• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Şaban ile Recep'in aşkı…!

Bülent Ekinci

Kimi siyasi partiler yüzünü nereye döneceğini şaşırmış durumda. Onlardan biri, eşcinselliği meşrulaştırmaya çabasında olan LGBT’nin destekçisi konumuna gelmiş

Tamam destekle, siyasal gücünü artırmak için sırtını istediğin tarafa daya. Daya da İslami argümanları kullanıp "Şabanla Recep'in aşkına Ramazan engel olamaz" temasıyla yürüyüş yapan gruba bu kadarda gaz verme.

Seçimden önce Taksim’i “Kabe” ilan edip seçimden sonra kutsal saydığımız Ramazan ayında, “Şabanla Recep'in aşkına Ramazan engel olamaz” diyerek insanların caddelerde yürümesine seyirci kalmak toplumun değerleriyle dalga geçmektir.

28 Haziran Pazar günü İstanbul’da yapılan eşcinsellerin yürüyüşünü hemen hepiniz takip etmişsinizdir. Bu yürüyüş ve açılan pankart, sosyal medyada ağır eleştiriler neden oldu. Bu yürüyüş, ramazan ayında yapılıyor olmasından çok, kullanılan pankartıyla gündeme geldi.  

Binlerce eşcinsel vatandaş, mahalle baskısı gördüğünü ileri sürerek toplumda dışlandıklarını söyleyerek bir farkındalık yaratmak istedi.

Bu yürüyüşler aslında eşcinselliğin meşrulaşma çabasıdır.

Bence bu durum zaten yeterince meşru…

Bu ülkede eşcinselsen diye kimseyi asmıyorlar. Eşcinsel diye gözaltına alıp tutuklamıyorlar da.

Gözaltına alınanlar para karşılığı fuhuş yapan eşcinseller. Eee fuhuş yapan normal kadın olsa da zaten aynı muameleyi görüyor. Kimse bir ötekinin cinsel tercihini alenen yargılamaz. Ben de öyle. Yargılanan tek şey toplumun değerlerine yapılan saldırıdır.

Bu ülkede eşcinseller taşlanmıyor…

Üstelik İstanbul’un göbeğinde, mübarek Ramazan ayında, “Şaban ile Recep’in aşkına Ramazan engel olamaz” pankartıyla yürüse bile.

Toplumun var olan değerlerine saygısızlık yapmak, sokakta soyunup, caddenin ortasında çocukların gözleri önünde aynı cinsiyetten iki kişinin dakikalarca öpüşmesi, dini argümanlara el dil uzatılması haksızlıktır.

Burada mesele eşcinsel olup olmama değil. Mesele, onlar üzerinden pirim yapmak isteyenlerin önünü açan, yürüyüş adı altında yapılan kışkırtmadır.

İstanbul’da yapılan yürüyüş, bir kışkırtmanın en aleni halidir. Amaç farkındalık yaratmak olsa bile, insanın en hassas duygusu olan din, böyle bir konuya alet edilmemeli.

Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın, kimseyi hor gördüğüm ya da ötekileştirdiğim yok. Bu ülkede her insan eşittir. Yeterince bölünmüşken birde eşcinsel olanlar ve olmayanlar diye bölünmek, en çok eşcinselliğin meşrulaşmasını isteyenlere zarar verir.

Din ile dalga geçercesine yapılan eylem ve gösteriler, o dini yaşayanların sizi hor görmesine sebep verir.  Demek istediğim “Herkes çerçevesini iyi bilmeli…”

pankart.jpg


 

TEMED İftarda buluşacak

Körfez Tüpraş 50. Yıl Lisesi Mezunlar Derneği geleneksel iftar yemeğini bu yılda düzenliyor. Körfez sahibinde bulunan Kasr-ı Çardak’ta düzenlenecek olan iftar yemeğine katılımın yüksek olması bekleniyor.  Bugün düzenlenecek iftar yemeği için dernek üyeleri saat 20.30’da bir araya gelmeyi planlıyor.



Saroğlu Ekmek fırınının geleneksel iftarı

firin-001.jpg

Bekirdere’de bulunan Kocaeli Fırıncılar Odası ikinci başkanı Burhan Saroğlu, Ramazan ayında en yoğun mesaisini yapıyor. Önlüğünü giyerek fırında çalışan Saroğlu, iftar saati yoğunluğunu atlattıktan sonra bu kez de personeliyle iftar yapmak için hazırlığa giriyor. Her yıl fırın önünde iftar yapan Saroğlu, bu yılda aynı geleneği bozmadı. Çalışma arkadaşları ve komşu esnafla bir araya geldi. Allah niyetinizi kabul etsin…


 

Mimar Sinan’ın kadrolu dilencileri

Körfez Yarımca Mimar Sinan Mahallesi Ramazan ayı geldiğinde Kalabalık ve cıvıl cıvıl olur. Sahur saatine kadar da o kalabalık devam eder.

Yarımca’da bulunan Mimar Sinan Mahallesi, bölgenin en büyük mahallesidir. Cadde esnafla doludur ve esnaf Ramazan ayında, hatta yaz boyunca iş yerlerini hayli geç kapatır. Bu da bölgedeki canlılığın sürekliliğini sağlar.

Bu saydığım özellikleri bilen sadece bizler değiliz, bu özellikleri Suriyeli vatandaşlarda öğrenmiş, bölgesizin ve değişik illerin dilencileri de…

Anlayacağınız Mimar Sinan Mahallesi dilenciden geçilmez oldu. Bazı bölgeler de 5 metre adayla bile dilenci görebiliyorsunuz. Her sokak başı, market önü, cami etrafı hatta sitelerin giriş kapısı dilenciler tarafından kuşatılmış.

Ne kadar kıssak haftada en az bir kere dilenciye para veririz ancak Mimar Sinan Mahallesi’nde cadde üzerinde yürüyorsanız cebinizde bol miktarda madeni para olması gerekiyor.

Bende orada oturan biriyim ve size şu kadarını söyleyeyim, eve girmek için apartmanın önünde oturan dilenciden müsaade istemek zorunda kalıyorum. Apartman girişindeki dilenci kendini toparlıyor ben öyle geçebiliyorum binaya.

Kötü söz mü?

Aslaaa söylemem. Bir kere teşebbüs ettim boyumun ölçüsünü aldım.

Gecen Ramazan ayında peşimden ayrılmayan bir dilenci çocuğa kızdım, bağırdım cadde üzerinde küfretmeye başladı. Eee dövsen dövülmez sevsen sevilmez “İyi halt ettin” dedim kendime, dilenen benmişim gibi eydim kafamı gözden yok oldum.  Belki de bu işle ilgili görevlilerde benim yaşadığım durumu yaşamamak için dilencilere müdahale etmiyordur ama Yarımcalı öfkeli bilesiniz…

Bu yazı toplam 1532 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim