• BIST 104.452
  • Altın 145,974
  • Dolar 3,5123
  • Euro 4,1810
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 30 °C

Seçimden önce seçimden sonra

Mustafa Küpçü

Bu yazı, bugün yayınlanmak üzere, 5 Haziran Cuma günü yazılıyor.

Amacım, seçim sonuçları üzerine kehanette bulunmak değil.

Olasılıklara göre, seçim sonrası Türkiye’de yaşanabilecekler üzerine bir düşünce fırtınası yapmaktır amacım.

Ama önce, seçim öncesi Türkiye analizi ile başlamalıyım;

AKP’nin 13 yıllık tek başına iktidarı döneminde, ekonomik yapıda büyük tahribatlar yaşadık.

AKP, “Bilimsel-teknik gelişme” ve Üretim Ekonomisi” yerine, eğitim ve kültürel alanda büyük tahribatlar yarattı. Eğitim düzeni yaz-boz tahtasına dönüştü. “Nitelikli insan” yetiştiremez olduk. Kültürel yaşam güdükleşti. Ekonomiyi; “kamusal kaynakları elden çıkarmak, sürekli borçlanmak ve RANT Ekonomisi” üzerine kurdu.

İstanbul başta olmak üzere kentler, imar talanları ile içinden zor çıkılır sorunlarla yüklendi. TOKİ, bu “talan ve kaosun” baş rolünü oynadı.

Tarım ve hayvancılık çökertildi. Meyveden sebzeye, buğdaydan samana kadar “ithalat” üzerine bir yanlış siyaset tercih edildi.

Köylü, emekli, memur ve işçi “sürekli fakirleşme” sürecine sokuldu.

Vatandaş, borç batağına battı. “İŞSİZLİK” kangren bir yaraya dönüştü.

Dış siyasette, ABD ve İSRAİL başta olmak üzere, güçlü devletlerin çıkarlarına hizmet edildi. Komşularımızla “düşman” olduk.

AKP iktidarı, iktidarı paylaştığı Cemaatle birlikte, “YARGI’da BİAT” gibi hukuk dışı bir kara düzen kurdu.

Ordu, “sahte ve düzemece belgeler ve yalancı tanıklarla” çökertildi. Polis teşkilatı AKP militanlarınca işgal edildi.

Bütün bu olumsuzlukları örtmek için de AKP iktidarı, vatandaşı “Allah’la aldatmanın” yolunu seçti! Eğitimsiz ve küçük yaştan itibaren “Dinin öğretiyoruz” diye Cumhuriyet, laik devlet ve Atatürk düşmanları üretildi.

Seçim sürecinde Devlet’in tüm olanakları pervasızca AKP için kullanıldı; resmi araçlarla yardım paketleri dağıtıldı.

Ve; “tarafsızlık üzerine yemin eden Cumhurbaşkanı” tüm olanakları kullanarak açıkça AKP için propaganda yaptı.

Seçimde “hile” yapıldı mı? Ne ölçüde yapıldı? Bunu bilemiyoruz.

Ama, bütün bu koşullara rağmen AKP yüzde 40’ın altına inmişse, AKP yenilmiş ve “mahkum olmuş” demektir! Yani, Erdoğan’ın “TEK ADAM YÖNETİMİ” düşleri sona ermiş demektir! Bu koşularda AKP’de çöküş süreci de başlamış olacaktır.

AKP tek başına iktidar olma olanağını yitirirse, kuşku yok ki bir “erken seçim” olasılığı ağır basacaktır.

CHP ve MHP’nin oylarını belirgin şekilde artırması ve bir koalisyon kurabilir durumda olmaları ve HDP’nin barajı aşarak Meclis içinde “meşru muhalefet” görevi üstlenmesi, Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Bu yeni dönemde ilk iş, ekonomiyi yeni baştan inşa etmek, “üretim ekonomisi” ile ülkenin önünü açmak, demokrasiyi tüm nitelikleriyle hayata geçirmek olmalıdır.

 YARGI BAĞIMSIZLIĞI ile Hukuk Devleti’ni taçlandırmak da öncelikli ödev olmalıdır.

Nihayet, bu ülkede yaşayan her vatandaşın, etnik köken ve dini inancına bakılmaksızın “eşit yurttaş” kimliğine kavuşması da “kardeş kavgasına son” ve “barış içinde birlikte yaşamak” idealine de sağlam bir yol açacaktır.

İkinci seçenek, Türkiye üzerinde ince hesapları olan “Emperyalist planları” da bozacaktır.

İşte, bu nedenlerle ikinci seçeneğin ülkemizde gerçekleşmesini umuyor ve diliyorum.

Bu yazı toplam 725 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim