• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 15 °C

Selman Yıldırım, Hurşit Güneş’e gitmiş, demiş ki…

M.Tanzer Ünal

Hafta başında Hurşit Güneş’le yaptığımız sohbeti yazmaya devam ediyorum.
Hurşit Hoca, genel politikaya ağırlık veriyor, ama yerel politikada da “görüntü” vermeyi ihmal etmiyor.
Fırsat buldukça ilçeleri ziyaret ediyor, yerel basına “yazı konusu” oluyor.
Partisinin kentimizdeki işleriyle “derinden” ilgilenmek gibi bir niyeti yok.
“Bu işlere il başkanı bakıyor. Kendisi her konuda tam yetkili” deyip işin içinden çıkıyor.
Aslında “sorumluluktan kaçmak” için iyi bir yöntem.
********
Hurşit Güneş, AKP’li belediyelerin çalışmalarını nasıl buluyor?
Cevabı şöyle:
“Yaptıkları fazla bir şey yok. Bir şeyi çok iyi yapıyorlar. Yeşillendirilecek bir köşe buluyorlar, çim ekiyorlar, birkaç ağaç dikiyorlar, üzerine de koyun, keçi ve çoban maketi yerleştiriyorlar. Doğal yaşamı yok ettiler, artık koyun ve keçiyi çocuklarımız maketlerinden tanıyor. Hepsi bu kadar… Koyun, keçi, çoban üçlemesini çok seviyorlar.”
“Başka hiç hizmet üretmiyorlar mı?”
“Ben görmüyorum. Gören varsa söylesin! Belediyelerde menfaat şebekesi kurdular, kendi dümenlerine bakıyorlar. Elle tutulur bir tek proje göstersinler. İşte geçen gün ulaşım mastır planını açıkladılar. Var mı somut bir şey? Yok… İzmit geçiş noktasında olduğu için devletin yapmak zorunda olduğu yatırımları kendilerine mal etmişler. Bu konuda il başkanımız geniş açıklama yapacak.”
Tekrar CHP’ye döndük.
“CHP’nin seçim hazırlıkları nasıl gidiyor? Takvim nasıl, yöntem nasıl?”
“Arkadaşlarımız yerel seçimle ilgili ön çalışmalarını yürütüyorlar. Yöntem ve takvim henüz belli değil. Partimizin merkez karar ve yürütme kurulunun bu konuda karar almasını bekliyoruz. Ön seçim mi olacak, eğilim yoklaması mı? Eğilim yoklaması olacaksa, üyelerle mi, delegelerle mi, il ve ilçe yönetim kurulu üyeleriyle mi? Bunlar henüz belli değil. Adaylık düşünenler, takvim ve yöntem belli olmayınca, kararlarını açıklayamıyorlar…”
“Ön seçim konusu…”
“Bu konuda çelişki yaşanıyor. Arkadaşlarımız iki konuda ısrar ediyorlar. İllaki önseçim yapılsın, illaki adaylar erken açıklansın! İki isteğin de yerine getirilmesi mümkün değil. Ya biri, ya öbürü… Adayları erken açıklayacaksan önseçim yapamazsın. Çünkü önseçim, ancak seçimden 45 gün önce yapılabilir. Hâkim nezaretindeki önseçimden söz ediyorum. Yok, eğilim yoklaması yapacaksan, bunu her zaman yapabilirsin. Partililerin isteklerini netleştirmeleri lazım! İki istek birbiriyle çeliştiği için, ikisinin de yerine getirilmesi mümkün değil.”
“Büyükşehir adayını belirleme yöntemi belli mi?”
“Ben, büyükşehir belediye başkan adayının bizzat genel başkan tarafından belirleneceğini sanıyorum. Genel başkan, soracak, soruşturacak, anket yaptıracak, sonunda adayımız falanca diyecek…”
“İl yönetimine ve milletvekillerine sormayacak yani…”
“Soracağını sanmıyorum. Belki, o da belki haberiniz olsun kabilinden görüşümüzü alıyormuş gibi yapabilir. Genel merkez, bir süredir bizim dışımızda büyükşehir adaylarıyla ilgili çalışmalar yapıyor.”
“Kimlerim ismi geçiyor?”
“Kimlerin ismi geçiyor, inanın bilmiyorum. Genel merkez, kiminle seçim alınabilir, bunun arayışında. Ben, herkesçe bilinen belli başlı isimler üzerinde durulduğunu sanmıyorum.”
“Adaylık konusunda kapınızı çalan, yardım isteyen mutlaka vardır. En nihayet parti meclisi üyesisiniz. Son kararı siz vereceksiniz…”
“Elbette geliyorlar. Merkezden, diğer ilçelerden… Sohbet ediyoruz, görüşlerimi söylüyorum.”
“Kimler örneğin? İzmit İlçe Başkanı Selman Yıldırım da, aday olmak istiyorum, diye geldi mi?”
“İki ay önce kadar geldi…”
“Ne dedi?”
“İzmit Belediye Başkanlığı’na aday olmak istiyorum, lütfen önümü kesmeyin, dedi.”
“Siz ne cevap verdiniz?”
“Gerektiği gibi cevap verdim…”
“Tam ne dediniz? Nasıl bir ifade kullandınız?”
“Sizin önünüzü kesmem, ama önünüzü de açmam, dedim.”
“Aynı kapıya çıkmıyor mu bu ifade?”
“Ben mesajımı verdim, O da cevabını aldı…”
“Sizin desteklediğiniz bir isim var mı?”
“Yok. Adaylar ortaya çıksın bir bakalım. Yarışsınlar, uygun bir isim halka sunulur.”
*******
Hurşit Güneş’le yaptığım sohbetin özünü iki gündür sizlerle paylaşıyorum.
Umarım, yaklaşan yerel seçimlerle ilgili “bazı ipuçları” yakalamışsınızdır.
Ersan Ertoptamış’ın gönderiliş biçimi şık olmadı
********
Ersan Ertoptamış…
Önceki gün…
39 yıldır görev yaptığı Kocaeli Ticaret Odası’ndan kovuldu.
*Hırsızlık mı yaptı? Hayır…
*Görevini kötüye mi kullandı? Hayır…
*Yasaları mı çiğnedi? Hayır…
*Yönetmeliklere mi uymadı? Hayır…
Tamam da, kusuru ne?
Kusuru olmasa, durup dururken kovulur mu?
Kovulur…
Bizim memlekette kovulur.
Sordum soruşturdum, Ersan Ertoptamış’ın “kusuru” varmış.
Başkan İbrahim Keleş’in sözünü tutmuyor, emirlerini yerine getirmiyormuş.
Örneğin, İbrahim Keleş diyormuş ki, “Benim haberim olmadan kimseye yetki belgesi vermeyeceksin!”
Ersan Bey, “Bu emriniz yasa ve yönetmeliklere uygun değil” diyerek karşı çıkıyormuş.
Bunun gibi “kusurlar”…
Seçim döneminde yöneticilerin bitmez tükenmez istekleri…
Ersan Ertoptamış, 39 yıldır KOTO’da.
Son 18 yıldır da genel sekreter…
Bakmış, kanunsuz isteklerin ardı arkası kesilmiyor, pazartesi akşam yıllık izne ayrılmış.
Yönetim kurulu, bunu fırsat bilmiş, ertesi gün, yani salı sabah, Ersan Ertoptamış’ın çalışma sözleşmesini feshetmiş.
O gün toplantıda bulunan 10 yönetim kurulu üyesinin 4’ünün muhalefetine rağmen…
********
Ben, “Neden Ersan Ertoptamış’ın sözleşmesini sonlandırdınız?” demek istemiyorum.
Haddime değil…
Sadece, 39 yıl hizmet etmiş birinin Kocaeli Ticaret Odası’ndan böyle bir yöntemle gönderilmesini şık bulmuyorum.
İşadamlarının bir kurumu olan Oda, ömür boyu çalıştırdığı bir kişiye böyle davranmamalıydı.
Oda yönetimi, Ersan Ertoptamış’la çalışmaya devam etmek istememiş olabilir.
Başkan, kendisini çağırır, görüşünü ve bu konudaki kararını bildirir, çalışmaları için teşekkür eder, şerefine bir yemek düzenlenir, hediyesi verilir ve uğurlanır.
Başkan İbrahim Keleş’e “böyle davranmak” yakışırdı.
Ama Keleş, “kendisine yakıştığı gibi” davrandı.
İzindeyken 39 yıllık bir çalışanını işten kovdu.
İlkel bir davranış…
İlkel bir yöntem…
Onur kırıcı…
Bu kararı alanlar, kendilerine aynı şekilde davranılsaydı, ne yaparlardı acaba?

Bu yazı toplam 1121 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim