• BIST 107.286
  • Altın 143,230
  • Dolar 3,5609
  • Euro 4,1491
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 30 °C

SBS, YGS derken çocukları kaybediyoruz

Tarık Bağdat

İlkokulu Karamürsel’de okudum. O zamanın müthiş öğretmenlerinden ders aldım. Bağ bahçe içinde arkadaşlarımla oynar, hayal ettiğimiz oyuncakları kendimiz üretirdik. Ortaokulu İstanbul Davutpaşa Ortaokulu’nda, Liseyi Kütahya Lisesi’nde yatılı okudum. Edebiyat hocam Eflatun Cem Günay’dı. Şimdiki gençler bilmez ama Türkiye’nin en büyük edebiyatçılarından biridir. Liseyi okurken yazları aileme yük olmamak için Karamürsel’de bağcılardan ve bahçecilerden aldığım sebze ve meyveyi Büyükada’ya, Heybeliada’ya götürür ve satardım. Okul taksitlerimi öder, harçlığımı çıkarırdım.
Belki üniversiteye gidemedim amma aldığım eğitim ile gelmek istediğim yerlere çok şükür geldim. Bizim en büyük şansımız günümüzün çoğunluğunu dışarıda geçirebiliyorduk. Arkadaşlarımızla, kardeşlerimizle bağ bahçede oynar anamıza, babamıza işlerinde destek olurduk.
Şimdiki çocuklara bakıyorum dört duvarın arasına sıkışmış kalmışlar. Üzülüyorum, yazık.
Şimdiki çocuklar dört duvarın arasında kaldıkları yetmiyormuş gibi bir de ilköğretimde iseler SBS (Seviye Belirleme Sınavı), Ortaöğretimde iseler LGS (Lisans Geçiş Sınavı) sınavları ile uğraşıyorlar. Mutsuz bir gençlik yetişiyor.
Bir de buna ana babaların “Aman! Çocuğumun geleceği ne olacak?” kaygısı yüklendi mi, yandı çocuklar yandı.
Çocuklar için hayat bir kat daha karardı.
Çocuğun hayatta şansı yok. Gezme, çalış. Oynama çalış. Çalış babam çalış.
Çocuklar adeta bilgi kirliliği içinde. Hayata bakışları ister istemez karamsar.
Yahu! Bırakın şu çocukları, bırakın dizginlerini şöyle biraz rahatlasınlar. Bırakın biraz doğayla baş başa kalmasını öğrensinler.
Bir şey değil öğretmenlerin de başı belada. İlköğretim okullarında öğretmenler öğrencilerini il veya ilçe de kaçıncı sıralamaya sokabildi? Ne yapsın öğretmen? Kendini ispatlamak için habire çocuğu sınav yapıp duruyor. Habire eve ödev, veliye ödev. Ne yapsın?
Öğretmenin derdi büyük. Ya! Başarısız olursa? Okul müdürü ayrı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ayrı, İl Milli Eğitim Müdürü ayrı hesap soracak. Eh! Tabii onlara da ya Kaymakam ya da Vali hesap soracak. Eh! Onlarda haklı onlara da Ankara hesap soracak.
Bunların hepsinin ucu dönüyor dolaşıyor garibim çocuklara dokunuyor.
Zavallı çocuklar.
Hani sistem sınav sistemi değildi? Hani çocuklar bilgi kirliliğine maruz kalmayacaktı?
Yoksa! Yoksa! Hepsi sadece göstermelik mi? Öğrenci önünde ayrı içerde ayrı mı?
Neyse! Ben eski bir eğitimci olarak seslenmek istiyorum.
Bırakın kardeşim çocukları, yeteri kadar çalışsınlar. Bırakın yeteneklerine, ilgi ve alakalarına göre eğitim alsınlar.
Bırakın! Müzikle uğraşsınlar, doğa ile temas etsinler. Doğanın zorluklarını yaşasınlar. Bak nasıl başarılı oluyorlar. Bırakın çocuk yaşta sorumluluk alsınlar. Bak nasıl omuzlarına yük binince çelik gibi oluyorlar. Korkmayın atadan, dededen kalma yöntemlerden. Merak etmeyin hepsi denenerek gelmiş yöntemlerdir.
Yok, öğretmen kızdı. Vay! Öğretmen kulağını çekti.
Yahu biz evde bağırmıyor muyuz? Yeri geldiğinde kulağını çekmiyor muyuz? Sonra çocuk arsız, çocuk söz dinlemez oluyor. Haklı çocuk, hem de çok haklı. Nasılsa korumacı anne ve baba var. Daha sonra da hayıflanırız. Çocuğum hiç sözümü dinlemiyor. Geçin bunları geçin.
Modern eğitim tabii ki olmalı. Hiç itirazsız teşvik eder ve ödün vermem. Ama modern ve yenilenen eğitim taşın üstüne taş koyan, çocuğu rahatlatarak eğiten model olmalı.
Yarışan değil, dünyada yaşamayı seven, mutlu bireyler yetiştirelim. Ekip ruhunu verelim.
Bu arada malum aliniz geçtiğimiz salı günü 14 Şubat Sevgililer Günü’ydü. Her ne kadar ticari kaygılarla çıkmış bir gün dahi olsa. İnsanların bir birini sevdiği, sevgisini paylaştığı bir gün olduğu için herkesin sevgililer gününü geçmiş dahi olsa kutluyorum.

Bu yazı toplam 867 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim