• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 5 °C

Seçim sonuçları ve AKP’nin velinimeti…

M.Tanzer Ünal

“Velinimet”, biliyorsunuz Arapçadan dilimize girmiş bir kelime.

Anlamı, “iyilik eden kimse”…

Seçim bitti, ama hâlâ seçimin çarpıcı sonuçları tartışılıyor.

7 Haziran seçimlerinde yüzde 40 oy alan AKP, beş ay sonra yüzde 49 oy oranına nasıl ulaştı?

Tartışmaya katılan hemen hemen herkesin buluştuğu ortak bir nokta var.

Bu seçimi AKP’ye MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli altın tepsi içinde armağan etti…

Herkesin dilindeki bu!

Yani Devlet Bahçeli, AKP’nin velinimeti…

Hem de “AKP’nin velinimetleri” ni alt alta yazarsak, Bahçeli en başta.

 

***

 

Bir başka yorum…

Dün kentimizin etkin ve yetkin kişileri arasında bulunan bir isme, bir dostuma çay içmeye uğradım.

Konu, döndü dolaştı seçime geldi.

Yorumu ilginçti:

“7 Haziran’da muhalefet partilerine Milli Piyango’dan büyük ikramiye çıktı. Başta Devlet Bahçeli olmak üzere muhalefet partilerinin başında bulunanlar, bu ikramiyenin değerini anlayamadılar. Ve ellerindeki piyango biletini yırtıp attılar. Olay bundan ibarettir.”

Az ve öz…

Bundan daha güzel bir değerlendirme olabilir mi?

Bir an, muhalefet partilerinin, yani CHP, MHP ve HDP’nin oluşturduğu yüzde 60 bloğun bir araya gelip meclis başkanı seçtiklerini ve hükümeti kurduklarını düşünün…

Bugün Türkiye nasıl bir siyasi tablo içinde olurdu?

Allah var, CHP uzlaşmaz bir tutum içinde değildi.

Seçim sonuçlarının, ellerine geçen “büyük bir fırsat” olduğunun bilincindeydi.

HDP’nin de halledilmeyecek bir olumsuzluğu yoktu.

Ama MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin her şeye hayır demesi, AKP’nin ekmeğine bal-kaymak sürdü.

İşte bu nedenle, “Devlet Bahçeli AKP’nin en büyük velinimetidir” değerlendirmesi, herkes tarafından tasvip görüyor.

 

Millet önce kredi açtı, kullanılmayınca geri çekti

Seçimin sıcaklığı kaybolunca neler olup neler bittiğini daha net görebiliyorsunuz.

7 Haziran seçimleri öncesi AKP’nin ivmesi düşmeye başlamıştı.

Millet seçimlerde CHP, MHP ve HDP’ye “alternatif olma şansı” verdi.

Fakat seçimlerden sonra baktı gördü ki, bu partilerin performansları felaket!

Bir araya gelmiyorlar, konuşmuyorlar…

Birinin söylediğini, diğeri yanlış anlıyor…

Birinin ak dediğine, diğeri kara diyor…

Halbuki üç parti için de “hükümet olabilmek” bir şanstı.

Bu şansı kullanamadılar.

Treni kaçırdılar…

Yazımın ilk bölümünde de söylediğim gibi, “kaçan tren”den birinci derecede Devlet Bahçeli sorumlu.

Trenin kaçmasından sonra ortaya çıkan tablo, treni kaçıran partiler yönünden büyük bir yıkım.

Şu rakamlara bakar mısınız?

*AKP, 81 ilin 63’ünde birinci parti.

*CHP’nin sadece 6 ilde birinciliği var.

*HDP, 12 ilde birinci olmuş.

*MHP’nin ise birinci olabildiği bir il yok.

Partileri, “milletvekili çıkaramama” yönünden değerlendirirsek…

*AKP, sadece 3 ilde milletvekili çıkaramamış.

*CHP’nin 35 ilde hiç milletvekili yok.

*MHP ve HDP’nin ise 57’şer ilde milletvekili bulunmuyor.

Seçmenin verdiği mesajı anlamamanın, oturup konuşmamanın, her şeye hayır demenin, huysuzluğun ve uyumsuzluğun faturası küçük partiler için bu kadar ağır.

Özellikle MHP için!

57 ilde milletvekili çıkaramadıysan…

Birinci geldiğin hiçbir il yoksa…

Ve bütün bunlara rağmen oturduğun koltuktan kalkmıyorsan…

Daha bu seçmenden alacağın pek çok ders var demektir.

Parti binasının girişine, “Partimiz iktidara değil, sadece muhalefete taliptir” diye yaz, otur.

Şimdiye kadar büyük bir başarıyla (!) “Bay yüzde 12” olmayı sürdürdün, ama sanırım bundan sonraki seçimlerde bunu da bulamazsın!

 

***

 

Özetle…

Seçmen, 7 Haziran seçimlerinde CHP, MHP ve HDP’ye “hükümet olma kredisi” açmıştı.

Seçimlerden sonra gördü ki, bu üç partinin bu krediyi kullanma becerisi yok!

Derhal geri çekti.

Olup biten bu!

 

Nerede kalmıştık…

AKP sözcüleri, 1 Kasım seçiminden sonra, “Türkiye istikrara oy verdi” demişti ya…

“İstikrarlı ülkemizde” son iki günde olup bitenlere bir bakar mısınız?

Adeta “Nerede kalmıştık” misali…

*Hakkari’de PKK ile çıkan çatışmada 2 asker şehit oldu.

*Askere kumpas kurduğu iddiasıyla 44 kişi gözaltına alındı.

*NOKTA Dergisi’nin genel yayın müdürü ve yazı işleri müdürü tutuklandı.

*Kayyum, Bugün ve Millet gazetelerinde çalışan 58 gazetecinin işine son verdi.

*İktidara yakın gazetecilerden Cem Küçük, Zaman ve Samanyolu televizyonuna el konulacağını söyledi.

*AKP Milletvekili Aydın Ünal, “Savcılar çekinmesin, muhalif medyadan hesap sorsun” diye gazetelere demeç verdi.

*Kamuda işten atmayı kolaylaştırmak için “memura iş güvencesi” kaldırılacak.

*Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde yine “sokağa çıkma yasağı” ilan edildi.

*Enflasyon 6 ayın zirvesinde.

*Döviz yine yükselmeye başladı.

*Ve tam yazıyı bitirirken gelen acı haber… Diyarbakır’ın Silvan İlçesi’nde bir polis, Dicle İlçesi’nde ise bir asker şehit oldu.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum…

AKP’lilerin “istikrar” dediği buysa, “istikrarsızlığı” düşünmek bile istemiyorum.

“AKP’nin istikrarı”, vatana ve millete hayırlı olsun!  

Başka ne söylenebilir ki?

Bu yazı toplam 1307 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim