• BIST 107.206
  • Altın 143,247
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 21 °C

Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriyeli misafirleri ve Hurşit Güneş’in anlattık

M.Tanzer Ünal

Onlar, Recep Tayyip Erdoğan’ın misafirleri.
Suriye’den geldiler.
Sayıları, 100 bine yaklaştı.
Kamplara yerleştiler.
“Ekmek elden, su gölden…”
Erdoğan, talimat vermiş:
“Misafirlerimin tüm ihtiyaçları karşılansın!”
İşte o nedenle…
Görevliler, misafirlerin bir dediğini iki etmiyorlar.
Yeme, içme…
Elektrik, su…
Klima, televizyon…
Giyim kuşam…
Bunlar, basit ve sıradan ihtiyaçlar.
Her ne kadar, “Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer” dense de…
Suriyeli misafirler, “bulduklarını” yemiyorlar.
“Umduklarını” yemek, “beğendiklerini” giymek istiyorlar.
Çarşıya çıkıyorlar…
Lokantaya oturup, karınlarını bir güzel doyuruyorlar.
Kebabı… Tatlısı…
Hesap?
Ne hesabı?
“Biz burada misafiriz. Başbakan Erdoğan’ın misafiri… Sizi şikâyet ederiz haaa!”
Mağazaya giriyorlar…
Pantolon, gömlek, çorap… Giyinip çıkıyorlar…
Parasını ödersin, ödemezsin…
Hataylı esnafın başına “belâ” oldular.
Daha bitmedi.
Geçenlerde bu misafirlere “Başka ne istersiniz?” diye sormuşlar.
İlginç istekler ortaya çıkmış.
Erkekler, “Viagra ve geciktirici ilâç” istemişler.
Kadınlar ise kozmatik ürünleri…
Bu “çok özel” istekler de yerine getirilmiş.
Siz dünyada böyle “misafirlik” gördünüz mü?
Ye, iç, yat, kalk… Hepsi bedava…
Ayrıca cebine harçlık…
Üç kişi beş kişi olsa neyse!
100 bin kişi…
Bir de bölgede yaşanan “ikilem” var.
Suriyeli misafirlerin yaşadığı kampların hemen yanı başında kendi insanlarımız oturuyor.
Kendi insanımıza vermediğimiz, veremediğimiz yaşamın kat kat fazlasını Suriyelilere veriyoruz.
Bedava yemek…
Bedava su ve elektrik…
Bedava elbise…
Aklınıza gelebilecek her şey bedava…
Ceplerine de harçlık…
Yan gelip yatıyorlar.
Neymiş?
Esad’ın zulmünden kaçıyorlarmış.
Bazıları da diyormuş ki: “Muhalifleri siz kışkırttınız, huzurumuzu bozdunuz. Biz ne güzel geçinip gidiyorduk. Bundan sonra bize bakmak zorundasınız…”
Söyledikleri doğru mu? Doğru…
Türkiye, başındaki belalar yetmezmiş gibi, bir bela daha aldı başına.
Hem de ne bela…
*******
Yazımın başında…
Suriye’den gelenler için, “Recep Tayyip Erdoğan’ın misafirleri” ifadesini kullandım.
Bilerek…
Suriye’den gelenler, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin misafirleri” olamazlar.
Çünkü, Suriye’ye karşı uygulanan politika, kesinlikle “milli politika” değil.
Şahsi politika…
Recep Tayyip Erdoğan politikası…
Ahmet Davutoğlu politikası…
Bunu sadece ben söylemiyorum.
ABD’li uzmanlar da aynı görüşteler…
Aykırı tezleriyle tanınan ABD’li tarihçi Webster Tarpley, bakın bu konuda neler söylüyor:
“Başkan Obama, Başbakan Erdoğan’ı Suriye ateşinin içine çekerek oyuna getirdi. Türk yetkililerin anlaması gerekir, ABD ve İngiltere ile ittifak, ölümcül kucaklaşmadır.
Ankara’nın Suriyeli muhalifleri desteklemesi, Türkiye’nin ulusal çıkarlarına zarar verir. Suriye’ye karşı Türkiye’yi oyuna sürecekler. Biliyorlar ki, bu çatışmanın geri tepkisi, modern Türkiye’yi imha edebilir. Türkiye tepki göstermeli. Kazanacağı bir şey yok, kaybedeceği çok şey var. Erdoğan ve Davutoğlu’nun psikolojisinden korkuyorum, özünde Obama tarafından oyuna getirildiler.”
*******
Türkiye’nin, Suriye konusunda emperyalist güçler tarafından kullanıldığı, daha işin başından belliydi.
Suriye, bizim komşumuz…
Suriye halkının büyük çoğunluğu Müslüman…
Suriye ile tarihi bağlarımız var…
Hal böyle iken, Batı ile bir olup Suriye’yi dövmeye kalktık.
Bu davranış, ülke olarak bize yakışmadı.
Ama ülkemizi yönetenler, bu davranışı kendilerine yakıştırdılar.

Dün Hurşit Güneş’le görüştüm.
Hatay’da yaşadıklarını gazete ve televizyonlardan izlemiştim, bir de kendinden dinledim.
İnanılır gibi değil!
Milletvekili Güneş, Hatay’a gidiyor…
Apaydın Köyü’ndeki “Suriyeli misafirlerin” kampını ziyaret etmek istiyor…
İzin vermiyorlar…
Neden?
Demek orada milletten ve vekilinden gizlenen gerçekler var.
Kampların bazıları, “nitelikli”…
Yani Suriyeli muhaliflerin “silahlı eğitim gördükleri” yer…
Topraklarımızda, Müslümanları öldürmek için hazırlık yaptırıyoruz.
Müslümanlığı kimseye bırakmıyoruz ama…
Hıristiyan Batı ile bir olup, Suriye’deki dindaşlarımıza tuzak hazırlıyoruz.
Ne haldeyiz, görüyor musunuz?
********
ÖZETİN ÖZETİ:
Türkiye’yi komşularıyla savaştırmak istiyorlar. Türkiye’nin komşularıyla savaşması demek, Türkiye’nin de sınırlarının yeniden çizilmesi demektir. Kim çizecek yeni sınırları? Senaryoyu yazanlar… Yani Batı… ABD … İngiltere… Almanya… Fransa…

Bu yazı toplam 1035 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim