• BIST 108.434
  • Altın 151,227
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 9 °C

Sakın “yaşlı olmaya” karar vermeyin! Yaşlandıkça genç kalabiliyorsanız,

M.Tanzer Ünal

Bugün biraz “ukalalık” yapacağım.
Bu ukalalığımdan sizler de kendinize pay çıkarırsanız sevinirim.
Hafta içinde İzmit Konak Hastanesi’nde genel sağlık kontrolünden geçtim.
Hiçbir sağlık sorunu yaşamadığımdan, kontrolden geçmeyi de ihmal ediyordum.
Bugün yarın derken, son kontrolden bu yana 3 yıl geçmiş.
Tedirgindim…
Yaş 65, bu yaşta her 6 ayda bir kontrolden geçmek gerekirken, bizim kontrolsüz süremiz 3 yıl olmuş.
Acaba tahlil sonuçları nasıl çıkacak?
Acaba kalpte bir şey var mı?
Ya bu yaştaki erkeklerin derdi olan prostat ne durumda?
Sabah tahliller yapıldı, sonra doktor faslı başladı.
İlk olarak kalp hastalıkları…
Kentimizin tanınmış Kardiyoloji Uzmanı, değerli dost Yüksel Ağca’nın odasındayım.
Birkaç saat önce çekilen EKG’ye (elektrokardiyografi)baktı, “Süper, en ufak bir terslik yok” dedi.
Ekrandan kalbin şekline ve kalp damarlarına baktı, normal…
Efor testine girdik, bantta saatte ne bileyim ne kadar hızla yürüdük, yine normal…
En üst limitin üstüne çıktı, harika!
Tansiyon 12’ye 8…
Yüksel Ağca, “Bu yaşta bu kalp, 18 yaşındasın” diye, raporunu verdi.
Baktım, latife yapmıyor…
Kalp sağlığımdan son derece emin.
Kalp krizi geçirme riskimin sıfır olduğunu söyledi.
Lafı uzatmayayım, diğer veriler de çok iyi.
Örneğin şeker, 97…
Yeni sağlık standartlarına göre, 100’ün hemen altında olması gerekiyormuş, benim 97…
Op.Dr. Ali Sarıbacak, prostatla ilgili veriye inanamadı, “Benim bile bu yaşta 1. 7, sizinki 0. 4, yaşam boyunca prostat kanseri olma riskiniz yok” dedi.
Güne tedirgin başlamıştım, akşam keyifliyim.
“Sıfır şikâyetim” nedeniyle sağlık sorunum olmadığını biliyordum, ama bunu uzman kişilerin söylemesi, önemli…
Eşimle birlikte Kebapçı Selman’a gittik, kendimize bir ziyafet çektik.
***********
Bütün bunları neden anlattım?
Bu yaşta “sıfır” sağlık sorununa sahip olmam, tesadüf mü?
Ben, sağlığımla ilgili neler yaptım, neler yapıyorum?
Sağlığımı tehdit eden hiçbir yönüm yok mu?
Sağlığımı neye borçluyum?
Bunları sizlerle paylaşmak istiyorum…
Benim deneyimlerime göre…
Eğer kalıtımsal bir dezavantajınız yoksa…
İnsanın sağlıklı bir yaşam sürüp sürmemesi büyük oranda kendi elinde…
Tanrı, insana bir yaşam bahşetmiş.
Bu yaşamı sağlıklı ve mutlu sürdürmeniz için de kurallar belli.
“Yapılması gereken” ve “yapılmaması gerekenler”…
“Vücuduna zararlı şeyleri” yapmayacaksın, yararlı şeyleri yapacaksın!
Ben, bu bakış açısıyla hareket ettim.
Örneğin, sigara içmedim.
Hiç tütün kullanmıyor muyum?
Çok seyrek olarak puro ve pipo ve nargile içiyorum.
Ama sigarayı ağzıma koymadım.
Ya alkol?
Alkole de düşkünlüm yok.
Özel günlerde bir duble rakı, bir kadeh şarap veya bir bira içiyorum.
Soframdan hiç eksik etmediğim yiyecekler neler?
*Her gün 2 köy yumurtası yiyorum.
*Kahvaltıda, kahvaltılıklar içinde mutlaka “süzme yoğurt” bulunur. Çocukluğumdan beri süzme yoğurtsuz kahvaltı yapmam. Akşamları da mutlaka normal yoğurt yerim.
*Beyaz peynir içinde favorim, keçi veya koyun beyaz peyniridir. Gerçek Anadolu tulum peyniri de soframızdan eksik olmaz.
*Kırma yeşil zeytin ve duble siyah zeytin de daima kahvaltı soframızı süsler.
*Ve mevsiminde, üzerine bol sızma zeytinyağı dökülmüş domates ve salatalık…
*Bizim eve iki yağ girer. Sızma zeytinyağı ve bulabilirsek gerçek köy tereyağı… Bazen de memleketten gerçek “manda kaymağı” gönderirler.
*Bizim evde hiç kızartma yapılmaz. Tavada balık da yapılmaz… Izgara ve fırında olanı tercih edilir.
*Bizim eve hiç konserve yiyecek, işlenmiş yiyecek girmez. Gazlı içecek, içilmez.
*Ceviz, fındık, kuru incir, kuru kayısı, özellikle kış günlerinde soframızdan eksik olmaz.
*Sadece kahvaltıda sofraya ekmek konur, oda “tam buğday ekmeği”…
*Yeteri kadar sebze, yeteri kadar meyve ve dönüşümlü olarak balık ve et…
Yeme-içme konusunda hatırlayabildiklerimi yazmaya çalıştım.
Bunun dışında sağlığım için ne yapıyorum?
Spor…
35 yıldır düzenli olarak yürüyorum.
Her gün 5 kilometre…
Yaz aylarında ise hem yürüyorum, hem yüzüyorum.
Deniz tatillerimde günlük yüzme sürem 4-6 saat arasındadır.
Hedefli yüzmelere bayılırım.
Koydan koya…
Bu nedenle havuzdan hoşlanmam, çünkü yüzebileceğin hedef küçüktür.
Bir de düzenli bahçe işleri yaparım.
Bahçeyi bellerim, çapalarım, gübrelerim, sebze yetiştiririm.
Dalından kopardığım salatalık, domates, biber ve yeşilliklerle salata yapmak, bana büyük zevk verir.
Peki, yaşamımda sağlığımı olumsuz etkileyen hiç mi bir şey yok?
Olmaz olur mu, stres…
Gazeteci olup da stres yaşamayan var mı?
Ama ben, 45 yıldır stresle mücadele etmesini öğrendim.
Tıpkı, ciğeri beş para etmez insanlarla, hırsızlarla, üçkâğıtçılarla, vatan hainleriyle, itle, uğursuzla mücadele etmesini öğrendiğim gibi…
Kim bilir, stres, belki bana tam aksine“yaşam mücadelesi” veriyor.
Kiminin yaşamını olumsuz etkiliyor, ama bana iyi geliyor.
Stres, benim yaşam kaynağım…
Klasik bir söz vardır, “Hayat, bir mücadeledir” diye.
Ben bu sözü, “Mücadele, hayattır” şekline çevirenlerdenim.
*********
65 yaşına geldim, ben şimdi yaşlandım mı?
Şair diyor ki, “İnsan yaşlı olmaya karar verdiği gün yaşlanır.”
Ben de aynı görüşteyim…
Henüz “yaşlı olmaya” karar vermedim.
“Gençlik, bir hayat devresi değil, bir akıl halidir.
Yıllar cildi buruşturabilir, ancak heyecanların bitişiyle ruh buruşur.
İnsan kendine olan güveni kadar genç…
Kuşkusu kadar yaşlı…
Cesareti kadar genç…
Korkuları kadar yaşlı…
Umudu kadar genç…
Bezginliği kadar yaşlıdır.
Hiç kimse, fazla yaşamış olmakla yaşlanmaz.
İnsanları yaşlandıran, ideallerinin bitmesidir.
Kalbi sevdikçe, neşe duydukça, güzellikleri fark ettikçe, beyni yeni şeyler keşfettikçe, herkes gençtir.
İnsanlar, “yaşadıkça” yaşlandıklarını sanırlar.
Halbuki, “yaşamadıkça” yaşlanırlar.
İnsan, yaşlı olmaya karar verdiği gün, yaşlanır.”
***********
Bilmem, bugünkü ukalalığım bir işe yaradı mı?
İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 832 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim