• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

Ramazan’dan imana...

Banu Gürer

 

Rahmet, bereket ve mağfiret ayı Ramazan-ı Şerif’e ulaştık hamdolsun...

Cenab-ı Hak (C.C.) cümlemize mübarek ve hakkıyla idrak etmeyi nasip 

eylesin...

Bu güzel ayın başlangıcında insan doğal olarak güzelliklerden bahsetmek 

istiyor... 

Ben de öyle yapmak istedim.

İstedim ancak İslam aleminin halini düşününce “güzelliğin anlamını bilen 

var mı?!” sorusu galebe çaldı...

Ve bunun üzerine “kime hangi güzellikten bahsedebilirim” diye 

düşündüm...

Yanlış anlaşılmasın, bu ümitsizlik hali değil, daha ziyade bir kızgınlık hali!

İslam gibi sevgiyi, rahmeti, adaleti, bütünleşmeyi öne çıkaran, her ibadette 

bu hususları inananların hayatına işlemeyi hedefleyen bir dinin mensupları 

olarak sergilediğimiz tabloyu göz önüne aldığımızda haksız sayılır mıyım?

Kur’an-ı Kerim Müslümanlar hakkında “...Onlar filizini çıkarmış, onu 

kuvvetlendirmiş, kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş, ziraatçıların hoşuna 

giden bir ekin gibidirler...” (Fetih, 29) buyururken, birlik ve bütünlüğün temel 

karakterimiz olması gerektiğini vurgulamaktadır.

“Müminlerin ancak kardeş olmalarının” (Hucurat, 10) anlamı da bu değil 

midir?

Peki, nasıl oluyor da bir kardeş diğer kardeşinin boğazını “Allah-u Ekber” 

diyerek kesebiliyor?!

Nasıl oluyor da bir kardeş diğerinin malını, namusunu kendine “helal” 

görebiliyor?!

Nasıl oluyor da dünya sathında adaleti tesis etme vazifesi bulunanlar kendi 

aralarında dahi adaletin altını üstüne getirebiliyor?!

İnandığınız gibi yaşamadığınız müddetçe İslam’ın güzelliklerinden 

bahsetmeniz kime anlamlı gelir?

Daha önce işaret ettiğimiz üzere belki de asıl mesele budur!

Ayet-i kerimede “...De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şeyler 

emrediyor!...” (Bakara, 93) buyrulurken uyarıldığımız nokta da bu değil mi?

Bir başka ifadeyle ya gerçekten iman etmiyoruz, ya da neye iman 

ettiğimizi/etmemiz gerektiğini bilmiyoruz!

Kur’an’ın açıkça koyduğu prensipleri fütursuzca ihlal etmeye dair ben 

başka bir açıklama bulamıyorum...

Dolayısıyla böyle bir ortamda Ramazan-ı Şerifi idrak ederken öncelikle 

Mevla’dan (C.C.) imanımızı “doğru ve halis” kılmasını niyaz ediyorum...

Dilerim bu rahmet ve bereket ayı önce kalplerimize rahmet yağmurunu 

yağdırır ki unutulan güzelliklerimizin yeniden hayat bulması mümkün olsun...

Ve dilerim bizler bu yağmura gönüllerimizi açmakta geç kalmayız ki tesiri 

üzerimizde tez vakitte vuku bulsun...

Amin...

Bu yazı toplam 728 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim