• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

“Sağlam İrade” Cumhur’un başında olduğu sürece…

M.Tanzer Ünal

Dün sabah gazeteye geldiğimde ilk yaptığım iş, her zamanki gibi ulusal gazetelere göz atmak oldu.

En önemli “haber (!)”, birinci sayfada değil, son sayfadaydı.

Bütün yandaş gazetelerin son sayfasında…

Adam gibi gazetecilik yapan gazeteleri okuyanlar ise, o haberi göremediler.

Neydi o haber?

Aslında “haber” dediğim, malum gazetelerin son sayfalarındaki “ilan”!

Tam sayfa!

Üstte Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın fotoğrafı, önünde bir mitingden alınıp montaj edilen halk yığını ve başlık…

“SAĞLAM İRADE CUMHUR’UN BAŞINDA”

Bilmem tercüme etmeye gerek var mı?

“Sağlam İrade” denilen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan...

“Cumhur” ise biliyorsunuz “halk”.

 Yani, “Recep Tayyip Erdoğan, halkın başında”…

Kim vermiş bu ilanı?

SDP, Sivil Dayanışma Platformu…

Tamamen AKP’nin kontrolünde olan, daha doğrusu AKP’nin kurdurduğu bir platform!

İlanın metnini okumaya devam edelim!

“17-25 Aralık darbe girişimlerinin adli yargıda takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen dosyada suçlanan bakanların Yüce Divan’a gönderilme çabası, adli yargıda başarısız olan darbe girişimini Anayasa Mahkemesi’nde sonuçlandırma çabasıdır.

Anayasa Mahkemesi aklanma yeri değildir.

Anayasa Mahkemesi, bugüne kadar siyasete müdahale eden kararlarıyla vesayet rejiminin son kalıntısı olarak milletin vicdanında aklanması gereken bir yerdir.

Anayasa Mahkemesi’nden “Dönemin Başbakanı” çıkarma gayretinde olan içeriden ve dışarıdan fitne odakları ile siyasi ikbal ve makamları için bu fitne odaklarıyla açık gizli ittifak yapanları ibretle takip ediyoruz.

Siyasi kariyerlerini ve kazanımlarını “Sağlam İrade”nin gölgesine borçlu olanların küçük hesapları, “Büyük Türkiye” yürüyüşünü durdurmaya yetmeyecektir.”

İlanın metni böyle!

***

Bu ilan, aslında gerçekten bir “ilan”!

Neyin ilanı?

“Dört Bakan’nın Yüce Divan’a gönderilmeyeceği” nin ilanı…

Dün saat 14. 00’te yapılan “oylama” nın sonucunun saatler öncesinden ilanı…

“Meclis Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu”nun 9 AKP’li üyesinin “vicdanlarıyla” değil, “talimatla” hareket ettiklerinin ilanı…

Eğer bir gazeteci olarak benin böyle bir ilandan pazar günü haberim olmuş olsaydı, dünkü gazeteye “4 Bakan Yüce Divan’a gönderilmiyor” başlığını atardım.

Haber kaynağı olarak da “o ilan”ı gösterirdim.

***

Bu satırları dün öğle saatlerinde yazdım.

Komisyondaki oylamadan iki saat önce…

Oylamada sonuç değişir mi?

Hiç sanmıyorum.

Eğer bu ilana rağmen-ki bu ilan Beştepe kaynaklıdır-4 Bakan Yüce Divan’a gönderilirse, komisyondaki AKP milletvekilleri de anında “darbeci” ilan edilir.

Sürüm sürüm süründürürler…

Analarından emdikleri süt burunlarından getirilir…

“Cumhur’un Başı”, “Göndermeyeceksiniz” diyecek; komisyondaki AKP milletvekilleri gönderecek…

Sıkar biraz!

Farklı bir sonuç çıkarsa, “Sağlam İrade”nin sağlamlılığı mı kalır?

Padişah ne derse, o!

(NOT: Bu yazıyı oylama sonucunu beklemeden sayfaya gönderiyorum. Dediğim gibi, farklı bir sonucun çıkması büyük sürpriz olur. Çıkarsa da yorumunu yarın yaparız.)

 

Dananın kuyruğu kopunca…

Hani şu yıllardır sürdürülen “açılım” masalı, “barış süreci” safsatası var ya, bunun ne olduğunu PKK tarafı açık açık söylüyor da “devleti yönetenler” hâlâ kem küm ediyor.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, önceki gün partisinin İstanbul İl Kongresi’nde hedeflerinin ne olduğunu bir kez daha söyledi:

“Yüz yıl önce coğrafyamızda, Ortadoğu’da dizayn süreçleri yaşanıyordu. Bir kez daha bizim kaderimizi, bize sonradan, bize rağmen çizmişlerdi. Ama bugün buna fırsat vermeyeceğiz. Dananın kuyruğu kopacaksa, yüz yıl önceki gibi kuyruk değil dana bizde kalacak. Kuyruk onların elinde kalacak.”

Demek ki, Selahattin Demirtaş’a göre “barış süreci” neymiş?

*Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesiymiş.

*Yüz yıl önce onlara (Kürtçülere) sorulmadan kaderleri çizilmiş.

*Şimdi buna fırsat verilmeyecekmiş.

*Dananın kuyruğu kopunca, bu defa dana Kürtçülerde, kuyruk ise bu memleketin ana sahibi Türklerde kalacakmış.

Bu, ne demek?

Bu, şu demek?

*Vatanın büyük parçası bizim, küçük parçası sizin olacak.

*Biz çoğunluk, siz azınlık olacaksınız.

***

Türkçede güzel bir söz vardır, “İnsanın fikri ne ise, zikri de odur” derler.

Bunun anlamını biliyorsunuz…

“İnsanın aklından ne geçiyorsa, konuşmasında da o konudan bahseder.”

Selahattin Demirtaş da bir “sivil PKK’lı” olarak, önceki gün “fikrini zikretmiş” oldu.

Ama sanırım bizimkilerin biraz Türkçeleri zayıf.

Anlamıyorlar veya anlamak istemiyorlar!

Bu yazı toplam 1382 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ahmet
06 Ocak 2015 Salı 09:01
09:01
ilk önce bu milletin 60 milyar dolarını gasp edenelere aracılık eden siyasiler yüce divan da yargılansın.2001 krizinde ülkeyi soyup soğna çevirenler Yüce Divan'da yargılansın..sonra 4 Bakan'ın dosyaları yüce divana gitsin..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim