• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 2 °C

RIZIK ALLAH’TANDIR (3)

Mehmet Sönmezoğlu

Rızık endişesine düşülmemeli

Bugün dünyada yaşanan gelir dağılımındaki adaletsizlikler, işsizlik vb. sosyo-ekonomik problemler ve bunlara ilaveten her geçen gün artan lüks ve israfa yönelme eğilimleri gelir düzeyi düşük insanları geçim sıkıntısıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu durum özellikle manevî yönden zayıf olan insanlarda rızık endişesine sebep olmaktadır.

 

Rızık endişesi taşımak, Allah’ın, yarattığı mahlûkatının rızkını temin edeceği yönündeki teminatına itimad etmemek anlamına gelir ki, bu bir mü’mine asla yakışmaz. Allah’a iman eden, O’na güvenip tevekkül eden bir mü’min rızık konusunda asla en küçük bir endişe ve korkuya kapılmaz. Her canlının rızkı daha anne karnında iken başlar ve kendisine takdir edilen eceli gelene kadar devam eder.

 

Unutulmamalıdır ki, bütün canlıların rızkını vermek Cenâb-ı Hakk’a aittir, O, bu konuda hiç şüpheye yer vermeyecek şekilde garanti ve güvence vermiştir. Bir ayette bütün canlıların rızıklarının Allah’a ait olduğu bildirilmiştir. (Hûd, 11/6) “İşte bu bizim verdiğimiz rızıktır. Ona asla tükenme yoktur” (Sâd, 38/54) ayetinde ise, Allah’ın rızkının bitmez tükenmez bir hazine olduğu haber verilerek insanların rızık konusundaki endişelerinin yersiz olduğu vurgulanmıştır.

 

Allah’ın sözüne güvenmeyip gereksiz yere rızık endişesine kapılmak, böyle bir duygu ve düşünceyle meşru olmayan yollardan rızık teminin etmeye çalışmak son derece yanlış bir davranıştır. Daha da vahimi ise, rızık endişesi ile bir canlının hayatına son vermek, hele de kendi zürriyetinden olan çocuklarının canına kıymaktır ki, bu büyük bir günahtır. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de insanlara böyle bir zillete düşmemeleri konusunda ciddi uyarılarda bulunmaktadır. Bir ayet-i kerimede şöyle buyrulmaktadır:  “Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da, size de rızkı biz veririz. Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük bir suçtur.” (İsrâ, 17/31; Ayrıca bkz. En’âm, 6/151)   

 

Ayetlerde cahiliye Arapları arasında görülen fakirlik korkusuyla kız çocuklarının öldürülmesinin vahametine dikkat çekilmektedir. Ancak ayetlerde kastedilen mana sadece bundan ibaret değildir. “Geçim korkusuyla” ifadesinden hareketle anne karnındaki çocuğun öldürülmesinin de yasaklandığı anlaşılmaktadır. Çünkü “Çocuklarınızı öldürmeyin” emri, günümüzde yaygın olarak uygulanan ve ciddi tartışmalara yol açan kürtaj yani çocuk aldırma konusuyla da yakından ilgilidir.

 

İslam, anne-babanın başlangıçta çocuk sahibi olup olmama haklarının bulunduğunu kabul etmiş, çocuk sahibi olmamak için bir takım önleyici tedbirler almalarına izin vermiştir, fakat anne karnında teşekkül etmiş bulunan çocuğun hangi safhada olursa olsun hayatına son verilmesine müsaade etmemiştir. Bu itibarla İslam hukukunda, tıbbî ve dinî bir zaruret bulunmadıkça anne karnındaki çocuğun düşürülmesi ve aldırılması -anne baba tarafından yapılmış veya yaptırılmış olsa bile- cinayet (suç) olarak adlandırılıp haram sayılmıştır. (Geniş bilgi için bkz. Kur’an Yolu, DİB. Yay. C. II, Sh.486-487; İslam İlmihali, DİB. Yay. C. 2, Sh. 137)

 

Rızkın değerlendirilmesi

Allah’ın verdiği rızkın yerli yerince kullanılması da üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bir kere insan, Allah’ın verdiği rızkı helal ve meşru yollarda yani O’nun razı olduğu şekilde kullanmalıdır. Cenâb-ı Hakk’ın kendisine ihsan ettiği nimetlerle günah işlememeli, O’na karşı isyankâr olmamalıdır. Nitekim “Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın (peşinden gitmeyin). Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır” (En’âm, 6/142) buyrularak mü’minler uyarılmaktadır.

 

Bunun yanında şu da bir gerçek ki, Allah kullarına rızkı sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamaları için vermiyor, aynı zamanda onlardan verdiği rızıkları yine O’nun rızası istikametinde harcamalarını istemektedir. Nitekim Kur’an’da birçok ayette, hayır yolunda infakta bulunmaları hususunda mü’minlere önemli tavsiyelerde bulunulmakta, bu şekilde davranan kimselerden övgüyle bahsedilmektedir.  İşte bir örnek: “Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın.” (Bakara, 2/254)

 

Netice olarak; tüm canlı varlıkların rızkını veren Allah’tır. O, kullarına rızık vermede çok lütufkâr davranmaktadır. (Şûrâ, 42/19) Kul, rızkını aramak konusunda üstüne düşen görevi yerine getirir, ardından da Rabbine gereği gibi tevekkül ederse, bir sıfatı da Rezzâk (Rızık veren) olan Rabbimiz onu elbette sonsuz hazinelerinden rızıklandırır. O halde hiçbir mü’min, her sıkıntılı anında olduğu gibi rızık konusunda sıkıntıya düştüğünde de haline rıza göstermeli, Allah’tan ümit kesmemeli ve helalinden rızık aramaya gayret etmelidir. 

Bu yazı toplam 1235 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim