• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Sadaka-i cariye ve camilerimiz–2

Mehmet Sönmezoğlu

Sadaka en geniş manasıyla nafile olarak yapılan hayır ve hasenatı insan olsun, hayvan olsun bütün mahlûkata yapılan iyilik ve ihsanları her türlü güzel söz ve davranışı ifade eder. Sadaka-i cariye ise sürekli ecir getiren sadaka anlamına gelir. Allah rızası için herkesin istifadesine sunulan eser bırakmak demektir.
Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadis-i şeriflerinde, “Bir insan öldüğünde amel defteri kapanır. Ancak sadaka-i cariyesi veya ilmi bir eseri ya da kendisine dua eden hayırlı bir evladı olan kimsenin amel defteri kapanmaz” (Riyazu's SalihinTrc. 3,5) buyurmuşlardır. Hadis-i şerifte geçen sadaka-i cariye ile cami, mescid, Kur’an Kursu, okul, kütüphane, hastane, yol, köprü, çeşme, aşevi vb. yaptırmak veya mevcutlarını yaşatmak suretiyle bunları toplumun menfaatine tahsis etmek anlaşılmaktadır.
Allah Resûlü (s.a.s.), “Bir kimse bir ağaç diker o ağaçtan bir insan yahut Allah’ın mahlûklarından herhangi bir mahlûk meyve yerse, bu meyve ağacı diken kimse için sadaka olur.” (Tecrid-i Sarîh Trc. VII, 123) buyurarak sadaka-i cariyenin kapsamının ne kadar geniş olduğunu bizlere bildirmiştir.
Görüldüğü üzere gerek insanların, gerekse diğer canlıların istifadesi için yaptırılan ve hayırlı işlerde kullanılmak üzere inşa edilen bütün müesseseler ve vakıflar, onları yapan ve kuran Müslümanlar için kıyamete kadar arkalarından kendilerine sadaka sevabı kazandıran eserlerdir. Allah’ın yarattığı tüm canlılar bu gibi yerlerden yararlandığı sürece, bunları yaptıranlar, yapılmasına sebep olanlar ve destek olanlar, gerek hayatta olduklarında gerekse vefatlarından sonra sevap kazanmaya devam ederler.
Bir Müslümanın sadaka-i cariye sayesinde manen ömrünün uzaması, adeta ikinci bir ömür yaşaması mümkündür. Allah yolunda tahsis edilen bir eser ayakta kaldığı ve insanlar da ondan faydalandığı müddetçe, o Müslüman eserleriyle yaşıyor demektir.
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de, “Siz sevdiğiniz mallardan -Allah yolunda- sarfetmedikçe gerçek iyiliğe erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir” (Âl-i İmrân, 3/92) buyurarak mü’minlerin, mallarını Allah yolunda harcamaları, iyilik ve infakta bulunmalarını istemiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de Müslümanları iyilik ve hayır yapmaya teşvik ederek şöyle buyurmuştur: “Olgun bir mü’min sonu cennet oluncaya kadar, hiçbir hayra doymaz, hiçbir hayırdan da geri kalmaz.”
O’nun için az-çok, küçük büyük demeden imkanlarımız ölçüsünde hayır ve iyilik yapmaya, sadaka vererek malımızı ve ömrümüzü bereketlendirmeye, öldükten sonra da sevap elde edeceğimiz kalıcı faydalı eserler yapmaya gayret edelim. 
Sadaka-i cariyelerin en önemlisi hiç şüphesiz yüce dinimizin temel müesseselerinden birisi ve en başta geleni olan cami ve mescitlerdir. Çünkü camiler, mü’minleri Allah’ın birliği etrafında toplayan birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının olgunlaşmasını sağlayan İslam’ın kutsal mekanlarıdır.
Bunun içindir ki, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) Müslümanları cami yapımına teşvik etmiş ve “Kim Allah’ın rızasını gözeterek bir mescid yaptırırsa, Allah da ona cennette onun için bir ev yapar” (Buharî, Salat, 65 Müslim, Mesâcid, 24) buyurarak cami ve mescid yaptıranları Cennetle müjdelemiştir.
Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerdeki övgü ve teşviklerden ilham alan Müslümanlar, tarih boyunca cami yapımına gereken önemi vermişler gittikleri her yere ev, bark yapmadan önce bir cami inşa etmişlerdir. İslam’a hizmetle şereflenen ecdadımız da, bu hayır yarışına katılmışlar, bizlere ölümsüz binlerce eser, cami ve mescid bırakmışlardır. Bize düşen ise bu camilere yenilerini katmak, mevcutlarını da koruyup kollamaktır. Böylece, bizler de öldükten sonra onlar gibi amel defterlerimizin kapanmamasını sağlayabiliriz.
Bu vesileyle 1–7 Ekim tarihleri arasında kutlanacak olan “Camiler ve Din Görevlileri Haftası”nı kutluyorum. Bu haftanın ülkemiz, milletimiz ve teşkilatımız için hayırlı hizmetlere vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyor, bütün din görevlilerimize başarı, sağlık ve afiyetler, vefat eden bütün din görevlilerimize de Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyorum.

Bu yazı toplam 1313 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim