• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Ruh sağlığı

Bilal Dündar

DÜN Dünya Ruh Sağlığı Günü’ydü. Basında, televizyonlarda haber olarak hemen-hemen hiç önemsenmedi diyebiliriz.

Oysaki iyi düşünülürse çağımızda en büyük sorunların başında ruh sağlığı gelmektedir. Ruh sağlığı olmayan insanların nerede, ne zaman ve nasıl davranacakları hiç belli olmadığını görmekteyiz.

Her gün yaşadığımız ortamda ruh sağlığımızı bozan o kadar çok olaylar var ki, saymakla bitiremeyiz.

Kabaca hatırlamaya çalışalım.

Eğitim eksikliği bence başta gelmektedir. Psikoloji, Sosyoloji öğrenilmesi ve okuması gereken bir ders olarak yaşamımızda yer almalıdır. Bu konuların insanın kendisini, karşısındakini tanıması ve empati yapması için bilinmesi gerekir.

İkinci önemli konu ekonomidir.

İşsiz bir insanın ruh sağlığının yerinde olacağını düşünmek bile zordur. Aldığı ücret, maaş gibi gelirle geçinemeyip ikinci bir iş peşinde koşan insanların da ruh sağlığı tam olamaz.

Hak, hukuk ve adalet kavramlarının doğru, dürüst tam işlemediği ortamlarda da ruh sağlığı bozulmaktadır.

Haklı iken haksız ortamda yaşayan, adaletsizce bölüştürülen milli gelirden yeterince pay alamayan, tabir caiz ise itilmiş, kakılmış insanların ruh halinin düzgün olması beklenemez.

Bu olumsuzlukları istediğiniz kadar çoğaltmak mümkündür.

Her gün gazete ve televizyonlardaki izlediğimiz, okuduğumuz haberler insanın içini karartıyor.

İntiharlar, gasplar, hırsızlıklar, kavgalar, yaralamalar, bunca ölümlerin yalan ve dolanların tamamı bir sonuçtur. Bu sonucun özet sebebi ise ruh sağlığının bozuk olmasıdır.

Toplumumuz o hale geldi ki, herkes arenada kırmızı görmüş boğalar gibi burnundan soluyarak bakıyor.

Herkes illa da benim odunum diyor. Birbirini görmüyor, empati yapmıyor, başkasını düşünmüyor ve işitmek de istemiyor. Tez elden ruh sağlığını bozan sebepleri ortadan kaldırılmalıdır. Geleceğimiz için buna mecburuz.

Doktorlar insan vücudunu onarıyor, organları değiştiriyor ama ruh halini değiştiremiyor. Yersiz, anlamsız saldırılar ve emeğinin karşılığını alamayan doktorlarında ruh sağlığının bozulduğunu unutmamamız gerekiyor. Ruh sağlığımızın iyi olacağı günleri özlüyor ve umut ediyoruz.

 

TARİH TEKERRÜR EDİYOR

Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması Emperyalizmin planı, programı ve projesiydi. Anadolu işgal edilerek etnik ayrımcılık körükleniyordu. Nitekim Rum Pontus Cemiyeti, Ermenilerin her tarafı yakıp yıkarak katliamları başlatmaları, Kürt aşiretlerinin kışkırtılması, sonucu isyanlar gibi hareketler, düşünceler Atatürk ve arkadaşlarınca örgütlenen Anadolu insanları sayesinde bertaraf edildi.

Yeni kurulan devlet Türkiye Cumhuriyetiydi. Yurtta Barış, Dünyada Barış sloganı ile demokrasiden, özgürlükten, laiklikten, kadın-erkek eşitliği gibi çağdaş unsurları ilke edinen yeni bir anlayış ile Türkiye yoluna devam etti.

Ortadoğu projesi ile yola çıkan Emperyalizmin öncelikli hedefi Türk kimliğini ve Atatürk’ü içlerine hiçbir suretle sindirmediler. Yedikleri şamarı asla unutmadılar. Yüz yıllık kin, intikam ve projeler yeniden çeşitli yol ve adlarla hayata geçirilmeye çalışılıyor.

Türkiye de yaşayan hepimizin başka gideceği bir yer de yok. Hepimiz bir geminin içindeyiz. Kendi kendimizi ayağımızdan vurma gafletinden uzak durmalıyız. Sokak terörü hepimize verilen en büyük zarar ve Emperyalizme hizmettir. Yazık oluyor yarınlara!

Bu yazı toplam 1713 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim