• BIST 82.252
  • Altın 148,354
  • Dolar 3,8176
  • Euro 4,0790
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Seçim anıları…

Abdullah Karagöz

Yıl 1964, aylardan ekim…
1965 seçimlerinin “nabız” yoklaması için düşmüşüz yollara.
Kısmetimize “Doğu” illeri Erzincan, Erzurum, Kars, Ağrı, Bitlis, Diyarbakır yazılmış.
60 yıldır ülkede yapılan seçimlere tanıklığımız var.
Ama, 1965 seçimleri gibi heyecanlı, renkli ve hareketli bir seçimi hatırlamıyorum.
Rahmetli Kasım Gülek’in elinde asa omuzda heybe Anadolu’da dolaşmamızı unutamam.
Seçim heyecanımı ilk kez 1950’de Kartal rıhtımında Celal Bayar, Adnan Menderes ve Dr.Mükerrem Sarol’un tahta iskemle üzerine çıkarak yaptıkları konuşmaları dinlerken yaşadım.
Politikacıların seçmenle nasıl alay ettiklerine 15 yaşımda 1954 seçimlerinde şahit oldum.
O yıllarda Gelincik (Hanımeli) Yenice sigaraları “kutu” içinde satılırdı.
Şa’ şalı mitingden sonra önümden geçen otomobilin camından atılan bir Gelincik sigara kutusu dikkatimi çekti. Yerden aldığım Gelincik kutusunun arkasında doktor reçetesi gibi yazılarla yazılmış notu zor okuyabildim. Notta, biraz önce mitingde bir vatandaşın isteğini yazıyordu.
O tarihlerde şimdiki gibi vekillerin özel sekreterleri yoktu. Diz üstü bilgisayarlar yoktu. Politikacılar seçmenin şikayetini, isteğini cebindeki sigara kutularının arkasına yazar, sonra da miting alanından ayrılırken içinde sigara biten kutusunu sokağa atarlardı.
Bulduğum kutuyu atan politikacının adı Dr. Mükerrem Sarol’du..
1965 seçim yoklamaları renkli, hareketli ve bizler için oldukça “bereketli” idi.
İşçi Partisi adına Çetin Altan, Türk-İş Genel Başkanı Nuri Beşer Doğu Anadolu ve Güney illerinde “marabalarla” bağdaş kurup yer sofralarında yemek yiyor, seçim konuşmalarını yapıyor, onların gittiği yerlerden gümbür gümbür haberler, sesler geliyordu.
Tren, Kurtalan’a yaklaşırken baktığımızda dağlar sanki yer yer yanmış, kapkara
kompartımanın kapısının önünde saatlerdir bizi gözleyen paltosunun yakası yamalı, bıyıkları ak sakalına karışmış bizden “kazata” var mı diyerek gazete isteyen, okur yazar olmadığı belli, verdiğimiz bir iki gazetenin isimlerine bakıp:
“Akşam, Cumuriyat” yoh mi? diye soran Diyarbakırlı’ya kapkara dağların nasıl yandığını sorunca
-Oralarda gaz yaa çıktı. Ama “gavular” kıravatası (grevitesi) iyi deel diye kapattılar, cevabını alınca “petrol” ve madenlerimizin ülkemizin hala 1933 de Amerikalı Mark Paul efendinin taslağı ile yönetildiğini, kendi memleketimizde petrolü istediğimiz bölgelerde arayamayacağımızı öğrendik!
Bitlis’e oradan Tatvan’a geçtiğimizde (daha sonra) Dış İşleri Bakanlığı yapan Kamuran İnan’ın sahibi olduğu uçsuz bucaksız topraklarda seçim kütüğüne yazılmak üzere “traktörle” seçmen kovalandığını gördük. Traktörle yakalanan “seçmen” getiriliyor, sağ elinin baş parmağı ıstampaya sonra da isminin karşısına “imza” yerine bastırılıyordu!
1965 seçimlerinin Doğu illerindeki “seçmen” i seçimlere böyle hazır ediliyordu.
Şimdi ise seçmenler evlerinin önüne bırakılan kömür ve erzak torbaları ile tespit ediliyor!
Ağrı da anlattılar, köyün birine “hoca” gelecek demişler. Köylü ot yastıklardan güzel bir oda döşemiş.
Bekleyen köylüler bakmışlar bir eşeğin üzerinde daha bıyıkları terlememiş biri geliyor.
-Hani , demişler . Hoca gelecekti?
-Bu okula gelen hoca (!)
Denince köylüler “-Biz cami hocası gelecek diye yer hazırladık. Okul hocası caminin tabutluğunda yatsın!” demişler ve gelen hoca “öğretmen” olduğu için geldiği gibi geri dönmek zorunda bırakılmış.
Erzurum’dan Kars’a yol alıyoruz. Güneş kavurucu sıcağını Sarıkamış’a kadar esirgemiyor. Yol üstünde harman döven köylüler. Aman Allah’ım birden hava karardı, fındık iriliğinde dolu yağmaya başladı.
Susuz’a geldik yağmur, Namık Kemal’in Kars’ın girişindeki evinin öne geldiğimizde yerler bembeyaz kar. Anlayacağınız 1 saat içinde dört mevsimi birlikte yaşadık.
Iğdır bir hafta önce yaşadığı depremin yaralarını sarmaya çalışıyor. Iğdır’da Kaymakam daha sonra İstanbul Valisi ve Milletvekili olan Namık Kemal Şentürk. Belediye Başkanı Acem Baytar, Selahattin Duman. O kadar sıkıntıları içinde bizi misafir etmeye çalışıyor, çadırlarda yaşayan Iğdırlı insanların dertlerini anlatıyor bir bakıma seslerini Ankara’nın duymasını istiyorlardı.
Türkiye 1965 seçimleri öncesinde dertliydi. Ama liderler, politikacılar şimdikiler gibi “kabadayı” değil, belden aşağı konuşmaz, çılgın projelerle seçmenin kafasını karıştırmazdı !
Gelincik sigarası kutusunun arkasına not alır sonra o not yazılı sigara kutusunu sokağa atardı ama, gazetecilere “ Namert” demezdi.
Hani Köroğlu’nun “ Delikli demir çıktı, Mertlik bozuldu” dediği gibi şimdi, seçimlerde, seçilmek isteyenler de seçimlerde oy kullanacaklar da, seçim anketleri, yoklamaları da “teknoloji” sayesinde bozuldu
Artık adayların yatak odaları bile “Kaset” denen Amerikan buluşları ile gözlenip deşifre edilerek siyasi hayata “şantaj” olarak girdi.
Ülke 2011 seçimlerine hala 1965 seçimlerinin sıkıntılarını taşıyarak ve iktidar ve parti liderleri kafalarını kaşıyarak gidiyor.
Ağrı’daki otobüs terminali aradan bunca yıl geçmesine rağmen hala ilkel.
Kurtalan sırtlarında “Amerikan” şirketinin gravite’si düşük diye ağzı beton dökülerek kapatılan “petrol” sondaj kuyuları malum maden kanunu yüzünden aynen duruyor.
Doğu da hala ağalık, şeyhlik, şıhlık hüküm sürüyor ve öğretmen yerine cami hocası tercih ediliyor.
Ve Türkiye 1965 seçimlerinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen daha yoksullaşmış, fakiri fukarası, işsizi çoğalmış, cezaevleri yıllardır hüküm giymemiş Ergenekon sanığı “tutuklu” generalleri ve fikir işçileri ile dolu sırtında, Kürt sorunu ile seçime gidiyor.
Hayırlı seçimler…

Bu yazı toplam 1492 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim