür. Aşırı şeker hormon salgılatır ve onlara anlık mutluluk sunar. Bu yüzden ciddi bir bağımlılık yaratır” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda sağlıklı yaşam için yapılması gerekenlere değinen Karatay, “Her gün 20 dakika kendi tempomuzda yürümek endorfin adındaki mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlar. Yürüyüş yağmur, çamur, kar demeden her hava koşulunda her gün yapılmalıdır. Bol bol doğal zeytinyağı, omega-3, doğal tereyağ, yalpı kuzu eti, balık, fındık, fıstık, tahıl, yumurta muhakkak yenmelidir. Kelle, paça ve kebap da ekmeksiz olmak koşuluyla bol bol yenebilir” dedi. Karatay konuşmasının ardından kitaplarını imzalamak için standa geçti. Hilal GÜDÜCÜ

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim