• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • Sakarya : 31 °C

Rauf Denktaş mücadeleye devam ediyor

Tarık Bağdat

24 Mayıs gece geç saatlerde ev telefonum acı acı çaldı. Geceleri telefonda hiç iyi haber gelmez, bildiğim için çok korktum. Hayırdır, inşallah dedim ve açtım. Karşımdaki ses titrek bir şekilde “Tarık Bey, babayı bir saat evvel hastaneye kaldırdık” diyordu. Olduğum yere yığıldım kaldım. Müthiş üzüldüm ve sabaha kadar uyuyamadım. Telefonda ki sesin baba dediği, can arkadaşım, kadim dostum Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’tan başkası değildi.
Sağlık durumu ilk günler hiç iyi değildi. Şimdi ise solunum aygıtları çıkarılmış kendini iyi hissettiği bir durumda. O tırnakları ile kazıyarak büyük mücadeleler vererek kurduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yakın Doğu Üniversite Hastanesi’nde yatıyor. Ben de Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadeleler ederek kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Kocaeli Üniversitesi Hastanesi’nde yatıyorum. Her ikimizin de derdi kalp ile ilgili hastalık. Yılların yorgunluğu sanırım.
Halkının baba dediği Rauf Bey’i gençlik yıllarından tanırım. Gözlerinde kararlılık okunabilen kısa boylu, korkusuz bir genç olarak tanıdım. Hani şimdi bazıları kendini reklam ederek hiçbir başarı göstermeden cesur yürek diyor ya. Aslında o gösterdiği mücadele ile kurduğu devleti ile Cesur Yürek, yağız Anadolu insanı olması ile davası uğruna çektiği sıkıntılarla Cesur Yürek. Ve merak etmeyin o cesur yürek bu sıkıntıyı atlatacaktır. O neleri atlatmadı ki?
Rauf Denktaş 1,5 yaşındayken annesini kaybetti. Babası Hakim Raif Bey'dir. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütüldü. İlkokulu ve ortaokulu İstanbul’da yatılı okudu ama küçük yaştan beri Kıbrıs davası ile büyüdüğü için liseyi bitirmek için adaya geri döndü ve liseyi Kıbrıs'ta bitirdi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere'ye gitti. Mezun olduktan sonra avukatlığa başladı.
1948 tarihinde Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük ile beraber hatiplik yaptı. Türk cemaatinin iki önemli ismi Fayiz Kaymak ve Dr. Fazıl Küçük arasında arabulucu rolünü üslenip, toplumun çıkarlarının takipçisi oldu. Kıbrıs Türk Kurumlar Federasyonu Kongresi'nde başkanlığa seçildi. Savcılık görevinden İngiliz yönetimini zorlukla ikna ederek istifa etti ve cemaat sorunlarıyla uğraşmaya başladı. 1949 yılı yaz aylarında savcılık yapmaya başladı. Yine aynı yıl Aydın Hanım'la evlendi. 1955'te Enosis ve EOKA karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişini yönetti. Çok yakın ve güvendiği arkadaşlarıyla 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı'nı “TMT”yi kurdu.
1958’de Rumların Türk köylerine saldırması üzerine meşhur gençlik hareketlerini hazırladı dünyada ses getiren protestoları gerçekleştirdi. 1959 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile, 1960 Antlaşmaları ve Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası'nın hazırlanmasında emeği geçti. Aynı yıl Türk Cemaat Meclisi'yle İcra Komitesi Başkanlığı'na seçildi. 1960 olayları sırasında Magosa Limanında Türk Mukavemet Teşkilatı lideri olarak Rumlara karşı büyük bir silahlı direniş yaptı. Bu sayede 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı'na ayak basabildi. 1963 olaylarından sonra Denktaş temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya geldi. Denktaş bir sandalla geriye Kıbrıs’a geçebildi ve Türk direnişini yeni şekli ile örgütlemeye başladı.
1964 Londra Konferansı'ndan sonra Makarios tarafından “istenmeyen adam” ilan edildi. Yeşilada'ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. 1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a döndü. 1967 Erenköy üzerinden Kıbrıs’a girerken tutuklandığında sorgulamasını Rum toplum liderlerinden Klerides yaptı. Savcılık döneminden yakın arkadaşı olan Klerides olmasa idi bugün Rauf Bey hayatta olmayacaktı.
1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı'na seçildi. 28 Şubat 1973'e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi. 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanı görevlerini de yürüten Denktaş, anayasa uyarınca 1976'da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ilanından sonra tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi. 22 Nisan 1990'da yapılan erken seçimde ikinci kez cumhurbaşkanı seçildi. 1995'teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. 17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmadı ancak davasını takip etmekten de vazgeçmedi.
Rauf Bey için kendi hayatından çok ülkesinin, toplumunun özgürce kendi topraklarında yaşamasını sağlamak ön planda gelmektedir. Bu yaptıkları ile hayali gerçeğe dönüştürmesi ile bir hayata sığdırılan var olma mücadelesi ile O Cesur Yürektir. O’nu yok farz etmek isteyenler Kıbrıs Türklerini de yok farz etmek isteyenlerdir. Yapılan mücadeleyi ortadan kaldırıp adayı başkalarına peşkeş çekmek isteyen hainlerdir. Ama bunun karşısında Rauf Denktaş’ın ektiği bir mücadele vardır. Ve o mücadele dün olduğu gibi bugün, bugün olduğu gibi yarında devam edecektir. Yukarda özellikle yaptığı mücadeleli yılları yazdım. Bir ömür sürdü bu mücadele ve bu mücadeleyi yılmadan yapan bir kişi ufak bir hastalığa pabuç bırakmaz. Sevgili dostum bunu da atlattı.
Henüz 9 yaşındayken, “İşte eşin bu olacak” dedikleri Rauf Denktaş ile 15 yaşında evlenen Aydın Denktaş, yıllardır hep yalnız olarak bu mücadeleyi izledi, hep yanında sessiz bir şekilde destek oldu. 1958'den beri sabırla, kendini milli davaya adadığı günden beri Rauf Bey’le aralarındaki Kıbrıs’ın çekilmesini bekliyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini halkının var olması için mücadele edilen davanın sonuçlanmasını bekliyor. Ve bu hastalıkta da yanında ayakta dimdik, güçlü olarak bekliyor. Bekliyor ve biliyor ki Rauf Bey yeniden ayağa kalkacak ve mücadeleye devam edecek.

Bu yazı toplam 1432 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim