• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 13 °C

Saner: Yemeği kokluyorum

Saner: Yemeği kokluyorum

Dünya Gastronomi Merkezi tarafından düzenlenen yemek yarışmasında birinci olan AKP İl Yönetim Kurulu Üyesi Ayten Saner, “Yemek benim için bir tutkudur. İnanılmaz bir keyif, mutluluk, heyecan… Türk kadının gücü.. Türk’ün gücü… Türk lezzetinin gücü. Bizim mutfağımızın üzerine lezzet olduğuna inanmıyorum” dedi.

Birçok yarışmaya katıldınız. Hangi dereceleri elde ettiniz?
Benim en çok sevdiğim ana yemektir. En çok ana mutfakta Osmanlı yemeklerinde, Türk yemeklerinde, bizim tencere yemeği olarak kabul ettiğimiz yemeklerde daha başarılıyımdır. Bütün kategorilerde derecelerim var. En son ABD pirinci üzerinde Osmanlı-Türk mutfağından bir yarışma vardı. ABD bunları şefler arasında yapmaktadır. Onda birincilik ödülü aldım. İstanbul Sheraton Oteli’nin şefi, Antalya Network Mutfak şefi, İstanbul Mariot Mutfak Şefi, Mercedes Mutfak şefleriyle 4 erkek bir bayan olarak yarıştım. Bu yarışmada birinci oldum. Mutfakta en iyi yemek yapan kadın ödülünü aldım. Katıldığım yarışmaların hemen hemen hepsinde birincilik aldım.

Yemek sizce nedir?
Yemek benim için bir tutkudur. İnanılmaz bir keyif, mutluluk, heyecan… Ben ileride yemek kitabı çıkarmak istiyorum. 17-18 yıldır bu işi yaptıktan sonra kitap çıkarmam beklenmektedir. Siyasi hayatımın içerisinde yemeğe de vakit ayırmak durumundayım. Ben yemeği hayal ediyorum. Kitabımın adını da “Ben yemeği hayal ediyorum” adıyla çıkacak. Yemeği sadece aklımda şekillendirdim. Yemeği tabağa koydum, pişirdim, içine kattığım her şeyi hayal olarak yaptım. Katıldığım bütün yarışmalarda tarifi bir defa denerim veya hiç denemem. Yarışma anında yaparım. Çok ilginç bir yöntemdir benimkisi. Hayali olarak yemeği yerim. Yemeklerin çoğunu hayal olarak hazırlarım. Sevdiklerime sunarım. Onların hareketlerini hayal ederim. Ondan sonra kağıda dökerim. Yemek dergilerine hazırladığım tarifleri asla denemem. O gün dergiye yapacağım yemeği denerim, ardından dergiye çıkar. Ama yüzde 99.99 istediğim gibi olur.



En son yapılan yarışma nasıl geçti?
İnanılmaz bir keyif yaşadım. Herkesin heyecanı farklıdır. Yarışmalara katılmak inanılmaz heyecan veriyor. Bir şeyi başarmaktan, binlerce insana sunmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Çok değişik bir duygu yaratıyor bende. 100 km hızla koşmuş durmuş gibi hissederim. Tarifi hazırladım, oğlum Orhan yurt dışından geldi. Pazar günü yarışmaya giderken, çocuklarımın şansı için yarışmaya giriyorum diyerek gittim. Bu yarışmaya ortalama 700-750 kişi katıldı. Balık, tavuk, Türk mutfağı, her türlü yemeği düşünün, sayısız yemeğin yarışması vardır. Bu yıl 3 defa yarışmaya katıldım. Birincisinde pirinçte girmiştim. Osmanlı-Türk ve Avrupa mutfağını derleyerek girmiştim. Osmanlı çeşidi pilav yapmıştım. Bunda gümüş madalya kazandım. Ardından balık kategorisinde girdim. Balık ile makarnayı birleştirdim. Sebzeli ve balık buğulama ile gümüş madalya aldım. Her seferinde bir puanla altın madalyayı kaçırdım. Ama yılmadım, bu yıl bu yemeği hazırlarken bizim Türk mutfağından bir şeyler katmak istedim. Bizim peynirlerimiz dünyada bir numaradır. Ama biz satışını bilmeyiz. Çok tanıtamayız. Ürünlerimizi elimizden almaya kalkınca ancak müdahale etmeye çalışırız. Van otlu peynirimiz çok güzeldir. Bu sefer onu kullanacağım dedim. Onun tazesini buldum. Kaymak ve krema ile karıştırdım. Antep fıstığı ile birleştirdim. Krema haline getirdim. Diğer taraftan kaz ayağı, ardından ısırgan otu, pazı yaprağını birleştirdim. Soğan, sarımsak ve badem yağı ile birleştirdim. Kurutulmuş ekmeği, ada çayı, kekik, pul biber, kimyon ve tereyağı ile kavurdum. Bir kere denedim, eşime tattırdım, onay verdi. Benim en büyük destekçim eşimdir. Yarışmalara gidip gelmem konusunda bana yardımcı olmaktadır. Severek katılmama yardımcı olmaktadır. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın derken, her başarılı kadının arkasında başarılı erkek vardır. Malzeme konusunda sıkıntı çektiğimde eşim gider bir yerden bulur getirir. Otlu peynir değil de başka bir peynir koymuş olsaydım aynı tadı vermeyeceğine inanırım. İtalyanlar hiçbir zaman makarna konusunda kendilerini küçük görmezler. Onların makarnası birincidir. Onların üzerinde kimsenin olmadığına inanırlar. Yarışmada çatalı batırarak yumurtanın akışını gören şefimiz lezzetine baktı. Ben böyle bir lezzet görmedim dedi. Yumurtanın akışını yapabilen şef nadirdir. Hamuru haşlıyorsunuz, bir dakika pişirmeniz gerekiyor. Aksi durumunda yumurta hemen pişmeye başlar. 30 dakikalık yemek pişirme süreniz var. Ben 15 dakikada yaptım. Şefimiz pirinç konusunda bilgi verdi. Oraya gittiğimde ayağa kalkarak beni işaret etti. Başta benim olduğumu anlamadım. Herkesin içerisinde makarnanız “perfect” dedi. Yüz üzerinden yüz aldım.

Türk kadının gücü galiba…
Türk kadının gücü.. Türk’ün gücü… Türk lezzetinin gücü. Bizim mutfağımızın üzerine lezzet olduğuna inanmıyorum. Dünyanın her tarafına arkadaşlarım, kim giderse gitsin bana sormadan her yerden yemek kitabı getirirler. Dili önemli değildir. İçeriğini görmem yeterlidir. Fotoğraf yeterlidir. İlham versin yeter. Yemeğin kokusunun burnuma geldiğini hissederim. Her şeyi bir adım öncesinde yaşarım. Ardından sofraya yansır. Ödül benim için önemli değildir. Orada yaşadığım heyecan yetmektedir.

Çocuklarınızın size bakışı nasıl? Siyaset, ev hanımı, eş durumunuz var. Zor değil mi?
Küçükken annem bana el vermiştir. Okuldan geldiğimizde kızım çorbayı karıştır derdi. Ben annemden öğrendiklerimi çocuklarıma aktardım. Evlatlarım erkek olmalarına karşın benim her zaman yanımdaydı. Hamur yoğururken, evlatlarımıza da oklava yaptırdım. Yanımda onlarla birlikte açardık. Oyun hamurlarıyla oynamaları yerine gerçek hamurlarla oynasınlar. Benimle birlikte ne yaptıklarını görürdüm. Kendilerini pişirdiklerini yediklerini düşünmelerini sağlardım. Şimdi ikisi de istedikleri yemeği yapabilirler. Küçük oğlum Doğukan, anne ve çocuk yarışmasında ikinci oldu. Severek yapılması durumunda hemen başarı gelir. Benim babam elimden tutarak okula götürmüştür. Korkmadan yetiştim. Çocuklarımda aynı şekilde oldu. Çocuklarım her şeyi yapabilir.

Siyasi hayatınız ne durumda?
AKP’de il yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum. 2004 yılında Fikri Işık’ın döneminde girdim. Beni davet etmesi sonrasında başladım. Siyasetle ilgilenmedim, fırsatım olmadı. Siyasete girdikten sonra aslında kadınların mutlaka siyasette yer alması gerektiğini düşünmeye başladım. Her yerde kadınlarımız var. Kadınlarımız dışarıda çalışır, çocuklarına bakar, eşine bakar. Evime geldiğimde evimin kadını çocuklarımın annesiyim. Biliyorsunuz ki erkek bir işte çalışıyorsa, o işle vardır. Eve geldiğinde gazetesini okur. Kadın ise mutfağa girer yemeği hazırlar, ne yapılması gerekiyorsa yapar. Siyaset bir okuldur. Siyasette çok şey öğreniyorum. Çevreniz genişliyor. Hayatın ev ve işten ibaret olmadığını görüyoruz. Milletvekili nasıl seçilirdi bunları bilmiyorduk. Siyasetin mutfağında neler yaşandığını bilmiyorduk. Bir genel, bir yerel, bir de referandum yaşadım. Siyaseti seviyorum. Birilerine yardım etmeyi seviyorum. Siyaseti aracı kurum olarak kullanırım. Açılması zor olan kapılar bu sayede açılmaktadır. Gittiği yere kadar siyaset yapacağım.

Evinizde “Amigo” adında papağanınız var. Hikayesi nedir?
2 yıl önce şubat ayında eşim telefon etti, bir kuş getirdiler konuşuyor dedi. Bu kuşu dışarıda bırakamam dedi. Eve gelsin, istemezsen geri götürürüm dedi. Amigo geldi birkaç gün kaldı, o bize biz ona alıştık. Evimizin küçük bireyi oldu. Evimiz içerisinde bir ses oldu.

AYTEN SANER KİMDİR?
1968 Diyarbakır doğumlu. 33 yıldır Kocaeli’de yaşıyor. Evli ve 2 çocuk annesi. Endüstri Meslek Lisesi El Sanatları ve Yemek Bölümü mezunu. Yemek konusunda birkaç iş yerinde çalıştı. 1995 yılında Corner Pizza’da çalıştı. Lezzet Dergisi yazarlığı yaptı. 2003 yılına kadar iş yeri açtı. 1999 yılından bu yana Sofra Dergisi’nde yazarlık yapıyor. Kanal 7’de bir yıl çalıştı. Samanyolu’nda Oktay Usta ile 2-3 yıl program yaptı. ATV, Show, Kanal Türk ve TV 41’de programlar yaptı. Halk Eğitim Merkezi’nde yemek öğretmenliği yaptım. 450-500 bayana kurs verdi.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim