• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 6 °C

Savaş Poyraz anısına

Feridun Güray

Epeyi bir zamandır kalemi elime alamıyorum. Çok üzgünüm, küçük yaşlarda yazma merakına tutulduğumuz altmış altı yıllık arkadaşım aramızdan ayrıldı. Son makalesi ''Bit pazarında gibiyim'' başlığını taşıyordu. Okuyunca içim cız etti. Şiir yazma yeteneği üst düzeyde olduğundan makaleleri artistik nesir tarzında olurdu. Yazıyı okuyunca bir veda hüznü kapladı benliğimi. Önceleri Avni Kalkavan (Ruhu şadolsun) ve Özer Altan'la evinde ziyaret ettiğimiz olurdu. Sonraları dışarı çıkabildiğinde rahmetli Köfteci Ferruh'un ora da Erman'ın bürosunda buluşur eskileri yad ederdik. Zira orta ve lise yaşantımızın çoğu zamanı oradaki Gençlik Kulübünün lokalinde geçerdi. Savaş Kasımpaşalı ve de babası emniyet mensubu olduğu için bize göre çok uyanıktı. Ben ne de olsa Maşukiye'den gelmiş bir öğrenci idim. Orada pin-pon maçları yapardık, bize maça kızı ve halen lisanslı oyuncusu olduğum briç oynamayı o öğretti.

 

Yavaş yavaş büyüdükçe spora yöneldik, ne hikmetse ikimiz de kaleci olduk. Benim boyum o zamana göre uzun sayılan 1.80 metrenin üzerinde olmasına rağmen o benden daha iyi kaleci idi. Güzide kulübümüz İzmit Gençlik'in kadrosuna girdi, ben de Doğanspor'da basketbol ve voleybol oynamaya başladım. Yazları bizim için tek adres Tütünçiftlik sahili idi. Taşlı, arızalı kıyıda çıplak ayakla futbol oynardık. Hadi biz neyse kaleciyiz, ama Avni Kalkavan da bize uyardı. Bir dönem İstanbul'da Avni ve Faruk Doğu ile aynı evde kalan Avni Kalkavan Savaş'tan, bende kadim dostum Numan Yavalar'dan ayrı kalamazdık. O zaman İzmit'ten İstanbul yönüne sadece trenle gidilebilirdi. Bizde denize gidebilmek için Ankara'dan gelen trene binerdik. Numan ve ben kuralcı idik ve korkardık. Avni ile Savaş bitirimdi, bilet millet almazlardı. Bir gün birinci mevki boş bir kompartımana oturduk, biletçi geldi, bize biletiniz üçüncü mevki, burada oturamazsınız dedi. Biz ikimiz koridora çıktık. İstasyona inince Avni'ye neden sizi dışarı çıkartmadı diye sordum, bana bizim bilet birinci sınıftı dedi. Avni Fenerbahçe de, Savaş Galata'da, Numan'da Daruşafaka'da futbol oynadılar. Bende fakülte öğrenimi boyunca Ankara Keçiören de didişip durdum.

 

Fakülte ve askerlik bitince yıllar sonra İzmit'te buluştuk ben hakimlik stajına başladım. Meskenimiz karışık stil yüzme rekortmenimiz Faruk Doğu'nun kahvesi idi. Rahmetli Faruk'ta şiiri severdi. Savaş o zaman ilimizin en önemli gazetesi olan Türkyolu-Bizimşehir gazetesinde haftada bir kez edebiyat sayfası yapmaya başladı. Bende şiir ve yazılar veriyordum. Bir defasında Faruk Doğu'nun Karlskrona Sokakları diye bir şiiri çıkmıştı. Ben de Perugia Sokakları adlı bir şiir yazıp posta ile gönderdim ve isim koymadım. Akşamüzeri Savaş geldi bir telaş, yazan kim acaba, erkek mi kadın mı konuşmaları, böylece üç gün sürdü, sonra ben Savaş'a iki yıl önce İtalya'da değil miydim, demek ki yazan benim dedim. Şakalarımız bile kaliteli idi. ( Faruk Doğu ve sırtüstü yüzme şampiyonumuz Eşfak Aykaç'lı yüzme milli takımımız İsveç'in bu şehrine yarışmalara gitmişti. Savaş'a göre bizim rekortmenleri orada kız takımı ile yarıştırmışlar ama yine de kaybetmişlerdi. O zamanlar Faruk Doğu'nun ortaokulda öğrenci olan yeğeni de bizi dinlerdi. Türkçe dersinden öğretmeni olduğum için ilgisi ziyade idi. Kocaelispor ve KEV Vakfında uzun süreli ve önemli hizmetler veren Özer Altan benim manevi oğlum olduğundan unuttuğum birçok şeyi bana hatırlattı.)

 

Şimdi hatırladığım ve hatalı olmasın diye toplum içinde bu şiiri okuyan Özer Altan'a sorduğun şu şiiri kısa, öz, o derece de esprili ve düşündürücüdür.

 

"Bana döner demiştin.

 Ben Dünya mıyım.''

 

Sonrasında ben  Hakim olarak Anadolu'yu dolaşıp durdum. Yazın hayatına mesleki yazılarla devam ettim. Onun Eski Doslar kitabında benim için yazdığı; ''Yıllarca Hakimlik ve Müfettişlik yapmış, Anadolu'sunu karış karış gezerken görmüş olduğu yaraları içine atmıştır. Ben Anadolu çocuğuyum der  gibi bir bakışı vardır.'' ifadesinde olduğu gibi. O da yazdı yazdı, binlerce makale ve üç kitabı topluma hediye etti. Yıllar Çabuk geçti, ben parlamenter oldum, yirmi yıl sonra İzmit'e döndüm, emekli oldum ve aynı gazete yazmaya başladım, zaman zaman gazetelerimiz değişti, ama dostluğumuz baki kaldı. Ta ki kader onu sevdiklerinden ayırana kadar.

 

Acı günümüzde ilgisini esirgemeyen gazetemize ve özellikle Tanzer Ünal'a teşekkürü borç bilirim. Ruhu şad ve mekanı cennet olsun.

Bu yazı toplam 1978 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim