• BIST 97.984
  • Altın 145,792
  • Dolar 3,5776
  • Euro 4,0020
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 21 °C

Seçim öncesi son analizler (1)

M.Tanzer Ünal

AKP’deki panik neyin göstergesi?

***

Sevgili okurlarım, seçim finaline şunun şurasında üç gün kaldı.

Üç gün boyunca sizlere seçimle ilgili son görüntüleri aktarmaya çalışacağım.

Önce temel tespitlerimi sizlerle paylaşayım:

*AKP’nin oylarında bundan önceki seçimlere göre düşme var.

*CHP ve MHP’nin oyları artıyor.

*HDP barajı geçiyor.

Eğer son üç gün içinde “çok önemli” bir olay olmazsa, seçimle ilgili büyük fotoğraf böyle!

Bu tespitlerim Türkiye geneli için.

***

Bu seçimleri AKP yönünden değerlendirirsek…

2002, 2007, 2011 yıllarında yapılan milletvekili genel seçimlerini unutun!

Bu seçimlerde, daha önceki 3 seçimin havası zerre kadar yok.

İlk seçimleri hatırlıyorum…

AKP, “dava” diye yola çıkmış, değişik görüşteki insanları “dava için” bünyesinde toplamıştı.

Aradan yıllar geçtikçe, AKP saflarına katılanların bir kısmı gördü ki, ortada “dava” değil “paylaşım” var.

Hem de ne paylaşım!

Memleket, “korsan gemisi” ne döndü.

Herkes, “ganimetten daha fazla pay alabilmek için” birbirinin boğazına sarılır hale geldi.

Parti içinde bu “paylaşım kavgası”, kim ne derse desin, hâlâ devam ediyor.

Çok az bir kesim malı götürüyor, geri kalanlara zırnık koklatılmıyor.

Bu nedenle kuruluşunda partiye samimiyetle destek verenler, ya partiden koptu, ya da partiye soğuk duruyor.

AKP’de yaşanan kırılmanın bir nedeni bu!

Başka nedenler de var.

Seçimden seçime oy verenlerin bir kısmı, 17-25 Aralık hırsızlık ve yolsuzluk olaylarının vahametini yeni yeni anlamaya başladı ve AKP’den soğudu.

Bazı “dini gruplar”, salt bu nedenle AKP ile ilişkisini kesti.

Saadet Partisi’nin tabanı ve Büyük Birlik Partisi seçmeni, gördüğüm kadarıyla, bundan önceki seçimlerde olduğu gibi son anda oyunu AKP’ye vermeye kalkmayacak.

Tabii, yürüttüğü “açılım projesi” de AKP’ye zarar verdi, döndü proje ortağı HDP’yi suçlamaya başladı, ama nafile!

Halk, samimiyetsizliği gördü.

Eee, bir de işin “ekonomi boyutu” var.

Esnaf, çiftçi, işçi, memur, işadamı; yıllardır uygulanan “borç ekonomisi” nin çıkar yol olmadığını gördü.

Şimdi devlet de borçlu, şirketler de borçlu, memur da, işçi de, çiftçi de borçlu.

Hem de boğazına kadar.

Gelecekle ilgili hiçbir “ümit ışığı” da görünmüyor.

Millet, çalışmaktan ve üretmekten uzaklaştırıldı, borçla yaşamak bir “tarz” haline getirildi.

***

Her şeyin bir nedeni vardır.

Hiçbir şey sebepsiz değildir.

Bugün AKP’de bir düşüş yaşanıyorsa, bunda yukarıda sıralamaya çalıştığım veya bu yazıya sığdıramadığım nedenler vardır.

Peki, bu düşüşün bu kırılmanın boyutu ne?

Bunu ölçmek, sağlıklı bir rakam vermek çok zor!

Eski bulunduğu noktadan aşağı inecek inmesine de, yüzde 3 mü, yüzde 5 mi, yüzde 7’mi kestirmek güç.

Millette, “sessiz bir tepki” seziyorum.

Renk vermiyorlar, ama sanki sandık başına gittiklerinde “gereğini” yapacaklar.

 

Halleri ve tavırları, AKP’yi ele veriyor

AKP’deki “kan kaybı” başka nasıl anlaşılır biliyor musunuz?

Yıllardır AKP’nin yandaşlığını, yalakalığını, soytarılığını yapan kişilerin tutum ve davranışlarını iyi inceleyin!

Yavaş yavaş kıvırmaya başladılar.

Daha önce söz söyletmedikleri, toz kondurmadıkları iktidarı artık eleştirir oldular.

“AKP’den demir alma zamanı” nın geldiğini anladılar.

Diğer taraftan…

AKP yöneticileri, oy düşüşünü durdurabilmek için yine dini motiflere sarıldı.

Din, iman, kitap, Kuran, kıble, başörtüsü, imam hatip…

Sonra…

Bu öfke, bu hiddet, bu “üç beş koldan saldırmak” neden?

Neden Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasayı çiğnediğini bile bile, kendini miting meydanlarına vurdu?

Biliyor ki, AKP iktidardan düşerse, kendisi de o sarayda oturamaz!

Şimdi herkese, her kesime bağırıyor, çağırıyor, tehdit savuruyor…

En büyük hiddeti de “eski proje ortağı” HDP’ye!

Neden?

Çünkü elinde HDP’nin barajı geçtiğine dair anket bilgileri var.

AKP’deki telaş bundan!

AKP’deki panik bundan!

 

AKP, nereden nereye…

AKP, 2011 seçimlerinden bu yana “kan kaybı” yaşıyor.

AKP, 2011 seçimlerinde 21 milyon 399 bin 082 oy almıştı.

Yani geçerli oyların yüzde 49. 83’ünü…

Aradan dört yıl geçti, 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde (büyükşehir olan yerlerde ilçe meclislerine, diğer yerlerde il genel meclisine verilen oylara bakıldığında) AKP’nin oyu 19 milyon 469 bin 840’a, yani geçerli oyların yüzde 43. 40’ına düştü.

Dört yılda yüzde 49. 83’ten yüzde 43. 40’a…

Bu seçimlerde ne olur, bekleyip pazar günü göreceğiz.

Türkiye geneli böyle de, Kocaeli’deki oy düşüşü ne kadar?

AKP, 2011’de Kocaeli’de 502 bin 675 oy almıştı.

Geçerli oyların yüzde 52. 67’sini…

Dört yıl sonra seçmen sayısı arttı, aldığı oy miktarı da arttı, 518 bin 423 oy aldı.

Ancak oy oranı yüzde 50. 6’ya düştü.

Dört yılda yüzde 2’lik oy kaybı yaşandı.

Gördüğünüz gibi, AKP, Kocaeli’de Türkiye ortalamasının üstünde oy alıyor.

Bakalım, bu seçimlerde iktidar Türkiye’de yüzde kaç, Kocaeli’de yüzde kaç oy kaybı yaşayacak?

Yarın CHP’yi yazacağım.

Bu yazı toplam 1886 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
PAŞALI
03 Haziran 2015 Çarşamba 22:03
22:03
DAR GELİRLİ PERİŞAN 950 TL MAAŞ 500 KİRA BORÇ BATAĞINDA EMEKLİ ÖYLE DUL YETİM GAZİ PERİŞAN 13 SENEDİR HATIRLAMADILAR ŞİMDİ KOLTUK İSTİYORLAR OLUR BAŞKA ARZULARI VARMI
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim