• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 2 °C

RAMAZAN MEKTEBİ (1)

Mehmet Sönmezoğlu

Ramazan ayının bir özelliği de olgun mü’min olmanın eğitiminin verildiği bir mektep olmasıdır. Ramazan’da mü’minler yoğun bir ibadet seferberliğine girerler, kötü duygu, düşünce ve alışkanlıklarından kurtulmak, günahlarından arınmak ve çokça sevap kazanmak için yoğun çaba sarfederler. Akrabalarına, komşularına, arkadaş ve dostlarına hatta tanımadıkları din kardeşlerine bile ikramlarda bulunurlar, birbirlerine karşı daha cömert davranırlar. Kardeşlik, sevgi, saygı, diğergamlık, yardımlaşma ve dayanışmayı doruk noktaya ulaştırmaya çalışırlar. Kısacası iyi bir mü’min olmak için ne gerekiyorsa onu yapmaya gayret gösterirler.

 

Ramazan’ın gelişiyle birlikte toplumda gözle görülür bir değişiklik meydana gelir. Mü’minler Ramazan’ın manevî atmosferiyle pek çok ahlâkî meziyetler kazanırlar, kalpleri tüm yaratılmışlara karşı merhamet ve şefkat duygularıyla dolar. İnsanlar birbirlerine karşı daha sevecen, affedici, hoşgörülü ve anlayışlı davranırlar, asayiş olaylarında ciddi manada bir azalma olur. Çünkü bu ayda başta oruç olmak üzere ifa edilen ibadetlerle nefsini terbiye eden ve sabretmeyi öğrenen insanın, kötülük işlememeye karşı direnci, azim ve kararlılığı artar. Hasılı bütün bir toplumda Ramazan-ı Şerif’le gelen huzur ikliminin tesiri hakim olur.

 

Ramazan’da Gönüller Yapalım

Ramazan ayı bize merhamet, diğergamlık, yufka yüreklilik gibi pek çok üstün meziyetler kazandırmaktadır. Zira oruç nefsi terbiye eder, kişiyi bencillikten kurtarır, muhtaç, mahrum ve mağdur kimselerin hallerini anlamayı sağlar, böylece insanı iyilik yapmaya, çevresindekilerle iyi ilişkiler kurmaya sevkeder.

 

Ramazan mektebinde yetişen bir mü’min, Yüce Yaratıcısı Allah’a karşı saygılı olduğu gibi, O’nun mahlûkatına karşı da saygılı ve hürmetkâr davranır. Zaten mü’min, başkalarıyla ünsiyet kurabilen, başkalarına ülfet ve muhabbet duyabilen insandır. Olgun mü’min, “Rakiku’l - kalp”yani, yufka yürekli, zarif, ince, hassas, duyarlı daha öz bir ifadeyle engin bir merhamet timsali ve tam bir gönül insanıdır.

 

Ramazan ayının rahmet ikliminden feyz alarakörnek bir gönül adamı olan Müslüman, içinde yaşadığı topluma karşı daha duyarlı hale gelir. Birlikte yaşadığı insanların dert ve sıkıntılarını kendine dert edinir, sevinçleriyle sevinir. O,kendini gönüller yapmaya, kırık kalpleri onarmaya adar adeta.Yunus Emre de;

 

Ben gelmedim davi için

Benim işim sevi için

Dostun evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim

 

sözleriyle bir Müslümanın bu güzel vasfını veciz bir şekilde ifade etmiştir.

 

Demek oluyor ki, gönül almak, gönül yapmak kâmil bir mü’min en temel özelliğidir. O herkesle iyi geçinmeyi,çevresindeki insanlarla samimi, dostane ilişkiler kurmayı ve gönül yapmayıen önemli bir vazife olarak görür. Nitekim Hz. Peygamber  (s.a.s) bir hadisinde mü’mini “kendisi ve başkaları ile iyi geçinen kimse” olarak tanımlamış ve devamla “Başkaları ile iyi geçinmeyen ve kendisi ile geçinilmeyen kişide hayır yoktur” (Ahmet b, Hanbel, Müsned, II, 400) buyurmuştur. Zira bu özelliklere sahip bir kişinin başkalarına karşı hayır ve iyilikten başka bir davranış sergilemesi, kalp kırması, gönül incitmesiasla söz konusu olamaz.

 

Gönül yapmanın çeşitli yolları vardır. Kimi zaman ihtiyaçlar içinde kıvranan birinin ihtiyacını gidermek için maddî imkanlarımızı seferber etmek, kimi zaman umutsuzluğa kapılan birine moral ve umut telkin etmek, bazen bir yetimin başını okşamak, bazen de kendini yalnız ve çaresiz hisseden birinin halinihatırını sormakyahut da dert ve keder girdabında boğulan bir kimseye tatlı bir tebessümle bakmak, güzel bir söz söylemek…

 

İşte bu örnek olarak verdiğimiz davranışlarla ve daha başka yollarla bir gönül yapmak, bir gönüle girmek pekâlâ mümkündür. Bu konuda hiçbir davranışı küçük görmemelidir. İnsan gönlü en ufak bir iyilikle bile kazanılabilir. Neyin ne kadar etkili ve yararlı olacağını biz bilemeyiz. Çünkü her insanın ihtiyacı, sıkıntısı, beklentisi aynı değildir. Mesela bazıları için çok pahalı, değerli şeyler vermek değil de aranıp sorulmuş olmak daha anlamlı ve önemli olabilmektedir. (Devam edecek)

Bu yazı toplam 1106 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim