• BIST 89.930
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,6229
  • Euro 3,9053
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 11 °C

“Ramazan” ayı mı “şov ayı” mı?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün Ramazan Bayramı’nın ilk günü.

Sizin, ailenizin, yakınlarınızın bayramını kutluyor, esenlikler diliyorum

İzin verirseniz bu yazımda Ramazan ayıyla ilgili gözlemlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

***

Ramazan, “ibadet” ayıdır.

İftarlar ise “dinsel yemek”…

Kendi kuralları içinde, abartılmadan, sessizce yerine getirilmesi gerekir.

Ama bakıyorum da son yıllarda Ramazan ayı “gösteriş ayı”na, iftarlar da “şov”a dönüştü.

Din, siyasallaştırıldı.

Din, ticaretleştirildi.

Politikacılar, Ramazan ayını fırsat bilerek şov yapıyorlar.

Ticari işletme sahipleri de siyasilere yaranmak için ister istemez bu şova iştirak ediyorlar.

Halbuki, mümin “tevazu” sahibidir.

Dini gerekleri sessizce yerine getirir.

Oruç tuttuğunu kimse anlayamaz.

Namaz kıldığını da…

İftarını da Allah ne verdiyse kendi sofrasında açar.

Akrabalarına, komşularına, hali vakti yerinde olmayanlara iftar verir, ama bundan kimsenin haberi olmaz.

Dinde riya yoktur.

Dinde, “gösteriş yapmak” günahtır.

Namazın, orucun, iftarın reklamı yapılmaz.

Özetle, Ramazan ayının içi boşaltıldı.

Ramazan ayı dinimizin emrettiği “tevazuluk” tan uzaklaştırıldı.

İftar sofraları artık “misafirler için” değil, “siyasi ve ticari şov yapmak için” kuruluyor.

Ramazan, “ibadet ayı” olmaktan çıktı, adeta “tüketim festivali” ne dönüştü.

Yeme, içme, tüketme yarışı haline geldi.

 

 

Neden oldu, nasıl oldu?

Ramazan aylarının “gösteriş ayı”na, iftar yemeklerinin “şov”a dönüşmesinin elbette bir nedeni, elbette önayak olanları var.

Yoksa durup dururken, “rahmet ve bereket ayı” olarak bildiğimiz Ramazan ayı, bu derece dejenere olmazdı.

Geride bıraktığımız bir ayı, şöyle bir gözünüzün önüne getirin!

Eğlence, ibadetin önüne geçti.

Tüketim, ibadetin önüne geçti.

Gösteriş, ibadetin önüne geçti.

Siyasi ve ticari şov, ibadetin önüne geçti.

Biraz önce de söylediğim gibi, Ramazan ayı “ibadet ayı” olmaktan çıktı, “festivale” dönüştü.

İftar alanları, oldu mesire yeri!     

İftar yemekleri, “hayır işlemek için” değil, “gösteriş yapmak için” verilir oldu.

 

 

Sorumlusu kim?

Ramazan ayının “ibadet ayı” olmaktan çıkıp, “siyasi ve ticari şov ayı”na dönüşmesinin baş sorumlusu AKP iktidarıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır…

Başbakan Ahmet Davutoğlu’dur…

Bakanlardır…

Belediye başkanlarıdır…

İktidarın yağcısı sivil toplum örgütleri ve meslek odalarıdır.

İktidarın baskısına dayanamayıp iftar organizasyonları yapan kurumlardır…

Vıcık vıcık siyaset, ticaret, yağ ve yandaşlık kokan bir Ramazan ayını geride bıraktık.

Her akşam düzenlenen “iftar mitingleri” nde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve bakanları dinlemek zorunda kaldık.

Böylesine bir zulüm Müslümanlara reva mı?

Dinsel bir yemekte siyaset konuşulur mu?

Siyasi çekişme ve siyasi dedikodulardan söz edilir mi?

Toplum, Ramazan ayında bile huzur bulamadı.

Türkiye, AKP’den önce de Müslüman’dı…

Ama tarihi boyunca Ramazanlarda böylesine gösteriş, böylesine şov görmedi.

 

 

Belediyelerin düzenlediği iftarlar

Belediyelerin düzenlediği iftar yemeklerine dikkat ettiniz mi?

Belediye başkanları, her akşam değişik kesimlere iftar yemeği verdi.

Bu iftar yemeklerinin masrafları nereden?

Ya belediye kasasından…

Ya belediyeye iş yapanların kesesinden…

Ya da bölgedeki sanayi işletmelerinden…

Sonunda, bu masraflar nasıl karşılanırsa karşılansın, harcanan para halkın parası!

Halkın parasıyla halka şov yaptılar…

Halkın parasıyla halka iftar verip bunu bir “lütufmuş” gibi sundular.

Belediye başkanı iftar verecekse, masrafını kendi cebinden karşılasın!

Var mı karşılayan?

Var mı belediye başkanları arasında kendi cebinden iftar yemeği veren?

Günah işliyorlar, günah!

Sonra bir şey daha…

Sık sık şikâyet geldiği için olup bitenleri çok yakından izliyorum…

Parası sanayi işletmelerinden alınan iftar yemeklerinde inanılmaz dalavereler dönüyor.

Belediye başkanı, bir işletmenin sahibini arıyor, “Hayrın olsun, Ramazanda 4 bin kişiye bir iftar ver” ricasında bulunuyor.

İşletme sahibinin eli mecbur!

Başkanın ricasını yerine getirmezse, başına gelecekleri bilir.

İftar düzenleniyor, ertesi gün iftarı organize eden yemek firmasından 4 bin kişilik yemek faturası gönderiliyor.

İftara kaç kişi katıldı, verilen yemeğin değeri o rakam mıdır, belli değil.

                                                                             

 

Ve sosyal medyadan paylaşılan iftar yemekleri…

Evet, her şeyi konuştuk bunu da konuşalım!

Facebook ve diğer sosyal paylaşım sitelerindeki o görüntülere ne diyorsunuz?

Sizin oruç tuttuğunuzu, sizin iftar yemeği verdiğinizi, iftar yemeğinde hangi yemeklerin bulunduğunu herkesin, dünya âlemin bilmesi mi gerek?

Bu nasıl bir anlayıştır?

Şu Ramazanda yaşadıklarımız dinimizin hangi kurallarıyla ötüşüyor, söyleyin Allah aşkına!

 

 

Bunlar, Ramazan Müslümanları…

Sevgili okurlarım, Ramazan ayı gözlemlerimi sizlerle samimi bir şekilde paylaştım.

Bu olup bitenlerin bana göre Müslümanlıkla bir ilgisi yok!

Bunlar, dinimizi siyasi çıkarlarına alet ediyorlar.

Bunlar, dinimizi ticari çıkarlarına alet ediyorlar.

Bunlar gerçek Müslüman değil, bunlar “Ramazan Müslümanları”…

“Müslüman’mış gibi” davranıyorlar…

“Dini bütün” görünmek istiyorlar…

Reklam yapıyorlar…

Gösteriş yapıyorlar…

 Şov yapıyorlar…

Eeee, şimdi Ramazan bitti.

“Şov ayı”nın sonuna gelindi.

Kendilerine göre, yaptıkları dini aktivitelerle “büyük sevap” işlediler.

Artık…

*Adaletsiz davranabilirler…

*Kul hakkı yiyebilirler…

*İhaleleri, partili işadamlarına sorgusuz sualsiz verebilirler…

*Devlet malına el uzatan parti yöneticilerini korumaya devam edebilirler…

*Hırsızlığı tescil edilmiş dava arkadaşlarını desteklemeyi sürdürebilirler…

Dediğim gibi…

Nasıl olsa Ramazan ayında gösterdikleri olağanüstü performansla “dini bütün”lükleri Allah katında olmasa bile toplumda tescillendi.

Tuttukları yolda yürümeye devam edebilirler.

Onların “Ramazan Müslümanlıkları” nasıl olsa 11 ay yeter!

Gelecek Ramazana daha çok var!

Bu yazı toplam 1174 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Muammer özyıldızt
17 Temmuz 2015 Cuma 00:47
00:47
Allah ıslah etsin.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim