• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 24 °C

Sefa Sirmen, nasıl karşılandı?

M.Tanzer Ünal

Önceki gün akşam, arızalı ayağımla ağır aksak Sabri Yalım Parkı’na doğru yürüdüm.

Yanımda Yazı İşleri Müdürümüz Mesut Akbulut var.

Havayı yoklamak istiyoruz, Sefa Sirmen’in cezaevinden çıktıktan sonra karşılaşacağı havayı…

Nasıl bir organizasyon yapılmış?

Kalabalık nasıl, sayılabilecek kadar az mı, yoksa yollar kapatılacak kadar çok mu?

Gelenlerin profili ne?

Önce gittik, parkın il binasına bakan kısmında durduk.

Baktım, hep tanıdık yüzler, selamlaştık, tokalaştık.

Sefa Sirmen önce il binasına gelecekmiş, yukarı çıkıp çay içecekmiş, sonra inip hemen karşıdaki ilçe binasına geçecekmiş.

Esas karşılama töreni orada!

Konuşma…

Lokma dağıtımı…

Her ne yapılacaksa…

Bana göre, doğru bir organizasyon değil.

Klasik CHP yaklaşımı…

Bana da gelsin, sana da gelsin.

Ne bileyin ne yarışı!

İl binası önünde bir grup, ilçe binası önünde bir başka grup.

Şunu tek bir yerde yapsanıza!

Derken davul zurna çalmaya, yan sokaktan konvoyun korna sesleri duyulmaya başladı.

Belli ki, Sefa Sirmen cezaevinden çıktıktan sonra şehir içinde tur attı, öyle geliyor.

Önde “SS” plakalı bir Mercedes, direksiyonda Sefa Sirmen.

Sevinci, yüzünün gülümsemesi bizim bulunduğumuz yerden bile seçilebiliyor.

Sarılan, öpen, alkışlayan…

Yukarı çıktı, beş altı dakika sonra indi, il binası önünde bekleyenlerle birlikte ilçe binasına doğru yürümeye başladı.

Biz de yine ağır aksak, gazete binasına dönüşe geçtik.

Karşılayanların sayısı azdı çoktu, bir şey söylemek istemiyorum, kişiye göre değişir.

Ben az derim, siz çok dersiniz…

Ben esas başka bir gözlemimi paylaşmak istiyorum:

Karşılamaya gelenlerin profillerini…

*Şöyle etrafıma bir baktım, karşılamaya gelenlerin yaş ortalaması 50’nin üstündeydi.

*Yeni bir “CHP’li yüzü” göremedim, yüzde 99’u eski tipler, eski isimler…

*Yine dikkat ettim, partinin çakalları da safraları da karşılamadaydı.

Özetle…

Sefa Sirmen için düzenlenen karşılama bir etkinlikse, CHP’de değişen bir şey yok!

CHP, doğru organizasyonlar yapamadıkça…

CHP, kendini yenileyemedikçe…

CHP, çoğalamadıkça…

Çakallar CHP’de itibar görmeye devam ettikçe…

Bu parti, arzuladığı hedefe ulaşamaz.

Bu parti, Türkiye’nin umudu olamaz!


 

“Varlık Fonu” mu, “Yokluk Fonu” mu?

Bu ülkenin…

*Cari açığı var mı? Var…

*Bütçe açığı var mı? Var…

*Tasarruf açığı var mı? Var…

*Borcu var mı? Var…

Varsa, “varlık” nerede?

Türkiye, varlıklı bir ülke değil ki!

***

Türkiye, borçla yaşayan bir ülke…

Türkiye, ithalat bağımlısı bir ülke…

Türkiye, iki yakasını bir araya getiremeyen bir ülke…

Türkiye, çalışmayan üretmeyen bir ülke…

Çalışmayan üretmeyen bir ülke nasıl “varlıklı” olacak?

***

O halde bu “Fon” neden kuruldu?

Varlığımız yoksa, adına neden “Varlık Fonu” dendi?

Ne yani, “Yokluk Fonu” mu diyeceklerdi?

Veya Erdal Sağlam’ın tabiriyle “Darlık Fonu” mu?

İkisi de denmezdi, ele güne rezil olurduk, ama kurulan “Fon” da şunu iyi bilelim, gerçek anlamda “varlık fonu” değil.

***

Peki, “Varlık Fonu”” nedir?

Petrol gibi doğal kaynak zengini ülkelerin, bugünkü zenginliklerini geleceğe, daha sonraki kuşaklara taşımak için kurdukları fondur.

Bütçe fazlaları var, cari fazlaları var, tasarruf fazlası var; para oluk gibi akıyor, ne yapacaklar, bu varlıkları en iyi şekilde değerlendirmek için “Varlık Fonu” kurmuşlar.

Norveç gibi bir ülkenin 890 milyar dolar “Varlık Fonu” var, düşünebiliyor musunuz?

Bu gelir nereden?

Petrolden…

Petrol bitince, ülkenin yaşam seviyesi düşmesin diye, bu parayı torunları için çoğaltarak saklıyorlar.

Biz ne yapıyoruz?

Ülkemizin elde kalan son kurumlarını bu “Fon”a aktarıyoruz, muhtemelen bu kurumları “teminat gösterip” dışarıdan borç alacağız.

Anlaşılan başka türlü borçlanmak artık mümkün değil!

Sata sata bitirdik, devletimizin milletimizin elinde kalan son güzide kuruluşlar da riskte!

Şirketleri rehin verip borç alacağız.

Görünen bu!

Fon’a devredilen şirketler bugüne kadar Hazine’ye aitti, bundan sonra Varlık Fonu Anonim Şirketi’ne ait.

Gelirleri bütçeye giriyordu, bundan böyle bütçemiz bunların gelirlerinden de mahrum olacak, bütçe açığı daha artacak.

Ben yine aynı yerdeyim…

Kurulan fon, aslında “Varlık Fonu” değil, “Yokluk Fonu”!    

Ayıp olmasın diye “Yokluk Fonu” diyemiyoruz, “Varlık Fonu” diyoruz.

Bunu böyle bilelim!


 

O önemli isim, Kocaeli’ne yabancı değil

Hani Türkiye Varlık Fonu kuruldu ya…

Ülkemizin bütün büyük şirketlerinin aktarıldığı fon…

Hani bu Fon’u yönetmek için beş isim görevlendirildi ya…

Mehmet Bostan, Yiğit Bulut, Kerem Alkin, Himmet Karadağ ve Oral Erdoğan…

İşte bu beş isimden biri, bize, daha doğrusu Kocaeli iş dünyasına çok yakın.

Bu isim, Prof.Dr. Oral Erdoğan.

Prof. Erdoğan, Kocaeli Sanayi Odası’nın yıllardır resmi danışmanı.

Oda Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’nun da arkadaşı.

Aklınızda bulunsun!

Bu yazı toplam 2814 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ahmet
13 Şubat 2017 Pazartesi 22:52
22:52
Sn Sirmen bu şehire hizmetler yaptı,Yuvacık barajı konusunda ikaleyi yapan bayındırlık bkanlığı olmasına rağmen ,pahalı ihale denilerek onun üzerine yıkldı,kendini savynamadı,şimdiki yap işletlerin yanında yuvacık barajı çok ucuz kaldı.artık sirmen yeni yüzlere fırsat vermeli,fahri,gönüllü diye bir müessese var .bakın fatma h.kaplan gibi pırıl pırıl insanlara fırsat verilmeli.daha başka ne insanlar ne gençler var onlara fırsat tanınmalı.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim