• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Kocaeli : 12 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 12 °C

Reflünüzü hafife almayın

Reflünüzü hafife almayın
Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması olarak tanımlanır.

Toplumda çok fazla görülse de hastalar hekim kontrolü dışında ilaç kullanarak tanı konulmasını geciktirirler. Hekime başvuran vakaların yüzde 10 – 15 civarında olduğunu söyleyen Liv Hospital Ankara Gastroentroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Bozkaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Reflü hastalığı bazı durumlarda ciddiye alınması gereken ve takip edilmesi gereken bir hastalıktır. Bir grup hastada uzun vadede yemek borusu kanserine neden olabileceği bilinmektedir. Bu nedenle hastalığın takibi ve doğru tedavisi çok önemlidir.”

 


REFLÜNÜN BELİRTİLERİ

Reflünün pek çok belirtisi olduğunu söyleyen Liv Hospital Ankara Gastroentroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Bozkaya, göğüste ve boğazda yanma hissi, ağza acı su gelmesi, mide ve göğüs ağrısı dışında yutma zorluğu, ses kısıklığı, açıklanamayan öksürük, geceleri olan astım atakları, inatçı diş ve dişeti hastalıkları, kronik sinüzit ve tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarının da reflü belirtisi olabileceğini vurguladı.

 

TEDAVİ EDİLMEYEN REFLÜ, GENETİK OLARAK YATKIN KİŞİLERDE YEMEK BORUSU KANSERİNE NEDEN OLUYOR

Düzensiz ilaç kullanımı reflü hastalığında kalıcı çözüm sağlamamaktadır. Bu durum, yemek borusu kanseri dahil yemek borusu veya yemek borusu dışı çeşitli hastalıklarının geç tanı almasına sebep olabilir. Reflü, yemek borusunda ülserler, larenjit, ses kısıklığı, akciğer enfeksiyonu, astım ve bronşektazi gibi kalıcı akciğer hasarına da neden olabilir. Vurgulanması gereken bir başka husus ise reflü hastalığının şiddetinin şikayetler ile paralellik göstermeyeceğidir.

 

REFLÜ TANISI NASIL KOYULUR

Her ne kadar reflü tanısı hastanın öyküsü temelinde konulsa da teknolojik gelişmeler ile günümüzde reflünün şiddetini ölçmek ve alt tiplerinin tanısını koymak mümkündür. Bu yolla gereksiz ilaç tedavisi ve cerrahi işlemler önlenebilir. Bu teknolojilerden en faydalı olanı Liv Hospital Ankara’da da uygulanan 24 saatlik pH-empedans monitorizasyonudur. Bu yöntem ile reflünün alt tiplerini ve şiddetini tespit edip hastayı doğru tedaviye yönlendirmek mümkündür.

 

REFÜ TEDAVİSİNDE NELER YAPILIR?

Yeni başlayan, kısa süreli ve hafif şiddetli hastalıkta hayat tarzı değişikliği (diyet, kilo verme, yatak başı yükseltilmesi vs.) ve ilaç tedavisi uygulanır. Tedaviye dirençli, sık tekrarlayan ve şiddetli hastalıkta daha kuvvetli asit baskılama stratejileri kullanılabilir. Medikal tedavi ile semptomların yeterince kontrol edilemediği, uzun süreli ilaç kullanımının sakıncalı olduğu veya mide fıtığı gibi yapısal değişikliğin olduğu durumlarda ise cerrahi uygulanabilir. Cerrahiye alternatif endoskopik yöntemlerden en popüler olanı “Stretta sistemi”nde, yemek borusu alt ucunda radyofrekans enerji kullanılarak kollajen dokuda uyarılma sağlanır. Kanser, reflü komplikasyonu olan Barrett özofagusu (ince barsak döşemesine dönüşüm) zemininde gelişmektedir. Bu durumda hasta henüz kanser olmadan, kanser öncesi değişiklikler (displazi) geliştiğinde ameliyatsız olarak endoskopik yöntemlerle (ablasyon) tedavi edilmekte ve kansere dönüşüm engellenebilmektedir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim