Merhaba. Sabah olur. Adam dünün yorgunluğunu bırakıp çıkar evinden. Akşamdan yağan kar beyaza boyamıştır ortalığı. Adam 50 santimetre beyazın içinde arabasına doğru ilerler. Karların mahpus kıldığı aracının kapısına dahi açamaz. Kapılar soğuktan donmuştur. Adamın aklına doğal olarak belediyenin görevlerinden biri olan toplu taşıma hizmeti gelir. Evine yakın olan otobüs durağına doğru ilerler. İlk gelen halk otobüsünü durdurur. Kent merkezinde bulunan iş yerine gidebilmek için otobüsün basamaklarına çıkar. Tam bu anda aklına gelir şehrin toplu taşım hizmeti için yeni başlattığı Kent Kart uygulaması. *** Adamın Kent Kart’ı yoktur. İşinden evine, evinden işine aracıyla gidip geldiği için Kent Kart’a ihtiyaç duymamıştır hiç. Birden aklına daha önce duyduğu fakat birçok da serzenişi beraberinde işittiği tek kullanımlık kart uygulaması gelir. Soğuktan titreyen bedeni durumunu sesine de yansıtır. Titrek ve çekingen bir sesle sorar; “Tek kullanımlık kart alabilir miyim acaba?” Şoför muhataplığından sıkılgan bir tavırla tersleyerek cevaplar; “Bizde tek kullanımlık kart yok!” *** Adam bir sonraki halk otobüsünü durdurur. Bir önceki terslenişinden ötürü soru sorarkenki hali daha çekingendir bu kez. Fakat yine aynı soruyu tekrarlar; “Tek kullanımlık kart alabilir miyim acaba?” Yeni şoförde de eski şoförle aynı ruh hali vardır. Muhatap olmadan acelece ve umursamaz bir tavırla aynı cevabı verir; “Bizde tek kullanımlık kart yok!” *** Arkadan gelen otobüse yönelir bu kez adam. Utanmıştır Kent Kart taşımamaktan. Bu sefer istemsiz değiştirir sorusunu; “Tek kullanımlık kart var mı?” Aynı terslemeyle karşılaşır yine. Yılmadan bir sonraki halk otobüsünü durdurur adam. Sonra bir arkasındakini. Sonra diğerini. Kış günü, eksi bilmem kaç derece soğukta 12 halk otobüsü 3 dolmuş durdurur. Hiç birinde tek kullanımlık kart yoktur. Yüzü düşer önüne. Ne yapacağını bilemeden düşünmeye başlar. Başkalarına tamah edip Kent Kart dilenme fikri birkaç şoför tarafından dillendirilmiştir. Bir an aklına gelse de kimseden kartını istemez. *** Kış günü, eksi bilmem kaç derece soğukta 5 kilometre yolu vardır, adamın kent merkezine gidecek. Ve yoktur tek bir toplu taşım aracı dahi parasıyla binecek. Adam düşünür ve karar verir yürümeye. Sabah saat 08.00’de başladığı yolculuğu bir buçuk saat sürer. 5 kilometre yol, eksi bilmem kaç derece soğuk ve dört bir yanda kimilerine sefa, kimilerine cefa beyaz kar. Adam yol boyu düşünür bir belediyenin yönettiği kentte bulunan vatandaşları için yapması gerekenleri. Mesela toplu taşım hizmetini düşünür. Dilinde onlarca küfür. Gelir işinin başına. Oturur koltuğuna ve sürüsünden ayrılmak istemeyen bir kuzu gibi bürünür sessizliğine. *** Bu kısa öykü benim gibi birçoğunuzun da başına gelebilecek, bir beceriksizlik öyküsüdür. Bu kentte düzgün işliyor gibi gösterilen belediyecilik tam bir fiyaskodur. Kimilerinin dediği gibi bu kenti acemiler mangası yönetmemektedir. Zira acemiler manga oluşturabilmek için bir araya gelebilecek bir yetiye sahiptirler, ancak kenti yönetenler de bu yeti dahi gözlenemez. *** Benim oturduğum mevkide Kent Kart satış noktası yok. Gerçi olsa dahi az önce anlattığım mevzuun geçtiği günde ulaşım sıkıntısından dolayı hiçbiri açılamazdı. Benim Kent Kart’ım yok. Ve hiç de olmayacak. Peki, ben anlattığım sıkıntıları çekmek zorunda mıyım? Kenti yönetenler bütün vatandaşlarını düşünmek zorundadır. Bütün vatandaşlarının yaşayacağı sıkıntıları önceden bilip, önlemini almak zorundadır. Bu sıkıntılar karşısında çözümler üretmelidir. Üretemiyorsa dahi çevresinde bulunan birkaç ile bakıp örnek almalı, gerekirse işleyen projeleri birebir kopyalayıp sıkıntıları çözmelidir. *** Büyükşehir Belediyesi yaşanan toplu ulaşım sıkıntısında, hiçbir şey yapamıyorsa İstanbul’a bakmalı, akbili bulunan ve bunu gerektiğinde yolcuların kullanımına sunan otobüs şoförlerini görmeli, akbili olmayan yolcular için neredeyse bütün kente kurulan günlük kart makinelerine bakmalı ve vatandaşını mağdur etmemek için çabalamalıdır. *** Dipnot: Olay sonrasında havalar biraz olsun düzelip, yollar açılınca birkaç halk otobüsü şoförüyle görüştüm. Neden günlük kart alıp vatandaşın mağdur olmaması için çabalamadıklarını sordum. Tanesini 4.50 TL’ye aldıkları günlük kartları yine 4.50 TL’ye sattıklarını ve 2 kullanımlık olan günlük kartlar için vatandaştan tepki aldıklarını söylediler. Vatandaş normal kent kart ile 4 TL tutan kullanım bedeline 50 kuruş fazla ödeme yapmaktan şikayetçi imiş. Halk otobüsü şoförleri de belediyenin 50 kuruşluk bu büyük rant kapısını kapamış ve günlük kart taşımama kararı almış. Şifahen alınan bu karar sonrasında da toplu ulaşımda para kullanımı tamamen ortadan kalkmış. Şoförler 50 kuruşluk rantın ortadan kaldırılması sonrasında seve seve günlük kart bulunduracaklarını, amaçlarının halkın sömürüsüne engel olmak olduğunu vurguluyor. *** Saygılar.