• BIST 104.123
  • Altın 145,814
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 9 °C

Sadece lanetlemekle terörü bitiremeyiz

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, hep aynı terane!

Terör katliamlarına her defasında aynı ifadelerle tepki veriyoruz.

Lanetliyoruz…

Beddua okuyoruz…

“Hainler” diyoruz…

“Kana doymuyorlar” diyoruz…

“Kan içiciler” diyoruz…

“Gözü dönmüş alçaklar” diyoruz…

“Bunun hesabı sorulacak” diyoruz…

“Terör odaklarını yerle bir edeceğiz” diyoruz…

“Güvenlik önlemlerini artıracağız” diyoruz…

Çok geçmiyor, bir yenisi!

Son 5 ayda Ankara’da, hem de Ankara’nın göbeğinde, 3 katliam!

*Tarih 10 EKİM 2015, Ulus’ta 102 ölü 246 yaralı.

*Tarih 17 Şubat 2016, Merasim Sokak’ta 29 ölü 61 yaralı.

*Tarih 13 Mart 2016, Kızılay’da 37 ölü 75 yaralı.

Üç katliamda 168 ölü, 382 yaralı.

Bunlar toplu kaybettiklerimiz, hemen hemen her gün verdiğimiz şehitleri saymıyorum.

Her gün yüreğimiz yanıyor…

Her gün içimizdeki kin ve nefret taşıyor…

 

Bu noktaya nasıl geldik?

Sevgili okurlarım, dünyada hiçbir şey sebepsiz değildir.

Neden pek çok ülke huzur içindeyken, ülkemizde ardı sıra katliamlar yaşanır oldu?

Terör gruplarının neden hedefindeyiz?

Öyle uzun uzun ahkâm kesecek değilim.

Yeri geldikçe zaten ayrıntılarıyla yazıyorum.

Bugün sadece satırbaşlarıyla…

*Türkiye’nin, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinden ayrıldığından buyana başı beladan kurtulmuyor. Atatürk’ün koyduğu bu ilkenin değerini, bugünleri yaşadıktan sonra anlıyoruz.

*Biz başka ülkelerin içişlerine karışırsak, o ülkeleri karıştırmaya kalkarsak, başka ülkelerin de bizim içişlerimize karışma hakkı doğar. Suriye örneğinde olduğu gibi… Sen Suriye’deki yönetimi değiştirmeye kalkarsan, o da sana elinden gelen kötülüğü yapar.

*Terör, terördür. Terör örgütleri, faaliyet gösterdikleri devletlerde “egemenliği paylaşmak” için savaşırlar. Sen onlarla zamanında mücadele etmezsen, sen onlara yüz verirsen, sen onlara “anonim haklar” vermeye kalkarsan, sonu gelmez. PKK terörü, AKP’nin geçmişteki hataları nedeniyle azdı ve ülkeyi bu hale getirdi. Suç onlarda değil, onlarla gerektiği gibi mücadele etmeyen hükümette!

*Türkiye bugün, Suriye’den kabul edilen 3 milyon göçmen nedeniyle, “teröre açık bir ülke”! Devletler, iç güvenliklerini sağlamak için, ülkelerine girip çıkanları titizlikle kontrol ederler. Vizeler bunun içindir. Öyle her isteyen girip çıkmasın, benim kontrolümde olsun diye… Ülkelerine yasal ve yasal olmayan yollardan girenleri de yakından takip ederler, böylece terör riskini “en aza” indirirler. Türkiye böyle mi ya? Türkiye, yolgeçen hanı! Giren çıkan belli değil. Aramızda sadece Suriye’den ne idüğü belirsiz 3 milyon kişi var. Afganistan, Pakistan ve diğer bazı ülkelerden gelenleri saymıyorum. Eee, bir de devletimizin dirlik ve birliğine musallat kendi “mallarımız” var. Bir ülke bu kadar riski taşıyabilir mi? Bunların hangi birini, nasıl kontrol edeceksin?

*Devlet yönetimlerinde sistemi bozmak kolaydır, bozulan sistemi yeniden sağlıklı hale getirmek zordur. Sen, gözbebeğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Ergenekon dedin, Balyoz dedin yerle bir ettin… Arkasından polis teşkilatını “paralelci” yakıştırmasıyla dağıttın… Bu süreçte, bazı odak noktalarının yönlendirmesiyle milli duyguları zayıflattın… Şimdi yangın büyüdü, yangını söndürmekte zorlanıyorsun.

*İnsanlar arasında olduğu gibi, devletlerarasında da “dostluklar” önemlidir. Dostluklar, zor zamanlarda kendini gösterir. Ülke olarak zor günler geçiriyoruz… Var mı elini uzatan? Dostumuz diyebileceğimiz bir tek ülke var mı? Bakmayın siz, her terör katliamından sonra “taziye mesajı” gönderenlere! Hepsi “diplomatik terbiye” nedeniyle yayınlanmış sıradan mesajlardır. Fasa fiso…

*Dünya, yıllar sonra tekrar “iki kutuplu” hale geldi. Bir tarafta ABD ve Avrupa Birliği ülkeleri, diğer tarafta Rusya-İran-Çin paktı. Sen neredesin? Ne orada, ne burada! “İki taraf tarafından da itilip kakılan bir ülke” durumundasın.

*Emperyalizmin oyununa geldik… Emperyalist devletler, tıpkı Yugoslavya örneğinde olduğu gibi ülkemizi parçalamak için bizi oyuna getirdiler, biz de bu oyunu yuttuk. “İktidar olabilmek” sevdasına yuttuk… Verdiler borcu verdiler borcu, şimdi de önümüze “fatura” koydular. “Ya malını, ya canını” hesabı!

 

Yaşadıklarımız, sürpriz değil

Sevgili okurlarım, son aylarda yaşadığımız terör olayları kesinlikle sürpriz değil.

Yıllardır üst üste yapılan hataların sonucu.

Asıl sürpriz, bu olaylar yaşanmasaydı olurdu.

Bile bile, göz göre göre ülkemiz Ortadoğu bataklığının içine çekildi.

Yıllar önce senaryosu yazılmıştı, şimdi oynanıyor.

İkinci bir “Kurtuluş Savaşı”na hazırlıklı olalım!

Yıllardır devam ede gelen hataların bedelini hep birlikte ödeyeceğiz.

Maalesef bu böyle!

Hataları bizi yönetenler yaptı, ancak onları biz seçtiğimizden, faturayı bizler ödemek zorunda kalacağız.

Zaten ödemeye çoktan başlamadık mı?

Canımızla, malımızla…

***

Sevgili okurlarım, işin en trajik yönü de ne biliyor musunuz, memleketi bu hale getirenlerden, memleketi kurtarmalarını beklememiz!

Bu da herhalde Tanrı’nın bize verdiği bir ceza!

Son terör katliamından sonra sizlerle duygu ve düşüncelerimi bir kez daha paylaşmaya çalıştım.

Özetle…

Terörü lanetlemekle, terör bitmiyor.

Eğer bitecek olsaydı, şimdiye kadar binlerce acıyı yaşamazdık.

Teröre doğru teşhis koymalıyız, aklımızı ve mantığımızı kullanarak mücadele etmeliyiz.

Tamam, ülkemiz şu anda çıkmazda.

Ama “kurtuluş yolu” da yok değil!

Bizler, nice zorlukların üstesinden gelebilmiş bir milletin çocuklarıyız.

Yeter ki, üstümüzdeki “ölü toprağı”nı atmasını bilelim.

Ümitsiz olmayalım…

En nihayet, bugünkü şartlarımız, 19 Mayıs 1919 şartlarından daha kötü değil!

Pazar günü hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Bu yazı toplam 1828 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim