• BIST 107.148
  • Altın 143,559
  • Dolar 3,5506
  • Euro 4,1367
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 30 °C

“Sakıncalı Amiral” Nusret Güner’in yakın tarihe bakışı

M.Tanzer Ünal

 

                               

Emekli Oramiral Nusret Güner…

“Sakıncalı Amiral”…

Geçen yıl 29 Ocak’ta bütün ezberleri bozarak Gölcük Donanma Komutanlığı’ndan istifa etmişti.

Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk kez bir Donanma Komutanı istifa ederek görevini bırakıyordu.

Bu istifa bir tepkiydi.

Silah arkadaşlarının hukuksuzca tutuklanmasına tepki…

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kurulan kumpasa tepki…

Nusret Güner, istifa ettikten sonra da “tepki vermeye” devam etti.

Yılmadı, köşesine çekilmedi.

Gördüklerini, duyduklarını, yaşadıklarını her fırsatta, her ortamda anlatmaya devam etti.

Bunun üzerine Genel Kurmay Başkanlığı tarafından “sakıncalı” ilan edildi.

Orduevlerine girmesi yasaklandı.

Sesi kesilmek istendi.

                                                                              ********

Nusret Güner; hayat hikâyesini, neden istifa ettiğini, yakın tarihteki bazı olaylarla ilgili görüşlerini gazeteci Toygun Atilla’ya anlattı.

Kırmızıkedi Yayınevi tarafından yayınlanan kitap büyük ilgi gördü.

Ben de aldım, okudum.

Bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

 

“Donanma, 50 yıl kendine gelemez.”

                                                               *********

“Şimdi diyorlar ki, askeri vesayet. Hangi askeri vesayet? Askeri vesayet varsa, karacılarda var. Denizcilerin sivillerle ilişkisi yok ki. Adam gemide, yılın altı ayı denizde. Kulağa hoş geliyor ama hangi vesayet. Donanma komutanının bile siville ilişkisi en fazla kaymakam düzeyinde Gölcük’te. Valiyle fazla bir işi yok. Üçüncü ordu komutanı Erzurum’da valiyi saymazmış. Peki, denizcilerle bunun ilgisi ne? Denizcileri içeri atarak vesayeti bitirdin mi? Donanmayı ortadan kaldırdılar. Farkında olmadan donanmayı ortadan kaldırdılar… Bunun adı gaflet ve delalettir.

Deniz Kuvvetleri, bu operasyonlardan sonra 50 sene kendisine gelemez. Bu şaka değil. Bakın ben geride kalan arkadaşlarımı yermiyorum. Onlar da elinden geleni yapacaklardır. Ancak cezaevine aldıkları, tutukladıkları insanlar Deniz Kuvvetleri’nin kaymak tabakasıydı.”

 

 

Kumpasın bedeli…

                                               *******

“Donanmayı çökelttiler… Türkiye’ye ne boyutta kötülük yaptıklarının farkında değiller. Kumpas Deniz Kuvvetleri’ne değil, esasen Türkiye’ye kuruldu.

Ben başbakanın yerinde olsam ne yaparım? Önce masum insanları hiç vakit kaybetmeden cezaevinden çıkartacak. Kim yaptı Türkiye’ye bunları, onları bulacak. Önce adını koyacak? Kim yaptı? X-Mafya… Alacaksın X-Mafya’yı… Suçunun bedelini ödeteceksin. Yetkili ve sorumlu olup X-Mafya’yı engellemeyenler? Hükümet… Sen… Kendini cezalandıracaksın. Çünkü sen buna sessiz kaldın. İşine geldi. Ortaktın.”

“Bütün bunlara rağmen suçluluk sıralamasında bir numara hükümettir. Çünkü X-Mafya’ya bugüne kadar onlar yol verdiler. Bunu bilerek yaptıysa, görevi kötüye kullanmaktan, bilmeden yaptıysa görevi ihmalden yargılanmalıdır.”  

 

 

“TSK, politikanın içinde…”

                                               ********

“Şu andan itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri politikanın içindedir. Bunu şu an görmüyorlar belki ama ileride görecekler. Şu anda oluşan durum çok tehlikelidir. Eskiden kimden şüphe ediyordun? Genelkurmay başkanından, kuvvet komutanlarından şüphe ediyordun. Şimdi artık herkesten şüphe edebilirsin. Albayı birinin adamı olabilir, yüzbaşın cemaatin adamı olabilir. TSK için tehlike çanları çalıyor. Çünkü şimdi eskisinden daha politize olmuş bir kurum var. “

“Siyasiler topluma öyle şeyler, öyle yalanlar söylüyorlar ki, milleti aptal yerine koyuyorlar. Bu ülkede şu anda ancak aptal insanlar huzurlu yaşayabilir, hiçbir şeyi anlamaz, yalanlara kanar, çok da mutlu olur, çünkü neyin doğru neyin yanlış olduğunu zaten anlamıyordur. Konuşmaları dinliyorum, adam açık açık, ‘Siz aptalsınız’ demek istiyor. Demek ki, akıllı insanların başka ülkelere gitmesi lazım! Sadece iktidar mı, muhalefet de aynı şeyi yapıyor. Cemaate göz kırpıyor, halk anlamaz sanıyor. Türkiye’de benim gibi düşünen yüzde 40 insan var. Bu insanları mecliste temsil edecek bir siyasi parti yok. Bunların zihniyeti siyasete yansımamış durumda. Yakın dönemde de yansıyamayacak gibi duruyor. O yüzden iç karışıklık olur diyorum bu memlekette. Ben isyan halinde bir insanım. Kaldı ki ben donanma komutanlığı yapmış bir insanım. Düşünün öteki adam ne haldedir.”

 

 

“Başbakan’ın dili, nefret dili…”

                                                               *******

“Başbakanın benim yüzde 50’im senin yüzde 50’in dili çok tehlikelidir. Halkın kin ve nefrete sürüklenmesi böyle olur. Söyledikleri içinde nefret suçu oluşturacak çok şey var. Sosyal olayları kontrol etmek çok zordur. Bu nefret söylemi ileride önü alınamayacak sosyal olayları beraberinde getirebilir.”

 

 

Hukuksuzluğa tepkisiz millet…

                                               *******

“Askerler kurulan kumpaslarla cezaevine atıldığında halk gıkını çıkarmadı. Bunun cezasını ileride çekecek bu millet. Bizim kendi arkadaşlarımız bile sesini çıkartmadı. Belki de tatlı hayatımız var niye tadımı kaçırayım dediler. Onlar da bunun cezasını çekecekler. İktidar sahipleri, medyayı kontrol ettiler. Bunu halkın gerçekleri anlamaması için yaptılar. Medya da gerçekleri halktan gizledi. Onlar da tarih önünde suçludur. Hatta birinci derecede suçludur. Ben suçluluk sırasını şöyle yapıyorum: Vatan haini medya, her şeyden sorumlu hükümet, tetikçi X-Mafya, yandaş muhalefet, sessiz kalanlar…”

                                                                              *******

Nusret Güner’in söyledikleri çok önemli.

“Sakıncalı Amiral”i mutlaka okuyun!

    

Bu yazı toplam 1382 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim