Erdoğan - cemaat hesaplaşması

« Önceki Haber 18.02.2012 Cumartesi - 23:55 Sonraki Haber »

Enis ONAT - Erdoğan - cemaat hesaplaşması

Okunma Sayısı: 295

Erdoğan - cemaat hesaplaşması

MİT' çilerin ifadeye çağrılması, sonrasında bunları korumak için özel kanun çıkarılmak istenmesi, gündemi uzun süre meşgul edecek. Kişiye özel kanun çıkarılması hükümetin direkt olarak yargıya müdahelesi anlamına geliyor. Modern demokrasilerde böyle 1 şey sözkonusu olamaz. Bu yargının olmazsa olmazı bağımsızlığına tamamiyle ters bir haraket. Gerçi ülkemizde yargı zaten bağımsız değildi. AK Parti' nin bu son müdahelesi bunu iyice gözler önüne serdi.

Benim bu pazar vurgulamak istediğim konu bu değil.
Uzun süre emniyet ve yargıdaki Fethullahçi yapılanmayı kendi çıkarları doğrultusunda kullanıp, özellikle orduyu sindiren AK Parti, şimdi aynı yapılanma ile mücade etmek zorunda kalıyor. Asla hiçbir cemaatçi yapılanmaya dahil olmayan ve şu an çok ciddi bir halk desteğini arkasina alan Erdoğan, artık Fethullah ve tayfasına karşı önlemler alma zamanının gelip hatta geçtiğini duşünmeye başlamış olabilir. Fethullahçı kesim ise Erdoğan' ın gereğinden fazla güçlendiğini düşünüyor. Erdoğan' ın Amerika Birleşik Devletleri ve özellikle israil' e karşı sert çıkışlari ABD' yi rahatsız etti. Onlar da has adamları Fethullah' a "hoca konuya bir el at" demiş olabilirler...

Öte yandan da zaten Erdoğan' ın Fethullah' a özellikle son çıkan kanunlar, seçimdeki mutlak başarısı ve ordunun üst düzey komuta kademesindeki değişiklikler sonrası ihtiyacı kalmadı. Kılıçlar çekilirse Erdoğan kazanacaktır. Başbakan' a da zaten bu tarz yapılanmaları laik cumhuriyetin bünyesinden temizlemek düşer. Devletin başı olarak bu görev onun sorumluluğundadır.

Bu arada MİT' çilerin gorevlerinin doğası gereği, şu an konuşulan davada suçsuz olduklarına inanıyorum...



Eksik tarih bilgisi...


Seçimler bitmiş...DP iktidar olmuş. Seçim döneminde CHP din istismarıyla halkı kışkırtmaya çalışır. Ticani denilen 1 tarikata destek verir. Ticanileri Atatürk heykellerine saldırtır.

Bir gecede 17 Atatürk heykeli saldırıya uğrayınca DP iktidarı 31 Temmuz 1951’de Atatürk’ü Koruma Kanunu çıkarır. Kanunun çıkmasıyla birlikte heykellere yapılan saldırılar da bıçak gibi kesilir.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik Kanal A’da yaptığı konuşmada Atatürk’ü Koruma Kanunu’nu şiddetle eleştirerek, “Kanunla kimseyi kimseye sevdiremezsiniz. Neyi ideolojik hale getirirseniz onu dogmatik hale getirirsiniz. Siz eğer Atatürk’ü bir ideolojinin sığ çerçevesi içine hapsederseniz, Atatürk’ü kimsenin tartışmasına müsaade etmezseniz bu, Atatürk’e yapılabilecek en büyük kötülüktür” dedi.

Peki sizce neden Çelik bu kanunu diline doluyor. Çelik' le Milli eğitim Bakanlığı döneminden tanışıyoruz. O dönem kurduğumuz eğitim kanalı Ztv için 2 kez toplantı yapmıştık. Çelik' in dediklerini gerçek bir Atatürkçü söyleseydi bu beni asla rahatsız etmezdi. Gerçekte Ulu Önder Atatürk' ün korunmak için kanuna ihtiyacı yok. Milletinin O na olan sevgisi yeter. Bu sevgi, kendisine karşı yapılacak her kötülük ve saygısızlığın karşısına dikilir.

Yazımın başında belirttiğim gibi sözkonusu kanunu çıkaran DP. DP iktidarını kendisine örnek alan AK Parti' nin Genel Başkan Yardımcısı ve eski Milli Eğitim Bakanı tarihi eksik biliyor. Atatürk' ü koruma kanunun DP tarafında çıkartıldığından bi haber.

Aslında özellikle Celal Bayar, ilk iktidar döneminde Atatürk' e ve onun emanetlerine sahip çıkan bir politika izlemişti. İnönü zamanında unutturulmaya çalışılan Atatürk' ün aziz hatırasına saygı gösteren bir politikayı DP hayata geçirdi. DP' nin doğruları ve yanlışları vardır. Ancak İnönü' nin Cumhurbaşkanlığı dönemindeki CHP' nin de hataları az değildir. Eğer DP seçimleri kazanamasaydı muhtemelen CHP ' ye karşı darbe yapılırdı.

Biz tekrar gelelim Çelik' in neden Atatürk' ü koruma kanununu diline doladığına... Tahminim bu kanunu yürürlükten kaldıracaklar. Şu an nabız yokluyorlar. Başarabilirler mi? Bence sıkar...


Fenerbahçe...

Şike olaylarıyla ilgili hiç yazmadım. İlk duyduğumda içimden "helal olsun Aziz Başkana" demiştim. Şampiyonluk için her şeyi yapmış. Ancak sonra düşününce, bunun ne kadar yanlış olduğunu anladım. Sporda asla yapılamaması gereken bir şey...Oyuncusundan taraftarına milyonlarca insanın onuruna, emeğine saygısızlık.

Savlar daha kanıtlanmadı. Doğru yalan bilmiyoruz. Konu zaten yargıda... Sizlere bu konudan yola çıkarak başka şeyler anlatmak istiyorum.

Geçtiğimiz hafta FIFA ve UEFA' dan "Fenerbahçe' yi Şampiyonlar Ligi' ne göndermeyin" şeklinde bir talep lamadığı ortaya çıktı. Futbol Federasyonu o Atatürk dönemi sonrası hortlayan batıya karşı ezikliğimizin güzel(!) bir örneğini vererek ve çok ciddi 1 işgüzarlık yapıp takımı Avrupa' ya yollamamış. Bir Fenerbahçeli olarak takımımın maddi ve manevi kayıplarının burdan hesabını sormak istiyorum. Ancak kimden?..

Size isim vermeden pazar gününüzde küçük 1 tebessüme neden olacağına inandığım 1 anımdan bahsetmek istiyorum. İsim vermeyeceğim 3 büyüklerin Başkan' larından bir tanesi ile sohbet ediyoruz. Başkanım dedim "futbol kulübü yönetmek nasıl bir şey?" Aldığım cevap aklıma her geidiğinde beni güldürür " Dünyada kendi paranla anana küfrettirdiğin tek iş"...


Tüm Yazıları



Haber yorumları - Yorum Yaz
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır... [ ilk yorumu sen yap! ]


Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Kocaeli Gazetesi sorumlu değildir.