• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 29 °C

Sadece bir gece savaşıldı…

Mehmet Özmen

Büyük ve çok farklı bir darbe çeşidini geride bıraktık.

Atlattık…

Memleket işin özünde nasıl bir tehlikenin eşiğinden döndü, bunu size izah bile edemiyoruz. Zira yaşanabilecek olumsuzlukları biz dahi artık tahayyül edemiyoruz. Mesele o kadar çok karışıktı ki, darbe sonucunda ortaya çıkacak tablonun bu ülkenin hayrına olabileceğini kimsenin iddia edebileceğini sanmıyorum…

Türkiye’nin çok şeyler kaybettiği, adeta ömründen ömrün gittiği 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 darbelerinde bile böyle bir zarar ziyanla memleket karşı karşıya kalmamıştı.

Her ne kadar kimsenin beklemediği bir durumla kalmış isek de, bu kadar yaşananların hedefinin Türkiye’nin geleceği olduğunu anlamamak çok akıl karı bir durum olmaz sanıyorum.

Peki, bu darbe girişimi nasıl bastırıldı?

Daha önce de izah etmiştim bu konuyu. Darbeyi yapmak isteyenlerin amacı belliydi. Ülkenin geleceğine kastetmişlerdi. Fakat hesap edemedikleri, polisin çok hızlı bir şekilde devreye girmesi, ayrıca sokaklara dökülen milyonlardı…

Bu aynı zamanda şöyle bir sonuca da hükmeder açıkçası. Bu ülkede devlet ve millet sırt sırta verdiği müddetçe Türkiye’yi hiçbir güç yıkamaz…

Düşünsenize bütün bir ülke, İstanbul ve Ankara merkezli olarak ülke sathında sadece bir gece savaştı, ancak bunun karşılığında geleceğini kazandı.

Sadece bir gece…

Kimisi beğenir, kimisi beğenmez.

Onay verir ya da vermez, orasını çok bilemem. Ancak Türkiye’de mevcut siyasi yapıda Recep Tayyip Erdoğan dışında bir cumhurbaşkanı ya da başbakan dışında bir siyasi figürün milleti topyekun bir şekilde sokaklara dökebileceklerini düşünmüyorum.

Bunu Bahçeli, Kılıçdaroğlu ya da herhangi bir siyasi yüz başaramazdı.

Aynı şekilde Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan dışında bir lider, AK Parti dışında bir siyasi partinin, 17-25 Aralık gibi buram buram darbe kokan operasyonlarından sağ ve salim olarak çıkabileceğini de düşünmüyorum.

Kısacası bu iki örnek göstermiştir ki, toplum ‘Padişahım çok yaşa’ demeyi çok özlemiş. Kendince bir lider bulduğunda her şeyi göze alabiliyor. Toplum olarak reaksiyon gösterip ölüme doğru bilerek ve isteyerek yürüyebiliyor.

Bu anlamda Recep Tayyip Erdoğan gerçeğini sanırım bu kez ülkemizdeki siyasiler de artık kabullenmek zorunda kaldılar.

xxx

Yaşananların ardından tartışılan konu ise idam cezasının gelip gelmemesi konusu…

Benim yorumum çok açık; evet, idam yeniden yasamızda olmalı…

Vatanın birliğine ve dirliğine kastedecek olan teröristler (geçmişten itibaren) herkesin cezası idam olmalı…

Kız erkek ayrımı yapmadan çoluğa çocuğa musallat olan, kadınlarımızın sokaklarda rahatça gezebilmelerinin tek sebebi durumundaki sapıkların cezası idam olmalı…

Hunharca işlenen cinayetlerin, cinnet ayaklarına yatarak küçücük çocukların canlarını alan kişilerin cezası idam olmalı…

Ve darbeciler…

O kişilere karşı uygulanmasını istediğim ceza çok ağır, ancak olması gereken cinsten. Zira yüreğimizin soğuması için hayatını kaybeden her şehidimizin anısına ayrı ayrı idam edilmelerini isterim.

Bu açıkçası bir haktır.

Kısasa kısastır.

Haksızlığın karşısında hakkın galip gelmesidir.

Ve kazanmaktır…

Dünyada ve ülkemizde terörizmin anlamı ve yapısı artık çok değişmeye başladı. Bazen en yakınınızdaki kişiler bile bir türlü yakıştıramadığınız kabahatlere bulaşabilirler.

Şayet bu kabahatler, ülkenin menfaatlerine aykırı ise yapılan vatan hainliğidir.

Her şeyi bir kenara bırakın, en azından bunun cezası idam olmalıdır…

 

 

Bu yazı toplam 870 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim