• BIST 89.128
  • Altın 143,177
  • Dolar 3,5692
  • Euro 3,7736
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Sakarya : 19 °C

Sazan…

M.Tanzer Ünal

 

*Balıktır, tatlı su balığı…

*“Sazangiller” familyasındandır.

*Göl ve yavaş akan derelerde yetişir.

*Solucan, böcek ve bitkilerden beslenir.

*Her ısıdaki suya uyum sağlar.

*Aşırı soğuklarda, kendilerini toplu halde çamura gömerler ve kış uykusuna yatarlar.

*Kışın, ölmeden donabilirler.

*Su akıntısına karşı yüzebilirler.

*Çevik ve hareketli balıklardır.

*Dipleri karıştırır, suları bulandırırlar.

*Renk ve biçimleri yaşadıkları ortama göre değişir.

*Eti fazla kılçıklı olduğundan yenmesi kolay değildir.

*100 yıl kadar yaşadığı söylenir.

 Bir de…

*Kuyruğunu çeneleri arasına sıkıştırırlar, bıraktığında zemberek gibi boşanarak 3-5 metre sıçrayabilirler, atlayabilirler.

İşte “sazan gibi atlamak” deyimi buradan gelir.

Ne demek “Sazan gibi atlamak”?

*”Meraklılar”…

*”Her şeyi çok bilenler”…

*”Söylenen her şeye inanan saf insanlar” için kullanılır.

 

 

 

 

Üç yeni sazan türü… Recepi, Emineae, Velioglui…

                               *******

Biz çok âlem bir milletiz.

Bir şeyin üzerine “sazan gibi atlamak”, genlerimizde var.

Hele biz gazetecilerin…

Bir şey duyduk mu, hemen üzerine atlarız.

Meraklıyızdır…

Haberi evirir çeviririz, önüne arkasına bakarız.

“Görünenleri” göstermekten çok, “görünmeyen” tarafına ayna tutarız.

Son “sazan” haberinde olduğu gibi…

Haberi biliyorsunuz.

Efendim, bir bilim ekibi, üç yeni sazan türü keşfetmiş.

Ve bu sazanlara “Recepi”, “Emineae” ve “Velioglui” isimlerini vermiş.

Yani “Recep”, Emine” ve “Velioğlu”…

Tamam da ne var bunda?

Birer isim verilmesi gerekiyormuş, bu isimler uygun görülmüş.

Yok, olmaz!

Bazı “münafık” gazeteciler, hemen bu “sazan balığı haberi”nin üzerine “sazan gibi” atladılar ve dediler ki, “Yeni sazan türlerini keşfedenler Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden. Bu nedenle Recepi, Emineae ve Velioglui isimleri verilmiş. Başbakan Erdoğan ve eşine jest yapılmış…”

Hoppala, buyurun bakalım!

Türkiye’nin işi gücü kalmamıştı, şimdi de önümüze “sazan balığı” kondu.

 Çoğu kişi “sazan”la yatıp, “sazan”la kalkıyor!

Bazıları da işi başka tarafa çekiyor:

*O profesör, Başbakan ve eşine bir şey mi demek istedi?

*Bu, hakaret değil mi?

                               ******

 

“Sazan”, anlamsız bir balık olsa, neyse...

Ama anlamlı.

Bir kişinin davranışları karşısında, ona “sazan” demek bile, çevredekilerin gülüşmelerine neden olur.

Sonunda…

Su ürünleri araştırma ekibinin başında bulunan Prof. Dr. Davut Turan, dün alelacele medyaya açıklama yapmak zorunda kaldı:

“Bazı arkadaşlar yanlış anlamış. Emine, benim annemin ismi. Recep ise kayınbiraderimin…”

Aman aman!

Açıklama çok iyi oldu.

Olası bir “sazan krizi”, başlanmadan önlendi.

Başımızdaki krizler eksikmiş gibi, bir de günlerce “sazan krizi” yaşayacaktık.

Muhalefet, yeni sazan cinsi “Recepi”yi diline dolayacak, Başbakan Erdoğan’a “Recepi” şeklinde hitap etmeye başlayacaktı.

Eee, Başbakan Erdoğan da haklı olarak bu yakıştırmaya kızacak, “İşte gördünüz mü? Bu sazan olayı da paralel devletin işi… Bunların kökünü kazıyacağız” demeye kalkacaktı.

Sahi…

Yeni bulunan sazan cinsine “Recepi” adının neden konduğu konusunda geniş çapta bir Meclis araştırması yapılmasında yarar olabilir mi?

Şaka değil, bence yapılmalı.

Bu da bir “cemaat işi” çıkabilir!

 

 

Mehmet Aras’ın örnek davranışı

                                               ******

Daha önce de değindim, tekrar yazıyorum.

Saadet Partisi Kartepe Belediye Başkan adayı Mehmet Aras, farklı bir kişilik.

Doğrucu Davut!

Doğruya doğru, eğriye eğri…

O’na yanlış yaptıramazsınız.

O’nu inandığı yoldan çeviremezsiniz.

O, siyasi ayak oyunlarını bilmez.

O, siyasette çıkarı için yalan söylemez.

Sezar’ın hakkını Sezar’a verir.

                                                               **********

Mehmet Aras, önceki gün yine Kartepe’de seçim çalışmasındadır.

Gittiği yerlerde seçmenler, “su sıkıntısı” konusunu açarlar.

Aras, seçmenlere aynen şunları söyler:

“Evet doğru, kurak bir kış geçiriyoruz. Ancak şunu bilin ki, eğer Sefa Sirmen Yuvacık Barajı’nı yaptırmamış olsaydı, şimdi susuzluktan mahvolmuştuk. Bizim partiden değildir, CHP’lidir, ama hakkını yememek lazım. Kendisine teşekkür borçluyuz.”

Görüyor musunuz?

SP’li bir aday, CHP’li diğer adayı yıllar önceki bir hizmetinden dolayı övüyor.

Hem de tam seçim arifesinde…

Mehmet Aras’ınki alkışlanacak bir davranış.

Haydi, hep birlikte alkışlayalım!

  

mehmet-aras.jpg

 

 

 

Bu yazı toplam 1802 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim