• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 17 °C

Recep Tayyip Bey’i kızdıran kelimeler

M.Tanzer Ünal

Dikkat ettiniz mi?
Seçim günü yaklaştıkça Başbakan Erdoğan’ın siniri, öfkesi tepesine vuruyor.
Her mitingde birini paylıyor.
Engin Alan’ı kastederek, “Ayağa kalkmadı, gördü gününü!” diyor.
Süleyman Demirel’i, “Yaşını başını almışsın otur oturduğun yerde!” şeklinde azarlıyor.
Kendisini eleştiren gazeteci Abbas Güçlü’ye “Bunun bedelini ödersin” tehdidinde bulunuyor.
Özetle…
Recep Tayyip Bey, “Kavgadan beslenmeye” devam ediyor.
Öfkeyi “bir hitabet sanatı” kabul ettiğinden “sanatı”nı sürdürüyor.
***
Toplum olarak tarihte benzer dönemler geçirdik.
“Sansür, yasaklama” deyince akla ilk olarak Abdülhamit dönemi gelir.
Abdülhamit, işi öyle bir noktaya getirmiş ki, yazı yazmak imkansız hale gelmiş.
“Hürriyetçi” şahsiyetler, rahat yazı yazabilmek için, yurt dışına çıkmak zorunda kalmışlar.
Eli kalem tutanları, düşünenleri, vatanseverleri olmadık iftiralarla kodese tıkarmış.
Bazı kelimelerin konuşulmasını ve yazılmasını yasaklamış.
Hangi kelimeleri mi?
Hıfzı Topuz, Türk Basın Tarihi isimli kitabında, Abdülhamit’in yasaklı kelimelerini şöyle açıklar:
“Grev, suikast, ihtilal, anarşi, sosyalizm, dinamo, dinamit, infilak, kargaşalık, Kanuni Esasi (anayasa), hürriyet, vatan, eşitlik, Bosna Hersek, Makedonya, Girit, Kıbrıs, Yıldız, büyük burun, Murat (Sultan Murat’ı çağrıştırdığı için), cumhuriyet, istibdat, Mithat Paşa, inkılap, Jön Türkler, veliaht, mebuslar, Meclis, baykuş”.
Yine bizler görmedik, ama Menderes’in son yılları da (1959-1960) Türk Basın Tarihi’nde “yasaklı yıllar” olarak anılır.
***
Gelelim günümüze…
Tarih, ileride Recep Tayyip Erdoğan dönemini de “yasak ve baskıların yoğun olduğu” yıllar” olarak not düşecek.
Türkiye, sonra 50 yılın “en baskıcı” dönemini yaşıyor.
Köşe yazarlarının yüzde 90’ı, “Erdoğan yalakası” oldu.
Bazı yazarlar ise baskıdan dolayı “çiçek böcek” yazmaya başladı.
Eleştirmek ne kelime, insanlar, Recep Tayyip Bey’in kızdığı kelimeleri kullanırken bile düşünüyorlar.
“Aman başbakanımızı öfkelendirmeyelim. Bizi de kara listeye alır” diye.
Ben, Erdoğan’ı öfkelendirdiğini tahmin ettiğim kelimeleri toplamaya çalıştım.
Sizin de mutlaka ekleyecekleriniz vardır.
İşte bu kelimeler:
“Deniz Feneri, şehit, cumhuriyet, Atatürk, Kemalizm, İsmet Paşa, devrim, ulusalcılık, ihtilal, milli kuvvetler, milli, ulusal ekonomi, Türk milleti, darbe, asker, devletçilik, Kıbrıs, Güneydoğu, Azeri kardeşliği, Avrasya, Asya, gemi, gemicik, pırlanta, gizli hesaplar, İsviçre, yolsuzluk, 28 Şubat, rüşvet, irtica, laiklik, çağdaşlık, uygarlık, sanat, heykel, emekli, çiftçi, köylü, sendika, gazeteci, Ulusal Kanal, Sözcü, Aydınlık, Yeniçağ, Doğu Perinçek, Mehmet Haberal, Engin Alan, Bekir Coşkun, Yılmaz Özdil, Emin Çölaşan, Oktay Ekşi, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, hak, hukuk, adalet, Süleyman Demirel, Rauf Denktaş, Kemal Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli…”
Evet, sizler aklınıza gelenleri bu listeye ekleyebilirsiniz.
Bana da gönderin liste tamamlansın.
***
Türkiye, 21’nci yüzyılda, böyle bir noktada olmamalıydı.
Soluduğumuz “hürriyet”, her geçen gün azalıyor.

Bu yazı toplam 1540 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim