• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 7 °C

Seçilmiş Davutoğlu gitti, atanmış Yıldırım geldi

M.Tanzer Ünal

 Çok demokratik bir ülkeyiz çokkk!

Sizler de aynı görüştesiniz değil mi?

Seçilmiş Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu bir kişinin istek ve talimatıyla alaşağı ediyoruz, yerine yine aynı kişinin istek ve talimatıyla bir başkasını (Binali Yıldırım) atıyoruz ve bunun adına da “demokrasi” diyoruz.

Hem de ileri demokrasi.

Helal olsun vallahi!

Kendimizi kandırıyoruz…

Bütün dünyayı da kandırmaya çalışıyoruz.

Ama dünyanın bunu yutacağını hiç sanmıyorum.

Mutlaka bir tarafa not etmişlerdir, zamanı gelince önümüze koyarlar.

Hatta not alırken de “Türkiye’de hükümete darbe yapıldı, seçilmiş başbakan görevden alındı, yerine yeni bir başbakan atandı” ifadesini kullanmışlardır.

Türkiye’de yaşadığımız bu darbe olayını, Batılı ülkelerin anlayabilmeleri mümkün değil.

Onlarda kökleşmiş devlet yönetimi sistemi vardır, kim gelirse gelsin mevcut sisteme uygun hareket etmek zorundadır.

Kimse, kendi kafasına göre hareket edemez.

“Ben anayasayı da yasaları da tanımıyorum” diyemez…

Akşam düşündüğünü, sabah uygulayamaz.

Uygulatmazlar…

Ama bizde sistem diye bir şey yok.

“Muktedir”, ne isterse onu yapar.

Ağzından çıkan söz, kanundur.

Başbakanı değiştirin, derhal değiştirilir.

Kimse, hiçbir kurum; sormaz, sorgulayamaz.

Sorgulamaya cesaret edemez.

İşte Türkiye, böylesine demokratik (!) bir ülke haline geldi.

Artık toplum için “Kral öldü, yaşasın yeni kral” dönemi başlamıştır.

Bundan böyle…

Alkışlar, övgüler, yağlamalar, yeni Başbakan Binali Yıldırım’a…

Geçmişle ilgili kötülemeler ve suçlamalar, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’na.

Geçmişe dair ne kadar günah varsa Ahmet Davutoğlu’na yüklenecek ki, mevcut muktedirler yollarına devam edebilsin.

İnanılmaz bir taktik!

Geçmişe bakın, günahlar biriktikçe, biriken günahlar birilerinin üzerine yüklenerek bugünlere gelindi.

28 Şubatçıların üzerine yüklendi…

Ergenekoncu ve Balyozcu denilip askeriyenin üzerine yüklendi…

Açılım suçu, sanki tek başına yürütülmüş gibi, PKK’ya yüklendi…

Sonra suç yüklemek için sanal “paralelci” düşmanı yaratıldı…

Eeee, “paralelci düşmanı” da artık kabak tadı vermeye başladı, yeni bir “günah keçisi” bulunması lazımdı.

Sanki buldular da…

“Biz yapmadık, o yaptı” deyip işin içinden çıkacaklar.

Ne diyelim, Ahmet Davutoğlu’na kolay gelsin!

“Atanmış başbakan” dönemi, ülkemize hayırlı olsun!

 

 

“Eğitimsiz ve işsiz genç” sayısında şampiyonuz

                                    

Önceki gün, gençlerin bayramı idi.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı…

Genellikle “milli egemenlik” üzerine konuşmalar yapıldı, yazılar yazıldı.

Egemenlik kaygıları dile getirildi.

Kimse de çıkıp gençlerin sıkıntılarını ortaya koymadı.

Eğitimleri nedir, iş durumları nedir, demedi.

İyi eğitilebiliyorlar mı, iş bulabiliyorlar mı?

Diğer ülkelerin, gençlerin sorunlarıyla ilgili durumları nasıl?

                                         

Bu konuda devletimizi yönetenlerden ses çıkmadı…

Ancak tam da gençlik bayramı günü, uluslararası bir örgüt, gençlerimizin durumunu ortaya koyan bir raporu açıklayıverdi.

Kısa adı OECD olan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü, bize dedi ki, “Siz eğitimsiz ve işsiz genç sayısında şampiyonsunuz…”

Evet, şampiyonuz, ama baştan değil sondan!

Biliyorsunuz, 1961 yılında kurulan bu örgüte, bizimle birlikte 34 ülke üye.

Bu 34 ülkenin 15-29 yaş arasındaki gençleri, eğitimsizlik ve işsizlik yönünden değerlendirilmiş, sonunda Türkiye’nin şampiyon olduğu görülmüş.

Rapora göre, ülkemizdeki her 100 gençten 28. 4’ü işsiz ve eğitimsiz.

Bizden sonra yüzde 26.7 ile Yunanistan geliyor.

Bu oranın en düşük olduğu ülke ise yüzde 6.5 ile Lüksemburg.

Norveç’te bu oran 7.1, Hollanda’da 7.2, Danimarka ve İzlanda’da 7.3,

İsviçre’de 7.5, İsveç’te 7.8, Almanya’da ise 8.7.

Peki, OECD ülkelerinin ortalaması ne?

Yüzde 14…

Anlayacağınız, bizdeki eğitimsiz ve işsiz genç oranı, OECD ortalamasının tam 2 katı.

Çalışacak yaşa geldiği halde iş aramayan gençleri de kattığımızda, bu oran 30.9’a yükseliyor.

                                              

Sevgili okurlarım, bilirsiniz biz gençlerimize hep “geleceğimiz” gözüyle bakarız.

İşte “geleceğimiz”!

Bilmenizi istedim.

 

 

1 milyar 370 milyon dolarlık ithal kol saati

                          

Zengin bir ülkeyiz ya…

Allaha şükür çok çalışıyoruz, çok üretiyoruz, parayı koyacak yer bulamıyoruz ya…

Ülkemiz, son dört yılda toplam 1 milyar 370 milyon dolarlık kol saati ithal etmiş.

Nereden mi?

İsviçre ve Çin’den…

İsviçre’den gelenler orijinal, Çin’den gelenler taklit.

Olsun, biz hava atmayı severiz.

Biz saati zamanı öğrenmek için değil, caka satmak için takarız.

Gerçi son yıllarda, “saat”le değil “cep telefonuyla” hava atar olduk, ama demek ki hâlâ eski alışkanlıklarını devam ettirenler var.

Cep telefonu deyince, onun da ithal rakamlarını vereyim…

Son 10 yılda toplam 15 milyar dolarlık cep telefonu ithal ettik.

Biz çok zenginiz çoook!

 

Bu yazı toplam 2071 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İzmitli
20 Mayıs 2016 Cuma 22:23
22:23
Beyin hücreleri yanmış..Düşünemiyorlar artık..
Bu yol,köprü vb.yapılanlar..İnsanlarımız verdiği yüksek vergi oranları ve fazlalığı sayasinde olmaktadır.Sanki RTE'kendi cebinden yapmış gibi anlatıryorsunuz ya!..İnsanlar modern köle yapılmışlar,insani çalışma sistemi yok,Özel hastane furyası jet hızıyla devam ediyor yani baytarhaneler insan para sermaye olarak görülen sözde hastaneler.İş güvenliği sadece kağıt üzerinde var!Mezarda emeklilik var!Devletin bütün fabrikaları ve kurumları iyileştirme yapılacağına peşkeş çekilerek satıldı...
Terör bitmişti teröristlere kim taviz verdi,açılım saçılım süreci diye!AKP'li belediyeler,Bakanlıklar,Devlet kurumları sürekli açık veriyorlar batık durumdalar!Devlet ve Belediyeleri babalarının malı gibi kulllanıyorlar!En ufak yönetici atadıkları yaratığım altında bile devletin kiralık aracı var,ceplerindeki lüks telefonlar bile devlet malı.Seçimlerde belediyelerin ve devlet imkanlarını(otobüs,araba,helikopter,kolluk kuvvetleri,medya vb.)'sürekli kullanıyorlar.

Vatandaş ölürken kredi borcuyla ölüyor.Bu AKP'lilerin çocukları doğar doğmaz Holding ve şirket patronu olarak doğuyorlar!..veya bir yerlerde yönetici olarak getiriliyorlar..Kaymak hep AKP ve yandaşlarına..Vatandaşa hep acı reçete...Hayat AKP ve yalakalarına güzel...DAVUTOĞLU'nu ihaleci-indir bindirci kadro ve RTE'e istemedi demek dürüst,temiz insanlara AKP'de yer yok!..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim