• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 8 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 8 °C

Sakın yediğiniz tavuk arsenikli olmasın!

M.Tanzer Ünal

Ben, o açıklamayı okuyunca irkildim.

“Test edilen tavukların yüzde 50’sinin karaciğerinde inorganik arsenik bulunmaktadır ve bu madde kanserojen kimyasallar arasında en zehirli olanıdır.”

Aman Allah’ım!

Kim söylüyor bunları?

Dr. Ümit Aktaş…

Kim Ümit Aktaş?

Bahçeşehir Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Koordinatörü…

Dr. Ümit Aktaş, bu açıklamayı neye dayanarak yapıyor?

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’nin raporuna…

Bu arada “Fitoterapi”nin Yunanca bir kelime olduğunu, “bitkilerle tedavi” anlamına geldiğini belirteyim.

 

***

 

“Tavuk eti”, sadece ülkemizde değil tüm dünyada yıllardır tartışılır durur.

Kimi otoritelere göre, tavuk eti zararlıdır ve kesinlikle yenmemelidir…

Kimi otoritelere göre ise, konu abartılmaktadır.

Bu nedenle de tüketicilerin kafasındaki “soru işareti” hiçbir zaman kaybolmaz.

“Acaba” der ve yemeye devam eder.

Çaresi yoktur.

Kırmızı et ve balıkla kıyaslandığında çok ucuzdur...

İçine sinmez, içine sinmeye sinmeye yer.

Çoluk çocuğuna da yedirir. 

 

İnsan sağlığının hiç mi önemi yok?

Dr. Ümit Aktaş, tavuk eti konusunda diyor ki:

“Marketlerde satılan tavuk etinin analizleri genellikle sır gibi saklanır. Geçenlerde Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi herkesi dehşete düşüren bir açıklama yaptı. FDA’nın bulgularına göre, test edilen tavukların yüzde 50’sinin karaciğerinde inorganik arsenik bulunmaktadır ve bu madde kanserojen kimyasallar arasında en zehirli olanıdır. Arsenik içeren gıdaları çok tüketenlerde, kanser gelişimine neden olan hücre değişikliği görülür. Bu durum cilt kanserlerine ve son raporlara göre akciğer, böbrek, mesane ve karaciğer gibi iç organlarda da görülebilen kanser çeşitlerine yol açabilmektedir. Arseniğin tıpkı cıva ve kurşun gibi ceninde ve çocuklarda son derece zehirli etkileri bulunmaktadır.”

Şimdi “Arsenik bir zehirse, tavukta ne işi var? Tavuklar, zehirle mi besleniyorlar?” diyeceksiniz.

Dr. Ümit Aktaş, bunu şöyle açıklıyor:

“Buradaki en büyük problem, arseniğin tavuk yemlerine kasten karıştırılmış olması. Peki, arsenik tavuk yemlerine neden karıştırılıyor? Tabii ki daha fazla para kazanmak için. IATP’nin (Institute for Agriculture and Trade Policy) 2006 raporunda, daha az gıdayla daha hızlı büyüyebilmesi ve etinin daha sağlıklı görünen bir rengi olması için tavuk ve hindilerin % 70’inden fazlasının arsenikli ilaç karıştırılmış yemlerle beslendiği belirlenmiştir. Arsenik içeren ve yemlere karıştırılan bu ilaç (3-Nitro), antiparaziter etkiye sahip ve arsenik içeriyor. Tavuk etinin daha dolgun, güzel ve pembe bir renkte görünmesi için tavukların yemine katılıyor. Yapılan analizlerde, bu ilacın karıştırıldığı yemlerle beslenen tavukların karaciğerinde yüksek seviyelerde inorganik arsenik tespit edildi. İnorganik arsenik, arseniğin en zehirli formudur.”

 

Ve Ümit Aktaş’ın GDO’lu ürünlerle ilgili söyledikleri…

Dr. Ümit Aktaş açıklamasında, Türkiye Biyogüvenlik Kurulu’nun geçtiğimiz günlerde, GDO içeren 6 çeşit mısır ve 2 çeşit soyanın tavuk yemlerinde kullanılmasına onay verdiğini hatırlatarak şunları söylüyor:

“GDO’lu yemin 1 gramına bile izin verilmemelidir. Üstelik bu yemlerin hayvanların etine ve sütüne geçmediğine dair bir açıklama da yaptılar. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Zaten bu yemler hayvan daha hızlı büyüsün diye veriliyor, hayvanın etine geçmiyor da, hayvanın et ağırlığı nasıl artıyor? Aldığı nefes sayesinde mi büyüyor bu hayvan? GDO’lu yem, hayvanın etine, sütüne, yumurtasına tabii ki geçiyor ve onları yiyen insanlar da GDO’lu ürünleri vücutlarına dolaylı yoldan almış oluyor. Bu, son derece büyük bir tehlike! AB’de GDO’lu yeme izin verildiği savına gelince: Eğer söz konusu olan Bulgaristan veya Hırvatistan ise, evet, GDO’lu yeme izin var, ama Almanya, Fransa gibi büyük ülkeler, asla GDO’lu yeme izin vermedikleri gibi, ithal ettikleri üründe kullanılmış olmasına da izin vermiyor, gümrükten içeri almıyorlar. Bizim ülkemizde de asla GDO’lu yeme izin verilmemelidir. Nihayetinde, GDO’lu yemler bir tek amaç için kullanılıyor: Para! Patronun daha fazla kazanması için tüm bir toplumun sağlığı ve geleceği tehdit altında tutuluyor. Başka bir amaç ya da fayda yoktur bu uygulamada.”

 

Hiç bu konu enine boyuna tartışılıyor mu?

Gördüğünüz gibi, çok önemli bir konu.

Senin, benim, çocuklarımızın ve torunlarımızın sağlığıyla ilgili…

Ama yeteri kadar tartışılmıyor…

Yeteri kadar yazılıp çizilmiyor…

Televizyonlarda varsa yoksa, ucuz siyaset!

Her akşam aynı tipler karşımızda ahkâm kesiyor.

Siz hiç “tavuk etinde arsenik” konusunun televizyonlarda konuşulduğuna tanık oldunuz mu?

Olmamışsınızdır…

Olamazsınız da…

Tam aksine, her fırsatta tavuk eti yenmesini teşvik eden “kamu spotları” görürsünüz.

İşte, biz buyuz.

İnsanımız, kendi sağlığını düşünmüyor…

Devlet, vatandaşının sağlığını hiç düşünmüyor.

Sonra da “Bu kanser vakaları neden bu kadar arttı?” diyerek, hayretler içinde kalıyoruz.

Bu yazı toplam 2325 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim